Geçim sıkıntısı suçları artırır

27 Ocak 2018, Cumartesi 05:00
AA
Hiç borcum olmamasına rağmen dolandırıcılar aleyhime icra takibi yaptılar. Bilmediğim için de yedi gün içinde itiraz edemedim. Şimdi eve hacze gelirlerse ne yaparım? ● S.S.

Okuyucularımdan gelen bu tür dolandırma vakalarının çığ gibi arttığını görüyorum. Böyle durumlar ekonomik sıkıntıların olduğu dönemlerde artar. Bir yandan işsizlik, bununla bağlantılı olarak maddi imkanlardan yoksunluk ve geçim sıkıntısı insanları suça itebilir. Böyle zamanlarda hırsızlık, dolandırıcılık, yağma suçları artar. İşte bu günlerde bir de bilgisayarları, cep telefonlarını kullanma imkanı doğduğundan hırsızlığın, dolandırıcılığın bin çeşidi yaşanır.

★ ★ ★

Okuyucumun başına gelen de bunlardan biri. Vatandaş aleyhine takip yapılır, sade vatandaş “Benim kimseye borcum yok ki, bana ne yapabilerler” diye düşünerek süresinde itiraz etmez ve takip kesinleşir. Bu gibi durumlarda vatandaşla pazarlığa girişip dörtte bir üzerinden anlaşanlara bile rastladım. Yani vatandaş bile bile soyulmaya razı olabilmektedir.

Kesinleşmiş takip için yapılabilecek şey borcun bulunmadığının tespiti mahiyetinde olan menfi tespit davası dediğimiz davayı açmaktır. Böyle bir dava açıldığında, takip bedelinin icra dosyasına yatırılması halinde bunun alacaklı görünen kimseye ödenmemesi konusunda yüzde 15 teminatla tedbir kararı alabilir. Bu da takip konusu para ile birlikte yüzde 115 demektir ki herkesin cebinde bu para bulunmayabilir.

★ ★ ★

Bu yola gidilmezse alacaklı görünen kimse eve veya işyerine hacze gelir, parayı tahsil eder gider. Sonra açacağınız davayı kazansanız bile ortadan kaybolan bu kimseleri bulup paranızı geri alamazsınız.

Okuyucumun anlattığı olayda işin daha kötü yanı ortada ceza verilecek bir suç da yoktur.