Adli tıp raporu beklenecek

05 Kasım 2013, Salı 05:00
AA

Babam bir ‘sahte imza’ olayında, imzayı atanın itiraf etmesine rağmen mahkum oldu. Ancak babam felçli. Bu durumda infazın ertelenmesini istedik. Adli Tıp Kurumu’na gittiğinde de fenalaşmış ve acile kaldırılmış. Bu hali ile yanında bakacak kimsesi yok. Savcılıktan raporun gelmesini beklediklerini söylediler. Bunun başka hukuki yolu yok mu? D.M.

Verilen cezaların ertelenmesinin hangi şartlara tabi olduğu hususu ‘Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 16’ncı maddesinde belirtilmiştir. Bu madde oldukça uzun bir maddedir, tamamını buraya aktarmam mümkün değil. Ancak özetlersem, hapis cezasının infazı mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkumun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır. Bu karar Cumhuriyet Başsavcığı’nca verilir.

[[HAFTAYA]]

Bu karar, Adli Tıp Kurumu’ndan veya tam teşekküllü devlet hastanesinden alınıp Adli Tıp Kurumu’nca onaylanan rapor üzerine verilebilir. Bir de üç yıldan daha az süreli hapis cezaları için düzenlenmiş 17’nci madde vardır ki buna göre; ertelemeyi hükümlü talep eder ve talep hakkı olanlar sayılmıştır. Bu maddede sayılanlar arasında hükümlünün hastalığının sürekli bir tedaviyi gerektirmesi de bulunmaktadır. Bu durumda erteleme altı ayı geçmez. Şimdi sizin durumunuza bakıldığında savcılığın rapor beklemesi doğal. Savcının yapacağı beklemek ama burada önemli bir hastalık, felç gibi bakıma muhtaç bir hasta varken de Adli Tıp Kurumu’nun bu raporu (olumlu veya olumsuz) bir an evvel vermesi, adaletin yerine gelmesi için gereklidir. Ancak uygulamada iş yükü nedeni ile Adli Tıp’tan raporların çok gecikmeli olarak çıkığını görüyoruz. Burada size bir de Anayasa’nın 104’üncü maddesinden söz etmek isterim. Bu madde Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkilerini düzenlemekte olup Cumhurbaşkanı’nın af yetkisini de kapsamaktadır. Cumhurbaşkanı, sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletme veya kaldırma hakkına sahiptir. Cumhurbaşkanları zaman zaman bu haklarını kullanmıştır. Ülkede bir başka şahsın böyle bir af yetkisi yoktur. Bu sadece Cumhurbaşkanı’na tanınmış bir yetkidir. Bu husus da aklınızda bulunsun.