Sayın okur, hangi dünyada yaşıyorsunuz?

02 Nisan 2016, Cumartesi 19:00
AA

Elektrik mühendisi Yavuz Konuk, Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un ‘Kırmızı Saçlı Kadın’ isimli romanının toplatılması için suç duyurusunda bulunmuş...

Sebebi de; kitapta ensest ilişkiyle ilgili sözlerin ‘Türk örf, adet ve ahlaki değerlerine’ aykırı olması; yazarın ensest ilişkiyi çokça görülen bir olaymış gibi anlatmasıymış.

Kitabın toplatılmasını ve bu bölüm çıkarıldıktan sonra tekrar yayımlanmasını talep eden Konuk; Türk halkından özür dilenmesini ve ‘Türk halkına hakaret’ davası açılmasını da istemiş.

*

Alın işte bir tane daha, “okuduğumu beğenmedim cezalandırın” vakası!

ORHAN PAMUK

O zaman ben Yavuz Konuk’a bir hatırlatma yapayım: Türkiye İstatistik Kurumu’nun “güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocuklara ait veriler”ine göre; Türkiye’de 2014 yılında 11 bin 95 çocuk cinsel istismara maruz kalmış.

Bunların içinde hem kız, hem erkek çocukları var. Bunların içinde akrabası, babası, amcası tarafından taciz edilen çocuklar var!

Her gün bu haberlerle yatıp kalkıyoruz, bu haberlere lanet ederek güne başlıyoruz…

Ayıptır sorması, siz hangi dünyada yaşıyorsunuz? Daha birkaç gün önce Çorum’da 13 yaşındaki kıza, babasının, ağabeyinin ve amcasının tecavüz ettiği ortaya çıkmadı mı?

7 yaşında başlıyor tecavüz, tam 5 sene sürüyor. Kız babadan hamile kalınca da, olay ortaya çıkıyor. Bu gerçekler sizi rahatsız etmiyor da; bir kitapta yer alması mı ağırınıza gidiyor? ‘Türk halkına hakaret’miş? Sanırsın uzaylı!

Kitaptaki bölüm

Suç duyurusuna konu olan ‘Kırmızı Saçlı Kadın’ kitabının 114’üncü sayfasındaki ifadeler şöyle: “İstanbul’da iki çeşit hikâye okur tarafından çok seviliyor, ucuz gazetelerde çok yayımlanıyordu.

Birincisi; oğlu askerde, hapiste, uzaktayken babanın, genç ve güzel geliniyle yatması, olayı fark eden oğulun babayı öldürmesiydi. Çok işlenen ve sayısız çeşitlemeleri olan ikinci cins cinayet ise, cinsel açlık içindeki oğulun, bir cinnet anında zorla anasıyla yatmasıydı.

Bu oğulların bazıları kendilerini durdurmaya ya da cezalandırmaya çalışan babalarını öldürüyordu. Toplum tarafından en çok nefretle karşılanan oğullar bunlardı.

Ama toplum onlardan babalarını öldürdükleri için değil, zorla analarıyla yattıkları için nefret ediyor, adlarını bile anmak istemiyordu...”

Kanser artmıyor ölüm artıyor!

Sağlık Bakanlığı, Türkiye’de kanser artış hızının durduğunu açıklamış. Normalde sevindirici bir haber olmalı bu…

Ama ölüm o kadar çok ki bu topraklarda, bu haber bize hiçbir şey ifade etmiyor. Şöyle demek lazım belki de: Kanser bile yetişemiyor bizdeki ölüm hızına.

MAKARA

İlk feministliğimi oğlan çocuk isteyen aileme, kız doğarak yaptım!

Ebru Gündeş sahneye çıkar mı?

Gazetelerde Ebru Gündeş’li otel ilanları görüyorum...

Mesela 15 Nisan Cuma günü, Ebru Gündeş’in güneyde bir otelde sahne alacağını duyuran bir ilan duruyor önümde.

Bu anlaşmalar önceden planlanıyor elbette ama merak ediyorum: Ebru Gündeş, kocası Miami’de tutukluyken “şov devam etmeli” diyerek sahneye çıkıp işinin gereğini yapacak ve şarkılarını söyleyecek mi?

Malum, Türkiye’nin çalkalandığı ve rüşvet iddialarının ortaya atıldığı günlerde Ebru Gündeş; ekrandaki ‘O Ses Türkiye’ macerasına birazcık ağlayarak, kaldığı yerden devam etmişti. Meraklar dorukta.

Pembe erkek adamı bozar mı?

A Milli Takımı’nın Avusturya’yı 2-1 yendiği maçta kaleci Volkan Babacan’ın giydiği pembe forma ve şort çok eleştirildi, malum. “Erkek adama pembe forma mı olur?” diye isyan edenler mi istersiniz, ‘Pembe Panter’ diye dalga geçenler mi?

Bir de Şahan Gökbakar çıkıp, ‘Recep İvedik’ filminde giydiği pembe taytı hatırlatınca, olay iyice büyüdü. Bu ilk değil...

Türk erkeğinin pembe renkle imtihanı epeydir var. Pembe renk, nasıl olduğunu bilmediğimiz bir şekilde erkek adamı bozuyor! Elif Şafak’ın ‘Aşk’ romanı pembe kapağıyla çıktığında, erkek okurların tepkilerini hatırlayın…

Komik ama kitabı ellerine bile almak istememişlerdi! Yayınevi de Türk erkeğinin hassasiyetini anlayıp, siyah renkli kapakla da çıkardı romanı.

Şimdi bu pembe formaya onay veren her kimse, sormak lazım: Kapağı pembe olan romanı bile eline almayan yurdum erkeğine pembe formayı anlatabilir misiniz?

Allah’tan maçı aldık da, Volkan’ın forması çabuk unutuldu.

İstanbul’un laleleri

İstanbul’un park ve bahçelerine, büyük caddelerde yol kenarlarına ekilen lalelere durup bakıyor musunuz hiç? Bence kafalarınızı telefonlardan kaldırın ve bakın; rengarenk halleriyle şahane görünüyorlar.

İstanbul’da lale festivali de ilkbaharın gelişi ile başlıyor. Geçtiğimiz yıl, nisan sonu mayıs başı gibi yapılmıştı. 2016 Lale Festivali de, muhtemelen bu zaman dilimi arasında olacaktır.

Ben şimdilik caddelerde gördüklerimle yetiniyorum ama en kısa zamanda bir lale turu yapmak lazım. Şu şehirdeki çirkinliklerden bıktık; biraz renk ve güzellik görelim, içimiz açılsın.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.