'Hayat Şarkısı' salı akşamlarımın tercihi

19 Şubat 2016, Cuma 10:19
AA

Sessiz sedasız başladı Hayat Şarkısı. Tanıtımları ekranda dönmeye başladıktan bir kaç hafta sonra yayına girdi. Başrollerinde Burcu Biricik ve Birkan Sokullu olsa da bu tarz dizilerde başrol yan rol ayrımı yapmak çok da gerekli değil aslına bakarsanız. Çünkü her karakterin hikayesini aynı anda seyredeceğimizi söyleyebilirim. 

Salı akşamı dizinin 2.bölümünü izlerken tanıdık bir his vardı içimde. Belki aynı kanalda yayınlanmış olmalarının da etkisiyle 2013’te başlayan ‘Merhamet’i hatırladım. Hikayesi benzemiyor elbette ama yarattığı his aynıydı. İki baş karaktere aşk yaşatacağız diye diğer karakterlerin hikayelerini çöpe atmayan, tıpkı hayat gibi içinde hem neşeyi hem de hüznü barındıran, hikayenin içinde yer alan her karakterin geçmişine ya da şu anına bir şekilde dokunan senaryolar seyirciyi her daim biraz daha fazla saracaktır. 

Çünkü daha gerçekçi geliyor seyrederken. Ben bir seyirci olarak tam gözlerim dolduğunda gülmeyi, tam gülecekken ufacık bir ayrıntıyla ya da sözle hüzünlenmeyi çok daha fazla seviyorum. 

Seray Gözler ve Ahmet Mümtaz Taylan’ın oyunculuğu hakkında yorum yapmak haddim değil zaten. Her iki isim de bugüne kadar yer aldıkları her projede canlandırdıkları karakterleri seyirciye sevdirdiler. 

Pelin Öztekin herkes gibi bana da sürpriz oldu ama iyi ki de olmuş. Kıskanç elti rolünü başarıyla canlandırdığı ortada. Tayanç Ayaydın ile de gayet uyumlu bir karı-koca portresi çiziyorlar. Ancak görünen o ki bu ikilinin arasına ekranda görmeyi özlediğimi farkettiğim Ecem Özkaya’nın canlandırdığı ‘Melek’ karakteri girecek. 

Burcu Biricik ‘Hülya’ karakterine çok çok iyi hayat vermiş. Tepkileri, mimikleri, bakışları o kadar gerçek ki... Karşımda ‘Şeref Meselesi’nde oynadığı o kasvetli karakterin fersah fersah uzağında, pırıl pırıl parlayan bir Burcu Biricik vardı. 

İtiraf etmeliyim ki tanıtımları izlediğimde ‘Birkan Sokullu mu?’dediğimi hatırlıyorum. Ama izlediğim iki bölümde kafamdaki şüpheler dağılıp gitti. Kibirli, dünyanın kendi ve idealleri etrafında döndüğüne inanan, her şeyi planlayabileceğini düşünen Kerim’i sanırım bir başkası oynayamazdı. 

Velhasıl kelam son zamanlarda bir türlü yakalayamadığım o hissi ‘Hayat Şarkısı’ yeniden bulmamı sağladı. Dilerim yolu açık, reytingi bol olur. Herkesin eline, emeğine sağlık...