Hangisi cazip?

15 Mart 2011, Salı 05:00
AA

Beş yıl için hizmet vaat eden bazı Belediye Başkanları, halkla olan kontratı tek taraflı bozup sapır sapır istifa ediyorlar.

Niye?

Milletvekili olacaklar.

Siz de kandırıldığınızla kalacaksınız.

[[HAFTAYA]]

*** 

Tabii ki balık baştan kokar. Başbakan olmak için bizden oy isteyen Özal, sonra bizi yarı yolda bırakıp cumhurbaşkanı olmadı mı?

Demirel de aynı yolu seçmedi mi?

Onlar bile böyle yaparsa, Belediye Başkanları ne yapmaz?

***

Milletvekilliği herhalde çok cazip ki, binlerce başvuru var. Seçim masraflarını karşılamak için malını mülkünü satan nice insanlar biliriz.

Yâni kârlı bir işe para yatırmak gibi.

Partilere yüksek bağışta bulunan bazı aday adaylarını da unutmayın.

Bunlar her devirde var.

***

Bir dönem milletvekilliği yapsanız yeter. Artık ömür boyu Sayın Milletvekilim’siniz. Çoluğunuz çocuğunuzla birlikte teminat altındasınız. Ne güzel meslek, değil mi?

Amatör ruhla çalışıp hizmet aşkıyla yananları tenzih ederim. Sahiden milletin vekili gibi gece gündüz çalışanlar da var, yan gelip yatanlar da var.

Ama hangisi olursa olsun, Belediye Başkanlığı’nı yarıda kesip Ankara’ya gidenleri ayrı bir kefeye koyuyorum. Çünkü kendimi kandırılmış hissediyorum.

*** 

Bir dakika.

Tersini de gördük.

Milletvekilliğini bırakıp Belediye Başkanlığı’na soyunanlara ne dersiniz? Ben onları hiçbir sınıfa sokamadım. Hayretle seyrettim.

Ve bu yüzden...

Belediye Başkanlığı mı daha cazip, Milletvekilliği mi daha cazip, bir türlü anlayamadım.