Haftanın gündemi evlilik programları oldu

02 Mayıs 2017, Salı 09:30
AA
Son üç gündür hemen herkes ‘KHK’ ile yayından kaldırılması gündeme gelen evlilik programlarını konuştu. Yasaklandı, yayından kaldırıldı, yasaklanmadı derken hepimizin kafası iyice karıştı. Sosyal medyada ise bu konuda yorum yapanlar ikiye bölündü. Bir grup iyi oldu, iyi ki kaldırıldı derken bir diğer grup ise bu programların bitirilme yönteminin -ki ben de buna katılıyorum - çok da doğru olmadığını konuştu.

Daha önce de bu programları etik dışı bulduğumdan ve insanları saçma sapan hallere sokarak bu işten çok büyük paralar kazananların olduğundan bahsetmiştim. Düşüncelerim hala değişmedi. Başladığı ilk zamanlarda bir nebze kabul edilebilir olan bu programlar seyredildikçe çizgisinin dışına çıkıp, tamamen kurgu halini aldı.

Sürekli ‘seyirci bunu istiyor’ bahanesinin arkasına sığınmak iyice demode olduysa da maalesef çoğu zaman ‘hırslar’, ‘etik’ davranmanın fersah fersah önüne geçiyor. 20’li yaşlardaki insanların bu programlara katılma sebeplerinin ‘evlenmek’ olduğunu iddia etmek ise komik olmaktan öteye gidemiyor maalesef.



Lakin sevgili seyirciler televizyon denen şeyin icadından sonra kumandası da icat edilmiştir ki ne seyredeceğimize biz karar verebilelim. Bizler aklı ve iradesi olan insanlarız. Nasıl ki diziler yeterli reytingi alamadığında yani bizler tarafından seyredilmediğinde ‘kanal yöneticileri’ tarafından yayından kaldırılmasına karar veriliyorsa bu içi boş programlar da izlenmediğinde mecburen yayından kaldırılacaktır. Ancak bu demek değildir ki kanalların bu konuda hiçbir vicdanı sorumlulukları yoktur.

Bu konuda herkes şapkasını önüne koyup düşünmeli ve gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Buna bu programlardan yıllardır trilyonlar kazanan program sunucuları da dahildir. 
 

Özcan Deniz ‘hit the road, Jack!’ dedi, sosyal medya coştu


İstanbullu Gelin‘in yeni bölümü olan olaylardan çok Faruk’un yani Özcan Deniz’in henüz kendi oğlu olduğunu bilmediği Emir’i eğlendirmek için söylediği şarkıyla konuşuldu. Tekrar söylüyorum; küçük bir çocuğu eğlendirmek isteyen Faruk’un performansını izledik. Müzikal anlamda yeteri kadar alt yapım olmadığından sahneyi izlerken hiç o yönden düşünmedim. Aksine eğlenceli buldum. 

Özcan Deniz’in şarkıcı kimliğinden elbette hepimiz haberdarız. Ama bu dizide öyle bir yönü yok Faruk’un. Dolayısıyla karakterin bir şarkıcı edasıyla performans sergilemek gibi bir yükümlülüğü de yok. Aslı Enver ile seyredilir bir ikili oluşturdular ve hikayenin de iyi ilerlediğini düşünüyorum. 



Sonuç olarak hikayenin akışı içinde çekilmiş bu bir dakikalık sahneyi müzikal anlamda değerlendirmek için sonsuz bir çaba içine girmek çok da gerekli değil bence. Rahat olalım. Keyfini çıkaralım. Çok da beğenmiyorsak kumandanın düğmesine basalım. Bitti gitti… 

Bir de Senem Teyze bu haftaki bölümde Esma Sultan tarafından lime lime edilecek muhtemelen ve biz o sahnelerde sevgili Neslihan Yeldan’ın muhteşem performansını zevkle seyredeceğiz. 


Fazilet Hanım’a bir ses ayarı verirsek çok mutlu olacağım


Cumartesi akşamları Fazilet Hanım ve Kızları’nı seyrediyorum. Hazan’ın dönüşümünü, Ece’nin sonunu, paraya ve güce kavuştuğunda Fazilet Hanım’ın nasıl bir canavara dönüşeceğini merak ediyorum. Fakat Fazilet’in sürekli en üst seviyede yankılanan sesine acilen bir çözüm bulunsun lütfen. Sürekli karşısındaki kişinin ağır işittiğini düşünerek konuşuyor olması gerçekten bir süre sonra yoruyor insanı. Dizi bitikten sonra Fazilet’in ‘Hazım Beyciğim…’, ‘Sinan Beyciğim’ diyen sesi zihnimde yankılanıp duruyor.