Kalan izler...

01 Kasım 2012, Perşembe 05:00
AA

Yavuz Seçkin, iyi taklit yapar ya... Rivayet o ki, Ankara Valisi’ni aramış, İçişleri Bakanı’nın sesini taklit ederek:
- Barikatları kaldırın demiş. 

*

Hiç de fena olmadı. Ahali, güle eğlene Anıtkabir’e kadar yürüdü. Acaba diyorum bu tür gösteri ve yürüyüşlerde polisi sokaktan çeksek mi? Böylece çatışma ihtimalini sıfıra indirsek. Biber gazına paydos desek. Ne var? Bir kere de bunu denesek. Nitekim gördünüz. Barikatlar kalktı, hiç de kimsenin burnu kanamadı. 

* [[HAFTAYA]]

Demek ki dünyanın sonu değil. Türbanlı eşler Çankaya Resepsiyonuna katıldılar da ne oldu? Cumhuriyet elden gitti mi? Paşaların Atatürkçülüğü zedelendi mi? Neremiz eksildi? Bilakis, gündüz vakti Ulus’ta geçirdiğimiz gergin dakikalar gece Çankaya’da telafi edildi. 

*

Ancak... Barikatları kimin kaldırttığı öğrenilemediği için muzip meslektaşlar bu işi Yavuz Seçkin’in üstüne yıktı: - Olsa olsa o kaldırtmıştır. Olabilir. Hatta İçişleri Bakanı’nın değil, belki Cumhurbaşkanı’nın sesini taklit ederek işi bitirmiştir. 


*

Şaka bir yana... Öbür meseleyi de çözdük, öğrendik. Oğuz Kaan Salıcı Bey, o lafı Askerlere değil meğer sivil zevat’a söylemiş. Ne demiş? - Sizin koruyamadığınız Cumhuriyete biz sahip çıkıyoruz. Sivil zevat?..

Yani Kaymakam, Defterdar, Vali Muavini, Tapu Müdürü falan. Oh, içimiz rahatladı. Askerler boşuna alınganlık göstermiş olmasalar bari.