Aşkı Adana'da ve Adanalıda bulmak için 10 neden!

31 Mart 2015, Salı 09:25
AA

Nisan ayı geldi çattı. Baharı iliklerinize kadar hissedeceğiniz bu ayda olabileceğiniz belki de en güzel şehir Adana! Neden mi? Çünkü Nisan’da Adana mis gibi portakal çiçeği kokar. Havası sıcacıktır ama kavurmaz. İnsanları cıvıl cıvıl, sokakları rengarenktir. Kısacası en güzel yemekleri yiyip, en sevilesi insanları tanımak için yılın en güzel zamanıdır nisan. Üstelik bu sene üçüncüsü düzenlenen Uluslararası Portakal Çiçeği Festivali’yle de bir başka renklenir nisanda Adana’nın sokakları. Sergiler, konserler, gösteriler ve muhteşem bir kortejle şenlenir Adana nisanda. (Bakınız www.nisandaadanada.com)

Anlayacağınız Kazım Büfe’de muzlu süt ve yengenle kahvaltınızı yapmak, Cengiz’de Amerika’da bile yiyemeyeceğiniz kadar lezzetli hamburgerinizi yemek, Ziyapaşa Caddesinde gençlerle turlamak, Şinasi Efendi Sokağı’ndaki barlarda muhabbete ortak olmak ve en salaş kebapçısında bile başka yerde bulamayacağınız bir lezzete doymak için yılın en güzel zamanındayız. Henüz gitmediyseniz veya özlemi içindeyseniz Portakal Çiçeği Festivali’ni bahane edip Adana’ya doğru yol almanın tam zamanı. Hem belli mi olur belki oralara kadar gitmişken aşkı da bulursunuz. İşte o zaman turnayı gözünden ikinci kez vurursunuz. Çünkü hem Adana’ya hem de Adanalıya aşık olmak gerçek bir lütuftur. İşte size başlıca nedenleri...

1-    Harbidir
Harbilik Adanalının kitabında ilk sayfadan başlar ömrünün sonuna kadar devam eder. Karakteri gibi aşkları da harbidir Adanalının. Ara vermeden koşulsuz ve yürekten sever Adanalı. “Önce işini kur, askerliğini yap, ayaklarının üstünde dur, ünlü ol, zengin ol, kusursuz ol” demez. Şart koşmaz. Araya esler vermez. Kusurlarıyla hatalarıyla ve Allah’ına kadar sever.



2-    Acılıdır
Sadece yemekleri ya da kebabı acılı değildir, aşkı da acılıdır Adanalının. Yerken ağzınızda festival havası estiren, biraz acıtırken biraz acıktıran, yuttuktan sonra bir lokma daha almak için bir saniye daha bekleyemeyeceğiniz türden bir aşktır Adanalınınki. Acıyı iyi bilir yani. Acıyla yaşamayı, onu sevmeyi hatta onsuz yapamamayı genç yaşta öğrenir. Acıyı sever ama acıtmaktan da haz almaz...



3-    Sıcaktır
Adana’nın kavurucu sıcakları meşhurdur. Ama Adana’nın insanı ve onların aşkları da havası kadar kavurucudur çoğu zaman. Yani güneşi kadar aşkları da yakıcıdır Adana’nın. Çünkü ne istediğini iyi bilir ve istediği şey için sonuna kadar mücadele eder Adanalı. Sıcacıktır kalbi. Güleçtir yüzü. Anında ısıtır bulunduğu ortamı. Güler, güldürür. İnsanı evinde hissettirir. Bir Adanalının yanında ya da kalbinde üşümez insan...



4-    Dürüsttür
“Gibi” görünen hiçbir yanı yoktur Adana’nın da Adanalının da. Neyi varsa ortadadır, dilindedir, özündedir. Yalanı, dolanı, aldatmacası yoktur. Dürüsttür. Oyunlarla kaybedecek zamanı da sabrı da yoktur. Dediğim dediktir ve dediğinin arkasında durmak onun için şeref meselesidir.



5-    Ağzının tadını bilir
Dünyanın en lezzetli mutfaklarından biridir Adana’nın mutfağı. Yemeğin hası, acısı, salçası ve tadı Adana’dan sorulur. Hem zaten kadını da erkeği de yemek yapmaya doğuştan yeteneklidir bu memleketin. Sebzesi, meyvesi, eti hatta suyu bile lezzetlidir. Adanalı ağzının tadını bilir. Yemeğin en güzelini ya kendi pişirir ya da nerede yeneceğinden haberdardır! Bir Adanalının yanında da evinde de kalbinde de aç kalmaz insan...



6-    Delikanlıdır

Gerçek Adanalı kavgadan kaçmaz. Boyuna, posuna ya da karşısındakilerin kaç kişi olduğuna bakmaz. Namusuna, adına, şanına düşkündür. Kimseye laf ettirmez, edeni de affetmez. Belki biraz ağzı bozuktur ama kanı asla! Haksızlığa tahammülü yoktur. Vatanın neresinde bir hak yense önce Adana’da açılır isyan bayrakları. Mazlumun yanında olmak için sokaklara ilk onlar dökülür, ilk tepki hep onlardan gelir. Hem zaten delilik sadece kanında değil biraz da kalbindedir Adanalının...



7-    Korumacıdır

Nereden ve nasıl gelirsen gel kollarını açar sana Adana. Ülkenin en çok göç alan şehirlerinden biri olmasının nedeni de budur. Kendine sığınanı korur, kollar, ona evinde olduğunu hissettirir. Tıpkı insanı gibi. Bir Adanalının yanında korkmaz insan. Yalnızlıktan, açlıktan ya da kaybolmaktan. İşini de bilir, yolunu da bulur. Gözü karadır. Anlı açıktır. Kalbi temizdir Adanalının.



8-    Düzdür

Ne yolları İstanbul gibi yedi tepelidir ne de insanları. Karışık, karmaşık hiçbir yanı yoktur Adana’nın da Adanalının da. Düzdür Adana. Ne diyorsa onu ima ediyordur. Lafı dolandırmaz, insanları oyalamaz. Göründüğü gibidir Adanalı. Onu çözmek için çok uğraşmazsın. İlk bakışta, ilk konuşmada anlarsın onu. Düzdür, düzgündür Adanalı...



9-    01 numaradır

Sadece plakası değil insanı da bir numaradır Adana’nın. Her ortamda kendini belli eder. Sesi gür, yüreği yanıktır. Adanalı, Adanalı’yı Fizan’da bile tanır. İlla şiveli konuşması gerekmez, bakış açısı, kafa yapısı birazcık da “abo”su ele verir onları. Kebap, şalgam, bicibici, şırdan, Fatih Terim, Yılmaz Güney, Altın Koza, portakal çiçeği, süs biberi, Adana Demir Spor ya da Adana Spor onlardan sorulur.



10-     Güzeldir
Güzelden anlayan Adana’yı da anlar. Yemyeşil ovaları, verimli toprakları, dolup taşan barajları, karlı Torosları, portakal kokan sokaklarıyla bir başka güzeldir Adana. Ama en çok da; çoğunlukla esmer, ara sıra sarışın azca da kızıl insanıyla güzeldir Adana. Çirkini bile kraldır. Doğallığıyla havalıdır. Güler yüzüyle farklıdır. Keyif insanıdır. Memleketimin her ili özeldir ama Adana başka bir güzeldir. Yaşayan bilir. İşte tüm bu sebeplerden Adana’yı ve Adanalıyı sevmek hem çok kolay hem de çok ayrıcalıklıdır...
 

10