Madem öyle

13 Temmuz 2018, Cuma 05:00
AA

Bekledim ki muhalefet, Külliye’yi boykot ettiği gibi, meclisi de boykot etsin.

Fakat hayır.

“Tek Adam Rejimi”ne talip olup bir Başkan adayı çıkardığı gibi,”işlevi bitmiş bir meclise de” Başkan adayı çıkardı.

Bu çelişkiyi anlamıyorum.

Mahkemelik olduğu bir referandum sonucundan geldik buralara... Mühürsüz seçim, eğer “yok hükmündeyse” onun getirdiği ürünler de “yok hükmündedir.”

Öyleyse mecliste ne arıyorlar?

Kaldı ki, taraftarlarını hüsrana uğratmış bir muhalefet bu... Seçmenlerini büyük beklentiye sürüklemiş bir muhalefet bu.

Her gün çıkıp:

“En az yüzde 60 alacağız” dersen, Maltepe Mitingi’ne de elbet 5 milyon kişi beklersin.

Şimdi bu hezimeti nasıl unutturacaksın?

- Mecliste Devlet Başkanı’na ayağa kalkmayarak.

Paşa gönlün bilir.

Ama sorarlar insana:

- O mecliste ne işin var?

Külliye’deki Tek Adam’ı tanımıyorsun ama meclisi tanıyorsun.

Nasıl olur?

- İkisi de aynı sandıktan çıktı.

- İkisi de aynı sistemin ürünü.

- İkisi de aynı referandumun uzantısı.

Demokrasilerde muhalefet, en önemli kurumdur. Üstelik bizim muhalefet, daima zeki ve cevval kadrolardan oluşur.

Lakin tutarsızlıktan bir türlü kurtulamaz.

Ne aksilik.

Not:

Zirvede NATO üyelerinden biri çıkıp da Trump’a sormadı mı şunu:

- 4 bin tır dolu silahı, Suriye’ye niye yığdınız? Hayır. Sormadı.

Avrupalı’da bunu soracak derman olsaydı, dünya zaten bu hale mi gelirdi?