Beyoğlu yeniden hareketleniyor

06 Ekim 2016, Perşembe 12:05
AA

Yaşanan terör saldırılarından sonra oldukça kan kaybeden Beyoğlu herkesin canını sıktığı gibi beni de çok derinden üzmüştü. Bir bir kapanan yerler, ve esnafın daha fazla dayanamaması, çoğu dükkana kepenk vurdurtmuştu. İçlerinden herkesi en çok üzen dükkanlardan bir tanesi de Beyoğlu'nun simgesi haline gelen Paşabahçe idi. Neyse ki öğrendiğime göre Paşabahçe İstiklal Caddesi'ne gelen tepkiler üzerine yeniden dükkan  arayışına girmiş. Son iki haftadır bir çok esnafla görüşüyorum "Hareketlenme başladı" dediler. Bunu kendi gözümle bende görüyorum. Asmalımescit bölümünde yer alan restoranların çoğu her akşam doluluk oranına yaklaşıyor. İstiklal Caddesi'nde Arap turist dışında neyse ki Avrupalı turist de ayak basmaya başladı. Geçtiğimiz akşam bir yemek çıkışı Slope'a uğradım. Yabancı ve Türkçe müziğin çalındığı Slope tıklım tıklımdı ve yer bulamadık. Oradan hemen çıkışta kör noktada bulunan bir çorbacıya oturduğumuzda gece 03:00 olmasına rağmen bir tek boş masa yoktu. İşin özü Beyoğlu'nun yeniden hareketlenmesi,esnafın yavaş yavaş yüzünün gülmesi, kendi dükkanımmış gibi beni mutlu ediyor. İnancım şudur ki, tarihte bir çok badireler atlatmış Beyoğlu bölgesi, her zamanki gibi eski günlerine tam olarak dönecektir.

RÜZGAR GİBİ SONUÇLANAN BİR DAVA

Günlerdir en konuşulan konulardan biri Rüzgar Çetin'in sonuçlanan davası.

Sosyal medyada ve birçok mecrada en çok okunan ve tepki gösterilen haberlerden biri oldu. Nasıl olmasın ki? Ortada sıfır kusurlu ölen bir polis memuru ve çok geçmeden haksız sonuçlanan bir dava. Çetin'in son savunmasında "Böyle bir olayın yaşanacağını nereden bilirdim" demesi zaten fazla söze gerek bırakmıyor... Savcı'nın 3 yıldan 22,5 yıla kadar cezalandırılması talebi 8 ayın sonunda Çetin'in tahliyesi ile durum pişkince sonuçlandı.
Rüzgar Çetin'in Instagram'da babası ile ilk paylaştığı "Canım babamın kanatları altındayım bana bir şey olmaz" imajı çizen fotoğrafı da bana pes dedirtti. Vicdanın herkeste farklı işlediği dünyada bu film gibi olayın perde arkasında az çok neler yaşandı hissedebiliyoruz. Bu olayın arkasında 3 milyon kan parasının döndüğü de iddialar arasında. Vicdanın ilahi bir takip olduğunu unutmayarak, kime ve neye göre işleyeceğini sadece zaman gösterecek.

KARAKÖY'DE SOKAK FESTİVALİ

Geçtiğimiz hafta sonu Karaköy'ün tüm sokakları tıklım tıklımdı. Havanın güzel olmasının da güzelliği ile kendimi bir sokak festivalinde buldum. Resmen uzun zamandır bu kadar eğlenmemiştim diyebilirim. Onca kalabalığa rağmen kimse kimseyi rahatsız etmiyor ve deliler gibi dans ediyordu. Dj ve müzisyen performanslarının olduğu Karaköy Sokak Festivali bence uzun zamandır yapılmış en iyi işlerden biriydi. Cuma günü başlayıp 3 gün süren festivalin organizasyonu Marjo&Zoom işbirliği ile gerçekleşmiş. Melih Doğan ve Hacer Karakuş'un ev sahipliği yaptığı festivale 24 bin kişi ayak basmış. Kendimi Avrupa'da bir festivalde gibi hissettiğim bu tarz organizasyonlara hasret kaldığımı bir kez daha anlamış oldum.

