Hani siyaset

24 Ekim 2013, Perşembe 05:00
AA

Kandil’e kulak verin.
Eş başkan Cemil Bayık
diyor ki:
- Ya derin
müzakereler başlar,
ya da Türkiye’de
iç savaş çıkar.
Niye bu şiddet?
Çünkü Çözüm Süreci’nin
sonuna gelinmiş. Yol bitmiş.
Öyle diyor.

* [[HAFTAYA]]

Cemil Bey kardeşim,
sürecin temposundan
memnun olmayabilirsin.
Ankara’yı bol bol eleştirme
hakkın var. Kürt Sorunu’nu
çözmek için yola
çıktığınızı biliyoruz. Ama siz
10 ay evvel ne demiştiniz?
- Silahlı mücadele
dönemi bitmiştir. Siyasi
müzakere zamanıdır.
Evet... Öcalan da
böyle söylemişti.
Peki, hani nerde?
Nerde siyaset?
Hemen havlu atmak
olur mu? Havluyu atar
atmaz da silaha sarılmak
olur mu?

*

Siyaset, bir maratondur.
- Sabır ister.
- Beceri ister.
- Teknik ve taktik ister.
İnce sanattır o.
Gece harâb ve bitâb
düşersin, sabah tekrar
canlanırsın. Müzakerelerde
üç gol yersin ama beş gol
atarsın. Sonra belki altı gol
daha yersin.
Yılmayacaksın.
Devam edeceksin.
Siyaset budur.
Silahı unut.

*

Görmüyor musun
muhterem? İktidara
gelmek için yarım asırdır
mücadele veren partiler var.
Ne yapacaklardı?
Siyasi mücadeleyi bırakıp
silaha mı sarılacaklardı?
Kaldı ki senin dâvan
asırlara dayanıyor.
Hakkını koparıp almak
kolay iş değil.

*

Çare siyasettir.
Hem sen söz verdin.
Arkadaşların da söz verdi:
- Silaha paydos.
Hani nerde? İç savaş
ne demek oluyor şimdi?
Cemil Bey.
Ölmek, öldürmek
en kolay yol kardeşim.
Onu unut.
Sen gel, Siyasi
Çözüm’e dön.
Siyaset yap, siyaset.
Zordur, yorucudur, şudur
budur ama insaniyet ve
medeniyet orada can bulur.