Dolandırıcılığın bir çeşidi

11 Mart 2015, Çarşamba 05:00
AA

Bilgisayarıma bir e-posta geldi. PTT tarafından bir gönderi tarafıma iletilememiş, gidip almam gerekiyormuş. Aksi halde her gün için 25 TL tazminat talep hakkı doğacakmış. Bu ne demek? Böyle tazminat olur mu?  S.D.

Doğrusu bunca senelik meslek hayatımda böyle bir tazminatla karşılaşmadığım için benim de tuhafıma gitti ve buna bir mana veremedim. İşin iç yüzünü öğrenmek için PTT ilgili birimlerini aradığımda sorunun yanıtı oradan geldi. Diyorlar ki: Bizim böyle bir mesajımız olmadığı gibi herhangi bir gönderi için böyle bir tazminat talebimiz de yoktur.

[[HAFTAYA]]

PTT böyle bir e-posta göndermez, göndermemiştir. Peki şimdi ne yapacağız? Gelen e-postayı okudum, gönderilene hitaben, “Adres bilgileriniz güncellenmemiştir, güncellemek için adres değişikliği formunu indirin, bu formdaki kişisel bilgiler bizde saklanacak, sır kabul edilecek hiç kimseyle paylaşılmayacaktır” diyor. Demekki indirilen ve doldurulması gereken form, sadece adres değişikliğini içermiyor gizli kalması gereken şahsi bilgileri de içeriyor. Yani bunun altında bir dolandırıcılık düzeni yatıyor. Dolandırıcıların ne yolları kullanacağını çözme imkanı yok. Özellikle elektronik haberleşme, bilgi depolama ve gelişmiş teknoloji günümüzde sade vatandaşın aklına gelmeyecek yollarla vatandaşın dolandırılması için kullanılabiliyor. Yukarıdaki örnekte de güvenilir bir kurumun adı kullanılarak, araştırma yapma ihtiyacı bertaraf edilerek ve günde 25 TL gibi yüksek bir ceza ödeme korkusu ile vatandaşın kişisel bilgilerini temin mümkün görünüyor. Açıkçası bu e-posta bir dolandırıcılık faaliyetidir ve PTT ile bir ilgisi yoktur. Çok yakın bir zamanda telefonum çaldı ve çok samimi konuşan bir hanım söze “Müjde, müjde, tatil kazandınız” diye başladı. Bu kazandığım tatilin belgesini almak için de beni bir kokteyle davet etti. Ancak işim icabı önümüze gelen binlerce olayın içinde bu müjdenin de ne olduğunu bildiğim için beni arayan hanıma “Benim tatil yapmak için vaktim yok, bu işi hayırlı bir sonuca bağlayalım, benim tatil hakkımı bir fukaraya devrettim, böyle birine kullandırıp hayır işleyelim” dedim. Telefondaki ses bundan hiç memnun kalmadı. Peki bu neydi? Şuydu: İnsanları kokteyl diye bir yere topluyorlar, güzel dekore edilmiş bu mekanda çok şık giyimli iyi konuşan elemanlar size devre tatil satıyor. Sizi o kadar iyi organize edilmiş şekilde şartlıyorlar ki önce cebinizdeki parayı peşinat olarak alıyorlar, gerisini de hemen orada bono olarak alıyorlar ve hiç aklınızda yokken bir devre tatil almış oluyorsunuz. Kendinize gelip elinizdeki belgeleri okuduğunuzda ise bu işin son derece rahatsız olduğunu mesela size ayrılan tatil döneminin kış aylarına ait olduğunu, meblağın oldukça yüksek olduğunu vs. görüyorsunuz. Buna dolandırıcılık diyemem ama vatandaşın açıkça istismarıdır diyebilirim. Bu konuda açılmış pek çok dava vardır ve okuyucularıma hiç unutmamaları gereken bir cümle ile bu günkü yazıma son vereyim. Bilin ki hiç kimse sizin babanız değil ve hiç kimse önemli bir miktar para kazanmadıkça size cebinden bir tek kuruşluk menfaat sağlamaz.