HARUN KOLÇAK'IN ÇEYREK ASIR ALBÜMÜ

Bazı albümler şifa gibi gelir ya, işte Harun Kolçak'ın uzun zamandır üzerinde çalıştığı "Çeyrek Asır" albümü beni ruhen iyileştirdi. Uzun zamandır tedavi gören ve iyiye doğru giden Harun'un gerçekten sevenleri de çokmuş. Hastalık sürecinde birçok müzisyen dostu yanında durdu ve yalnız bırakmadı. Sanat camiasını vefasızlıkla suçlayanlara iyi  bir cevap oldu aslında. Harun'a tam zamanında bir moral hediyesi olan bu albüm, İskender Paydaş'ın müzik direktörlüğün de nakış gibi işlenmiş. 14 sanatçının yer aldığı Çeyrek Asır albümünde şarkılara ve düetlere ruhen doyuyorsunuz.

Harun'un Gökhan Türkmen'le yorumladığı "Yanımda kal" şarkısı zaten yıllardır dinlemekten usanmadığım muhteşem bir şarkı idi.  İrem Derici ile albümün açılış şarkısı "Gir kanıma"nın enerjisi yüksek ve güzel olmuş.
Tan'ın Harun'la yorumladığı "Gitme seviyorum" da öne çıkan şarkılardan ve lezzetini sevdim.Yaşar'ın "Hak etmedim ayrılığı" da Yaşar'a çok yakışmış. Bu albümün ters köşe isimlerinden biri Bedük olmuş. "Sensiz olmam" şarkısı yeni aranjesiyle çok şık durmuş. Harun'un bir zamanlar Bendeniz ile düet yaptığı "Elimde değil" şarkısı Işın Karaca ile beraber başka bir hayat bulmuş. Zara'nın "Korkuyorum" şarkısını yorumlamasını çok etnik ve  enteresan buldum. Harun ile Aşkın Nur Yengi'nin efsane düetleri,"Bile bile" tadı değişmeden aynen olduğu gibi geçti bana. Tuğba Yurt'a emanet edilen Düet şarkı "Deli et beni" de kulüplerde oldukça çalacak şarkılardan biri olmuş. Şu sıralar birçok proje albüm çıkarken Harun'un Çeyrek Asır'ı şu sıralar favorim oldu.

ETKİNLİKLER SEZONU AÇILDI

Herkes toptan şehre döndü. Tatilin ve yazın vedası biraz mutsuz etse de yavaş yavaş herkes alışıyor döndüğü yere. Mekanlar bir bir kapılarını kış sezonuna açarken birçok davet ve organizasyon metropol insanı içini başladı.

Fashion Tv'nin Fashion 4 You 2016 Sonbahar/Kış Koleksiyonu'nu geçtiğimiz gün Swiss Otel'de bir defile ile tanıttı. Elde edilen gelir 7/14 yaş arasındaki sokak çocuklarına ev sahipliği yapan Kasımpaşa Çocuk Yuvası'na bağışlanması, bu tarz organizasyonların amacını bence daha da anlamlı kılıyor.
Musta Ceceli, Hande Yener ve İnna'nın da sahne aldığı gece de Hande'nin enerjine her zamanki gibi bayıldım.

Her zaman yükselişte olan Grey yeni sezona yine sıcak bir başlangıç yaptı. Urban Health pilatesin de 4. yıl şerefine dostlarını bir araya toplayan Grey'de o akşam herkesin keyfi yerindeydi. Ruhunu çok sevdiğim Grey'de o akşam uzun zamandır birbirini görmeyen birçok insan hem sohbet hem dans ederek çok eğlendi.

Pazartesi akşamı Bebek'te bulunan benim  de sahne aldığım Catz Bebek'in 10. yıl kutlamasına katıldım. Birçok müzisyeni bir arada görüp sohbet etme şansım oldu. Aslında böyle geceler bir türlü sözleşip de görüşemeyen arkadaşlıklar için biçilmiş kaftan. Catz'de sahne alan birçok sanatçı hasret giderdi. Dj Tamer kıvanç'ın çaldığı şarkılar herkesi masaların üstüne çıkarıp çok eğlendirdi.

GÖZLEM KULESİ

Gülşen'in hamilelik sürecine rağmen hala sahne alıp, ayrıca kostümlerini şık seçip, özenmesini alkışlıyorum.



Tarkan'ın Cuppa'dan sonra gelen yorumların üstüne, hazır olan albümünü çıkarması gerektiğini düşünüyorum.

Bazı magazin muhabirlerinin karşısındaki insana aynı röportaj sorularını sormak yerine, daha ilgi çekici ve yaratıcı sorular sorup, bu konuda ders almalarını istiyorum.

Mesut Yar'ın sabah kuşağı programına yakışmadığını düşünerek, kısa zamanda gece programlarına dönüş yapacağını hissediyorum.

Nebahat Çehre'ye yapılan zengin anne rolü tekliflerine karşı çıktığını duyunca, kendisini çok haklı buluyorum.