14 Şubat’a inat Bekârlar Günü!

04 Şubat 2018, Pazar 05:00
AA
Şu her takvim yaprağı için özel bir gün icat edenlere hastayım! Kim, nasıl karar veriyor bu saçma günlere bilmiyorum ama her birini sosyal medya sayesinde öğreniyorum ve çok eğleniyorum. Mesela 3 Şubat Dünya Bekârlar Günü’ymüş!

Bekârlar 14 Şubat’a inat ilan etmiş olmalı, emeklerine sağlık. Haberim olsa kutlardım, geç fark ettim.

Ama sosyal medyada #3ŞubatDünyaBekarlarGünü diye bir etiket bile açılmış, altına yazılanlar çok eğlenceli. Şöyle yazılar var...

■ Evleneceğim de, aklım evlenemediklerimde kalır diye evlenmiyorum…

■ Bu soğuk günlerde soğuktan titreyen bekârları unutmamalıyız.

Lütfen herkes kapısının önüne bi kap Melis, Ece, Seda koysun…

■ Önemli olan medeni halinin bekâr olması değil, bekâr halinin medeni olması.

E doğru değil mi? Daha tonlarca geyik. Biri de “Seneye kutlamamak dileğiyle” yazmış, evrene dileğini yollamış. Hadi inşallah diyelim.

Bu özel günler hiçbir şeye değilse de, gülmeye yarıyor. ‘Bekarlık sultanlıktır’ diyenler de kutlasın, tadını çıkarsın işte.

Pamela’nın arabesk damarı

  Rockçıların arabesk hayranlığı bitmiyor ve işin aslı şu ki; seslerine, stillerine de çok yakışıyor bu parçalar. Geçen yaz en çok Pamela ve Ümit Besen’in ‘Seni Unutmaya Ömrüm Yeter mi’ şarkısına yaptığı düeti dinledim mesela. Hayatımda ilk kez, Ümit Besen dinlemiş bile olabilirim! Bunu da üst perdeden, küçümseyerek söylemiyorum.

Dibine kadar arabesk dinlerim ama Ümit Besen bana hiç hitap etmezdi. Ama işte, Pamela sayesinde bol bol dinledim. Pamela’daki bu damar çok beğenilmiş olmalı ki, bu kez arabesk bir albüm çıkardı.

Adı ‘Yara’. Kalbinin üstünde yara izi olan bir fotoğrafı da albüm kapağını süslüyor; olaya cuk oturmuş. İçinde Ümit Besen, İbrahim Tatlıses gibi isimlerin söylediği 9 şahane parça var. Hele bir ‘Kal Benim İçin’ yorumu var ki, on numara. Şiddetle tavsiye ederim.

‘Nikah Masası’nı Hayko söylerse...

Rockçıların arabesk aşkı demişken, bir haber daha... Hayko’nun da bir Ümit Besen şarkısı söylediğini öğrendim. Hayır Hayko arabesk albüm çıkarmıyor; önümüzdeki aylarda vizyona girecek ‘Düğüm Salonu’ isimli filmde şu meşhur ‘Nikah Masası’ şarkısını söylüyor.

Üstelik çok konuşulacak bir yorumla söylemiş bu şarkıyı. Hani Ümit Besen şarkıda gayet naif ve sakin ‘Nikahına beni çağır sevgilim, istersen şahidin olurum senin, bu adam kim diye soran olursa, eski bir tanıdık dersin sevgilim’ diyor ya... İşte Hayko, yıllardır süren bu drama, ezikliğe son veriyor!

Şarkıyı büyük bir öfkeyle, başkasıyla nikah masasına oturan sevgiliye hesap sorar, hatta küfreder gibi söylüyor! Ki bu yorum yüzde yüz kalpleri fetheder diye düşünüyorum, bir an önce dinlemek için sabırsızlanıyorum.

Saçım saçın olsun

  Dizilerin öyle büyük bir gücü var ki, artık sosyal sorumluluk ve farkındalık kampanyaları da diziler üzerinden yapılır oldu. Elidor’dan bahsediyorum…

Kanserli hastalara destek amacıyla hayata geçirdiği bir proje için ‘Fi dizisiyle senaryo entegrasyonu yaptı. Proje için diziye bir hikaye eklendi, Belçim Bilgin Erdoğan saçını kazıtarak diziye konuk oyuncu oldu.

Gayet etkili ve dikkat çekici bir iş. Dizinin oyuncularından Ozan Güven, Nur Fettahoğlu, Tülay Günal, Mehmet Günsür, Berrak Tüzünataç da bir videoyla sosyal medyadan “Destek olalım” çağrısı yaptı. “Türkiye’de milyonlarca kişi kanserle savaşıyor, onlara destek olmalıyız” diyen oyuncular, “Onların yanında savaşıyorum; moral vererek, gülümseyerek, hadi diyerek, umut olarak, ellerinden tutarak, arkalarında durarak...

Beraber savaşıyoruz çünkü biz beraberken daha güçlüyüz” diyor. Peki biz ne yapabiliriz? Kanserli hastalara destek olmak için bağış yapabilir, onlara sarılabilir, saçımızı paylaşabiliriz. Ya da sosyal medyada saçını kesen kız emojisi kullanıp (üstte) #saçımsaçınolsun etiketiyle farkındalık yaratabiliriz. Emin olun, hiç zor değil.

Sanal anne: Alper Kul!

Geçenlerde Alper Kul’un ‘Hamileyim!’ oyununu izledim… Hamilelik ne demek, insana neler yaptırıyor, baba adayını ne hallere sokuyor Alper Kul bir bir anlattı, biz güldük!

En komiği de, Alper’in hamile eşini daha iyi anlayabilmek için internetteki anne forumlarına sızdığını anlattığı bölümdü.

“Tüm sorularımın cevapları kadınların kendi aralarında konuştukları kapalı forum sitelerindeydi... Ben de sahte bir kimlikle aralarına sızdım!” dedi ve öyle şeyler anlattı ki, bir erkeğin dramı da denilebilir bu oyuna!

‘Hormonları ip atlayan lohusa bir anne, uyumayan bir evlat ve şaşkın bir babanın hikayesi’ olarak özetlenebilecek bir oyun bu. Anne baba olanlar anlar!