Bu haksız şarttır

02 Temmuz 2013, Salı 05:00
AA

Bir bankanın kredi kartı ekstresine ek bir açıklama aldım. “Kredi kartı ücretlerini artırdık, bunu kredi kartı sözleşmesi çerçevesinde yapıyoruz” diyorlar. Böyle bir artırım hukuken geçerli midir? Ne yapmamı tavsiye edersiniz? T.T.

Ne yapmanızı tavsiyeden önce bakanlar kuruluna ne yapmaları gerektiğini söyleyeyim. Sonra size dönerim. Artık aleniyet kazandı ki bankalar vatandaştan haksız yere 66 kalem para alıyor. Bunu daha önce 33 kalem olarak saymıştım, yanılmışız. Düşünebiliyor musunuz, alınan kalemler içinde neler var. ‘Hesaba para yatırma ücreti’, bankaya para veriyorsunuz sizden bunun için para alıyor. ‘Gecikme faizi bildirim ücreti’, sizden para isteyecek bunun için ayrıca para alıyor. Bozuk para götürüp önüne koyuyorsunuz sizden ‘para sayma parası’ alıyor.

[[HAFTAYA]]

Bunları bulmak için özel görevliler olduğunu, bütün gün oturup sadece nasıl avanta para alırız diye düşünmekle görevli olduğunu tahmin ediyorum. Şimdi bakanlıklara niye yöneldim. Bunların önlenmesi için bakanlıkların harekete geçmesi şart. Bakanlıktan ara sıra yapılan açıklamada ‘Bunları düzenleyeceğiz’ denilip toplumun gazı alınıyor ondan sonra soymaya devam. Şimdi anlatacağım husus da bunlara benzer şekilde hukuk dışı. Kredi kartı ücreti artırılmış. Bunun sözleşme çerçevesinde yapıldığı anlatılmış.

Bir cümlede kaç hata var. Birinci hata. Bir ücret mal veya hizmet karşılığı alınır. Size kart verildiğinde bu kartın bir ücreti var. Bu maliyet son derece düşük, en pahalısı iki lira civarında. Ancak bunun için sizden daha yüksek bir meblağ alınıyor. Hadi ona ses çıkartmıyoruz. Peki bu kart senelerce kullanıldığına göre her sene 50 TL ile100 TL arasında bu para neyin nesi? Bunun bir hizmet bedeli olduğu sözü yalan. Çünkü verilen hizmetin bedeli faiz olarak, gecikme tazminatı olarak zaten alınıyor, kart bedeli ise peşin alındı, o halde bu kart ücreti ne? Nedeni yok. Zaten kart bedeli için mahallinde tüketici hakları hakem heyetine başvurulduğunda bu ücret kaldırılıyor.

Bazı bankalar hakem heyeti kararına uyuyor ve o dönem için ücreti kaldırıyor. Bazı tüketiciler ise mahkemeye başvuruyor, bunu da mahkeme kaldırıyor. Dolayısı ile artık alınan kart ücretinin fuzuli olduğu tespit olundu. Şimdi bu cümledeki ikinci yanlışa geleyim. Sözleşmeye göre ücreti değiştirdik cümlesi yanıltıcı. Adı üzerinde önümüzde bir sözleşme var. Sözleşme demek en az iki kişinin mutabık kaldığı bir anlaşma. Sözleşmeyi bir kişi değiştirirse bunda en az iki kişinin mutabakatı var mıdır?

Bu sözleşme olmaz, deklerasyon olur, yani zor kullanma. O halde böyle tek başına değişiklik yapılamaz. Üçüncü hata. Banka ile imzalanan sözleşmenin belki tümü belki de bazı maddeleri hukuken geçersiz. Çünkü bunlar tek taraflı olarak hazırlanmış, müşterinin önüne hazır konulmuş, tartışma ortamına imkan tanımadan, karşılıklı mutabakat sağlanmadan imzalanmış sözleşmeler. Tüketici mevzuatına göre bunlar geçersiz. Kanun bunlara ‘haksız şart’ diyor? Bunlara dayanarak bankaların talepte bulunması mümkün değil. Mahkemeler haksız şartı tespit ediyor ve geçersizliğine karar veriyor. Bakın şartın haksız olması için sadece karşılıklı müzakere edilme şartı da yeterli olmuyor kanunun cümlesi şöyle: “Tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kurallarına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır.” Yani banka “Ben tek taraflı olarak senin borcunu arttırdım” diyemez. Olay da budur ve haksızdır.