Testi kırılmadan

14 Mart 2011, Pazartesi 05:00
AA

Önümüzde iki önemli dönemeç var.

Biri Nevruz.

Şenlik içinde geçerse alâ... Ama olaylı geçerse burnumuzdan gelir.

Diğeri 1 Mayıs.

Sanayi’nin ve alınteri’nin gurur günü olarak kutlanırsa harika olur... Ama oradan buradan çomak sokulursa o da burnumuzdan gelir.

Ve hem Nevruz, hem 1 Mayıs’tan kalan izler, 12 Haziran seçimlerinin güvenliğini etkiler.

Hangi parti’nin karlı çıkacağı mühim değil. Rejim yara alır.

[[HAFTAYA]]

*** 

Terör örgütü’nün eylemsizlik kararı’nı bozması tam da bugünlere denk geliyor.

Şiddet rüzgarları ve yeni cinayetler falanca partiyi zedeler, filanca partiyi tetikler diye bir ayrım olamaz. Öyle bir ortamdan, bütün partiler nasibini alır. Ne Hakim teminatı kalır ne de gizli oy’un kutsiyeti. Öyleyse milli bir tavır lâzım. Milli İrade’nin selâmeti için.

***

Gerçi Türk Milleti, böyle şeylere pabuç bırakmaz. Nitekim 14 Mayıs 1950’de Jandarma Dipçiği’ne rağmen sandığa gitmiştir. Ama bu devirde hâlâ şiddet olur mu? Bunca dert varken bir de sandık güvenliğiyle uğraşılır mı?

Maalesef sokak sokak, mahalle mahalle direniş çağrıları, tam da bu döneme denk gelmiştir, dikkat!.. Meslek guruplarının en safiyane protesto gösterileri bile direniş havasına sokulabilir. Araya ajanlar sızabilir.

*** 

Diyeceksiniz ki:

- Bir bildiğin mi var?

Hayır. Yok.

Sadece uyarmak istiyorum. Ve meslek guruplarını, odaları, dernekleri, bütün siyasi partileri dikkatli olmaya davet ediyorum. Özellikle de güvenlik güçlerine itidal diliyorum:

- Testi kırılmadan evvel.