Gözüm yukarlarda

25 Mart 2018, Pazar 05:00
AA
Son günlerde gözüm hep havada. Havalandığımdan değil, bulut kovalıyorum. Neden mi? Biliyorsunuz sayın bakan müjdeyi verdi: “Bu yıl yağış az oldu, yazın su sıkıntısı çekebiliriz.” İşte bunun için gözüm yukarlarda, hava basmak için değil. Derken yağmur başladı bu defa da gözüm aşağılarda. Su birikintisine basmayayım veya bir aracın sıçrattığı çamura bulanmayayım diye. Ama buna razıyız. Yazın susuz kalmak daha mı iyi?

★ ★ ★ ★

Ama istemeyerek bir tespitimi paylaşmak istiyorum. Biz İstanbul’da yaşayanlar er geç bu susuzluğu çekeceğiz. Bu bir kehanet mi? Yoo, bu bir tespit. İstanbul bir su kaynağının kenarına kurulmuş bir şehir değil.

Yani kışın yağmur-kar yağacak yazın da bunu kullanacağız. Su rezervlerinin dolu olması halinde bu rezerv yaklaşık bir yıl idare eder. Bu yaklaşık 15-18 milyon İstanbullu için, peki bu rakamlara ilave yaparsak yani 20-25 milyon olursak ne olacak?

★ ★ ★ ★

Peki niye bu rakamı veriyorum? O kadar basit ki... İstanbul’un içinde ve çok yakın çevresinde artık sadece gökdelen yapılmıyor, yeni yeni şehirler kuruluyor.

İşte bu şehirlere yerleşim başladığında bu şehrin nüfusu 20-25 milyonu bulmayacak mı? Bulacak elbet. İşte o zaman sadece kış aylarında bulutları kovalamayacağız, 365 gün başımız gökyüzünü tarıyor olacak.

★ ★ ★ ★

Trafik yürümez, katlanırsın. Vasıta bulamazsın, bekler katlanırsın. Alışverişte kuyruk olur katlanırsın. (Devlet kadroları bunlara katlanasın diye yok, bunlara çözüm getirmek için var ama hadi diyelim katlandın, diyelim ki alıştırdılar). Peki susuzluğa katlanabilir misin?

İşte buna imkan yok. O halde bizler ne yapıyoruz? İstanbul’a yeni yeni İstanbullar eklemek akıl kârı mı? Bence bu tehdit kapıda. Benim merakım bu duruma karşı alınan önlemlerin neler olduğu?