Erdoğan-Davutoğlu tartışması büyüyecek mi?

25 Mart 2015, Çarşamba 17:48
AA

Ak Parti içindeki kavgayı doğru okuyabilmek için partinin DNA'sını çok iyi bilen yazarları okumak gerekiyor. Önce tartışmanın görünen kronolojisine bakalım. Son iki haftada medya önünde yapılan açıklamalarla başlayalım.

Recep Tayyip Erdoğan: Dolmabahçe deklarasyonuna ve heyete karşıyım. Doğru bulmuyorum. Bülent Arınç: Hükümetimiz bu konuda kararlı. Arınç'ın bu açıklamasından sonra Melih Gökçek ile Arınç arasında sert kavga oldu. 13 yıllık Ak Parti hükümetinde ilk kez bu tonda bir kavga hem de medya önünde yaşandı. Ak Saray ile Çankaya (Artık Çankaya Köşkü Başbakanlık binası olarak kullanıldığı için) son kavga Dolmabahçe deklarasyonu yüzünden çıktı. Arınç - Gökçek kavgası yüzünden bu gölgede kaldı.

KAVGA DAHA ÖNCE BAŞLADI

Aslında Ak Saray ile Çankaya arasındaki kavga, Erdoğan'ın Merkez Bankası başkanı ve faiz ile ilgili sert açıklamaları sırasında başladı. Bunu da en net anlatan İbrahim Kiras. Vatan Gazetesi yazarı Kiras, yazısında bu tartışmanın Merkez Bankası ve faiz açıklamaları ile başladığını işaret ediyor. Medyadan da örnek veriyor ve Star Gazetesi'nden ayrılan Hakan Albayrak ile Yeni Şafak Gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi'yi örnek gösteriyor.

ESKİLER VE MAHALLENİN YENİLERİ

Kiras, Ak Parti iktidarına fikri aidiyetleriyle destek veren yazarlar olarak ilk cephede onları tanımlıyor. Ardından Erdoğan'ı korumak için sonradan dahil olmuş, güya korumak adına yanında, yangına benzinle giden kişiler var diyor. İşte burası tartışmanın temeli.

'Basından örnek verelim... Bir tarafta Hakan Albayrak, Abdülkadir Selvi gibi AK Parti iktidarına başından beri fikri aidiyetlerinin gereği doğal olarak- karşılıksız destek vermiş yazarların samimi uyarıları var. Öbür tarafta ise daha yeni tanıştıkları Tayyip Erdoğan’ı güya korumak adına yangına benzinle koşan kişiler. Bu ikinci grubun çoğunlukla mahallenin yeni sakinlerinden oluşması da ayrıca ilginç... Yola kiminle çıktığını söyle, nereye varacağını söyleyeyim.'

Kiras'ın bu söylediklerini anlamak için 24 kasım 2014'e dönmek gerekiyor. Erdoğan'a en yakın 3 gazetecinin görevine o gün son verilmişti. Mustafa Karaalioğlu, Yusuf Ziya Cömert ve Mehmet Ocaktan. İbrahim Kiras da bu 3 isim gidince Star gazetesinden ayrıldı. Erdoğan'ın fikri aidiyetleriyle Ak Parti kurulduğu günden beri yanında olan gazeteciler olarak gösteriliyordu bu 3 isim. Medya sitelerinde yer alan iddialara göre de 3 ismin gönderilmesinin perde arkasında Yiğit Bulut yer alıyordu. Bulut, Erdoğan'ın ekonomi danışmanı.

“MAHALENİN YENİLERİ ESKİLERİ YEDİ”

Kiras da bugün isim vermeden, Erdoğan'ın son dönem yanında yer alan, Ak Parti geleneğini Hakan Albayrak ve Abdülkadir Selvi ( Ve diğer 3 isim) kadar bilmeyenleri tarif ederken Bulut'u işaret ediyor. Ekonomide krize neden olan kavganın nedeni olarak da isim vermeden bu mahalleye sonradan dahil olanların partiye zarar verdiğini anlatıyor. Yangına benzinle giden mahallenin yenileri arasında yine isim verilmese de Sevilay Yükselir ve son dönemde Twitter'da Erdoğan'ın her yaptığının doğru olduğunu savunanlar da var diyor.

Erdoğan ve Ak Parti'nin DNA'sını daha iyi bilenler büyünün bozulduğunu 3 gerekçe ile söylüyor.

1. 13 yıldır ve özellikle kriz dönemlerinde Erdoğan'ın yanında yer alan gazetecilerin yokluğu hissediliyor.

2. Denge, mahalleye sonradan gelenler ve onlardan sonra gidenler yüzünden bozuldu.

3. Son 1 buçuk ayda özellikle medya önünde yaşanan tartışmalar büyüyecek.
Sonuç: Recep Tayyip Erdoğan ve Ak Parti’yi çok iyi tanıyan gazeteciler de artık uyarılarının tonunu arttırıyor.