Sandığa doğru

25 Ekim 2013, Cuma 05:00
AA

Sırrı’nın oylarını bölmeyin.
Sırrı dedim, zira Sırrı Süreyya Önder, kendisine Sırrı denmesinden hoşlanıyor galiba.
Böylesi daha sıcak.
Tıpkı Başbakan Kemal gibi.
Gandi Kemal.
* * *
Fakat unutmadan şunu söyleyeyim: Sırrı kadar değişik ve o derecede de tutarlı, üstelik sevimli bir siyasetçi çok az gördüm.
Televizyon konuşmalarını dinleyenler, özellikle CNN Türk’te Cüneyt Özdemir’le yaptığı son konuşmayı dinleyenler, eminim ki şu izlenimi edindiler:

[[HAFTAYA]]


- İçimizden biri.
Dışımızdan biri dahi olsa, bizi birbirimize kavuşturacak biri.
Zaten o yüzden diyorum ki:
- Bölmeyin Sırrı’nın oylarını.
* * *
Bu yazıda Sarıgül meselesine girmiyorum. Adam tek başına parti, tek başına kulüp, tek başına ordu, tek başına medya, tek başına gol kralı, kaleci ve hakem.
Ele avuca sığmıyor.
Lakin adaylığını gözümle görmeden, kulağımla duymadan, boşuna barut harcamayayım.
3 Kasım demiş.
Pekala... Bekleriz.
* * *
Dönelim gündeme.
BDP niye dikkat ve enerjisini dağıtıyor, anlamadım. HDP’yle niye ayrı ayrı seçime giriyorlar.
Sosyalist bir çizgi yakalamışken, biri Kürdistan Partisi, öbürü Türkistan Partisi mi? Bence bunu hiç telaffuz etmesinler.
* * *
Bir de ODTÜ meselesi var.
Başbakan, kesilen ağaçların on misli ağaç dikeriz diyor.
Alabora duymasın.
- Mesele ağaç değil ki.