Festival afişindeki feminizm rüzgarı

25 Ağustos 2018, Cumartesi 05:00
AA

Bayramda aldığım en şık haberlerden biriydi… 29 Eylül-5 Ekim arası gerçekleştirilecek ve bu yıl 55. kez düzenlenecek ‘Uluslararası Antalya Film Festivali’nin sanatsal afişinde; Ahmet Güneştekin’in bir eseri kullanılıyor malum...

Anadolu’ya ait farklı kültürlerden mitolojik anlatıları eserlerinde kullanarak üne kavuşan Güneştekin’in afişte kullanılan eseri; 2015’te Venedik Bienali’nde sergilendiği zaman çok yankı uyandıran ‘Adem ile Havva’ serisinden bir tablo.

Ve onun da söylediği gibi bu, sanatın gelişimi açısından çok iyi niyetli bir adım... Herkes de bu girişimi ve seçileni ismi olumlu bulmuş durumda; beğeniler had safhada. Zaten her sene festival için iki afiş tasarlanacak.

Bunlardan biri de her sene bir sanatçının eserinden alınacak. Karar bu. İlk eser Ahmet Güneştekin’in olunca, arayıp konuşmak farz oldu. Kendisini tatilde yakaladım, sıraladım sorularımı….

5 soru 5 cevap: Gönlümde yatan bu eserin seçilmesiydi…

Selamlar Ahmet Bey, size teklif nasıl geldi?

Beni arayan Ankara Cermodern’in Sanat Direktörü Zihni Tümer’di. Antalya Film Festivali’nin danışmanlarından biridir kendisi. Festival komitesiyle oturup ‘festival afişlerine sanatçı eli değerse nasıl olur’ diye düşünüp, bana böyle bir fikirle geldiler.

Türkiye için cesur bir adım, hoşuma gitti, hatta heyecanlandım. Çünkü dünyada bunun çok örneği var. Farklı disiplinler, sanatlar birbirine entegre olduğu zaman daha etkili çıkışlar gerçekleşiyor, ben de o yüzden destek olmaya karar verdim.

Siz mi karar verdiniz bu esere peki, ortak karar mı?

Ben 5-6 farklı eser yolladım, hepsi de güneş temalıydı. Güneş Antalya’yı, aynı zamanda kültürlerin doğuşunu temsil ediyor benim için. O yüzden böyle bir sembol kullanılmasını istedim. Ayrıca içinde kadın figürü olsun istedim...

Neden?

Afişteki desene dikkatli bakarsanız, ‘Adem ile Havva’ isimli bu eserde Lilith vardır. Lilith, Adem’in ilk eşidir ve beraber ve eşit koşullarda yaratıldığı için ona başkaldırmıştır. Bu nedenle cennetten kovulmuşur.

Yani Lilith, feminizmin de figürlerinden biridir. Kadının direnişçi tarafını, gücünü sembolize ettiği için gönlümde yatan bu eserin seçilmesiydi, öyle de oldu. Çok da doğru bir kadrajla kullandılar eseri; o kadın figürünün ortaya çıkarılması, hele bugünkü ortamda çok anlamlı ve değerli bence.

Afişe en son onay veren siz mi oldunuz?

Evet hazırlayıp bana gösterdiler, ben de onay verdim.

Çok şık bir iş olmuş, peki siz nasıl tepkiler aldınız?

“İlk defa bir afiş festivalden daha fazla öne çıktı” diye enteresan tepkiler geliyor açıkçası. Ayrıca festival komitesinden, farklı sanat etkinlikleri için davetler alıyorum. Zamanım uygun olursa, yapacağız.

Güzel olan şu ki; Antalya’da ilk defa bir şey çok olumlu karşılandı. Festival çok tartışılıyor biliyorsunuz, ben de alanım olmayan konularda konuşmayı sevmiyorum ama bu tarz festivallerin lokal değil, uluslararası olmasından yanayım. Şehrin adını dünyaya duyurması açısından da önemli bu. O yüzden bu tür şeylere sıcak bakıyorum; keyiftir bunlar.

Toplu mesajla imtihanımız

Bayram başlamadan herkes uyardı, ‘aman yapmayın’ dedi ama sonuç değişmedi: Toplu bayram mesajları bunalttı! Telefonunun ekranına genel bir bayram tebriği döşeyen, ‘herkese yolla’ tuşuna basıp rehberindeki herkese yolladı ve mesajı yolladığı kişiyi ne kadar önemsediğini, onu ne kadar özenle hatırladığını göstermiş oldu. Vallahi bravo Türkiye!

Bayram mesajı bu, adı üstünde samimi olmalı, kişiye özel olmalı. Kutladığın kişinin yanında olamıyorsan ona özel iki satır karala denildikçe, toplu mesaj düştü telefonlara. Lütfen bu toplu bayram mesajları bitsin artık!

Dahası da var: WhatsApp’taki grup mesajları da bitsin derhal! En az 20 kişilik grup kuran ve saat mefhumu olmadan davet mesajı yollayan insanlar kendine gelsin istiyorum. Bütün gün çuvala girmiş gibi gece yarısı atıyorlar bir de bu mesajları!

‘WhatsApp demek, istediğim saatte yazıp yollarım demek’ sanıyorlar. Sonra insanların birbiriyle şakası, tartışması, gülmesi, konuşması bitmiyor arkadaş! Dıt dıt dıt fenalık geliyor bana. Biraz ayarınız olsun ya...

Bu grup mesajlarındaki numaraların bir başkasının eline geçmesi de cabası. Bir gazeteci arkadaşım itiraf etti; grupta yer alan ünlü isimlerin telefon numaralarını kaydedip, gruptan anında çıkıyormuş. “Şu an olmadık isimlerin telefonları var bende” diyordu gülerek. Pes vallahi, ne diyeyim.


Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.