Olacağına varır

29 Mart 2011, Salı 05:00
AA

Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgur’dan olmak diye buna derler işte...

Galatasaray yönetimi, evdeki bulgurdan da oldu.

İşte, kongrelerin ve seçimlerin, vardır böyle cilvesi. Bir cümle, bir küçük hareket, bir küçük hata, bütün aritmetiği değiştirir.

Her şey stadın açılış günü başlamadı ama bence o tüy dikti.

Kurt, kuzuyu yemeye zaten niyetliydi.

İş, bahaneye kalmıştı.

[[HAFTAYA]]

***

Siyaset de böyledir.

Sebep de bitmez, bahane de bitmez.

2002 Seçimlerinde, kimileri diyordu ki:

- CHP’ye ilk defa oy vereceğim. Sırf Kemal Derviş orada olduğu için.

Kimileri de tam tersine...

Diyordu ki:

- Ömürboyu CHP’ye oy verdim. İlk defa vermeyeceğim. Sırf Kemal Derviş orada olduğu için.

Aman yarabbi.

Oy vermenin kılıfı...

Oy vermemenin mazereti...

Bütün bunlardan kime ne?

- Baykal’a rağmen verdim. / Ya da sırf Baykal için verdim. Yahu kime ne?

İster ver, ister verme...  Şimdi ne kılıf bulacaksın, ya da hangi mazerete sığınacaksın? Derviş de yok, Baykal da yok. Hadi bakalım.

***

Ama homurtular bitmiyor.

Kimi diyor ki:

- Oy vermem ben... Haberal’ın, Batum’un olduğu yerde işim yok.

- Niye?

- Onlar Demokrat Partili.

- Fena mı yahu, merkez sağdan takviye alıyorsun.

- İstemem.

- Allah Allah, geçen seçim İlhan Kesici’ye nasıl oy verdin?

Yâni, sevgili okuyucular, herbirinin mazereti cebinde hazır.

Biz de burada oturmuş hâlâ düşünüyoruz, anketlerde bu AK Parti niye bu kadar yüksek çıkıyor diye.