Kaza mı, kasıt mı?

18 Ocak 2015, Pazar 05:00
AA

Son günlerde gazete haberlerinde ava gidip de vurulan, ölen ve yaralanan kimselerin haberini çokça görüyorum. Bunlar acaba gerçekten kaza mı? Yoksa kaza süsü vermek moda haline mi geldi? Merak ettiğim husus bu olaylarda kazayı yapana ceza verilmez mi ki, millet kaza süsü verip hasımlarını öldürür veya yaralar? Ceza verilmezse bu konu yaygınlaşır gider ve endişe verici bir hal alır. Ne dersiniz? * M.N.

[[HAFTAYA]]

Okuyucumun sorusunun iki cephesi var, sırasıyla yanıtlayayım. Birincisi; gerçekten de sık sık avda kaza olduğuna dair haberler basında yer alıyor. Bu halde olayın gerçek kaza mı, yoksa kaza süsü verilmiş kasıt mı sorusu akla geliyor. Her ikisi de olabilir. Ancak bu, kaza bile olsa ceza verilmeyeceği anlamına gelmiyor. Kaza ile birinin ölümüne neden olmak hapis cezasını gerektirir bir suçtur. Adı taksirli suçtur ama yine de ceza verilir. Ancak kasdi suçlara göre arada fark vardır. Kasdi suçlarda ceza daha ağır olduğu halde taksirli suçlarda ceza daha azdır.

Bu nedenle zaman zaman hasmını öldürmeyi planlayanlar olaya kaza süsü verebilirler. Bu durum yargılama sırasında incelenir, deliller değerlendirilir. Ceza buna göre tayin olunur. Bu işin hukuki yönü. Bana göre bir de insani yönü var. Ben hâlâ avcılık diye bir faaliyeti benimsemiş değilim. Yine bana göre; bir canlıyı öldürmenin spor olarak kabulü mümkün değil. Spor vücudu ve zihni geliştirme aracıdır.

Sporda bir kimseye zarar verilmez. En sert sporlardan biri olan futbolda bile rakibe zarar verilmesi cezayı gerektirir. Peki yaşama hakkı olan bir canlıyı durduk yerde gelişmiş silahla öldürmenin spor mantığı ile bağdaşır tarafı var mıdır? Veya karşınızdaki savunmasız zavallı bir canlıyı elinizdeki bir silahla metrelerce uzaktan ateşleyip öldürmenin neresi spordur? Bu katliama spor adı vermek olayı meşrulaştırmaktan başka bir şey değildir.

Ben dünyaya gelmiş canlılarla (hayatımıza kastetmedikleri müddetçe) birlikte yaşamaktan başka yolun olmadığına inananlardanım. Canlı öldürmenin de alkışlanacak bir yanı bulunmadığını her zaman savunmuşumdur. Bugün de şahsi fikrim olarak avlanma adı altında canlı öldürmenin bir spor olamayacağı görüşünü kabul ederim. Atıcılık bir spor olarak canlı öldürmeden de yapılır.

Örneğin okçulukta hedefe atış yapılarak yarışılır. Maharet göstereceğim diye güzelim bir ceylanı öldürmenin de övünülecek bir yanı yoktur. Bu da sorunuzun ikinci cephesidir.