Beton yığınına lale kondurmak

28 Nisan 2018, Cumartesi 09:48
AA
Doğma büyüme bir Beyoğlu insanı olarak her anını, her sürecini en iyi bilenlerdenim. En zorlu süreçlerinden bile çıkıp yeniden hareketlenen Taksim, İstiklal Caddesi şu sıralar yeniden tırmanışta. Arap turistlerin dışında Avrupalı turistleri de gördüğüm Taksim'deki yol düzeni maalesef eski halini çok aratıyor.



Meydanın bir beton yığınına dönüştüğü ilk zamanlar herkes tepkisini sosyal medyadan dile getirip isyan etmişti. Gerçekten eski halinden eser kalmayan Taksim ve İstiklal Caddesi'nin görüntüsü bir türlü güzelleşemiyor. Hele şu kasa kasa betonun üzerine kondurdukları laleler görüntünün vahimliğini daha çok göze sokuyor. 
 

AYRILIRSAK FOTOĞRAFLARIMI SİL 

 
Murat Boz ve Aslı Enver'in bir dargın bir barışık ilişkileri geçen günlerde nihayetlendi. Aslı Enver'in aldatılma iddiaları ağır basarken iki taraf da her zamanki gibi sessiz kalıyor. Sosyal medyanın en kötü tarafı ilişkilerin bitiminde her şeyin ortaya çıkıp başkaları tarafından durumun sinsice  takip edilmesi. Genelde magazin haberleri de "Birbirlerini takipten çıkardılar" ya da "Birbirlerinin fotoğraflarını sildiler"gibi haberlerle uzayıp gider.



Nitekim Murat Boz ve Aslı Enver çiftinin ayrılık sonrası sosyal medya hesapları dedektif gibi takip edildi. Ayrılığın hemen ardından bir eylem gerçekleşmese de çift 2 gün önce birbirlerini takipten çıkararak fotoğraflarını sildi. Bir nevi oyun oynayan ve küsen çocukların yaptığı gibi  "Al misketlerini, ver bebeklerimi" durumu yaşanan bu ilişkiler zinciri, sosyal medya sayesinde asla gizli ve cool kalamıyor.  
 

SİNAN AKÇIL'IN BİR YAZARA GİDERİ 

 
Sinan Akçıl'ı müzisyen olarak beğenir severim. Naim Dilmener de müzik eleştirmeni olarak uzun yıllardır sevdiğim ve takip ettiğim bir yazardır. Naim Dilmener kaleminde her zaman direkttir ve kesindir. Kimseleri pohpohlamaz ve kayırmaz. Naim Dilmener'in geçen hafta Sinal Akçıl'ı eleştiren yazısı Sinan Akçıl'ı sosyal medyada harekete geçirdi. Söyleminde Naim Dilmener'i "bayrak sevgisi" olmadığına kadar dile getirdi. 



Tüm köşe yazarları bu konuyu dün eleştirirken Sinan Akçıl'ın bu hareketini gereksiz buldu. Haklı ya da haksız, bir sanatçının ne olursa olsun hakaret edilmeden yapılan tüm eleştirilere kale gibi durması gerektiği taraftarıyım. Sinan Akçıl’ın bu kadar gücüne giden bir durumu sosyal medyadan bu denli uzun uzun yazmasını maalesef manasız buldum.
   

BU YAZ ÇEŞME ATAĞA GEÇİYOR 

 
Her yaz sezonu yaklaşırken "Çeşme mi, Bodrum mu popüler olacak?" söylemleri konuşulur. Geçen yaz Bodrum'un gözdeliği bu yaz da devam edecek. Ancak geçtiğimiz hafta sonu gittiğim Çeşme Alaçatı'da yoğunluk şimdiden başlamış durumda. İstanbullu Biber ve Abdi bu sezon Alaçatı'da olacaklar. Alaçatı'nın popüleri Esnaf da yeni ve daha geniş alanlı dükkanında hizmet verecek.



Her dükkanda hummalı bir çalışma sürerken kaldığım İnsula Otel ve restoranın sahibi Korkut Denizeri "Geçtimiz yıl mayıs sonu yakaladığımız ciroyu bu sene nisan başında yakaladık" dedi. Daha mayıs ayı gelmeden Alaçatı Port'ta tüm restoranlar doluydu. Açık olan Göz Lounge ve Tektekçi gibi eğlence mekanları da oldukça kalabalıktı. 
 

BOĞAZIN İNCİSİ AKINTIBURNU 

  
Geçen senelerde özellikle Boğaz hattında Arnavutköy’de popüler birçok balık restoranı açıldı. Bunların içinde gerçekten meze ve balıklarına hayran olunup gidilenleri de var, sadece piyasa yapmak için  gidenlerin olduğu balıkçılar da. Ancak öyle ki içlerinde boğaza hakim, yarım asırdır hizmet veren Akıntıburnu Balıkçısı benim için bambaşkadır. Mekanın sahibi ve işletmecisi Fatih Gündüz tam bir deniz ve balık aşığı diyebilirim.



Kendisi bazı zamanlar denize dalıp zıplınla balık bile avlıyor. Mezelerin günlük taptaze olduğu Akıntıburnu'nda mezeler favorim. Lakerda ve balık pastırmasını kendileri yapıyorlar. Hesap konusunda birçok balıkçıdan daha uygun olan Akıntıburnu tam bir balık restoranı ambiyansında.