Yönetim planını siz yapacaksınız

23 Nisan 2015, Perşembe 05:00
AA

Binamız üç yıl önce müteahhide verilmişti. Müteahhidi takip için de kat malikleri arasından bir komisyon kuruldu. Bunların içinde ablam da vardı. İnşaat yapıldı yönetim planı hazırlandı ve yönetim planı içine binada hayvan beslenemez şartı koyuldu. Ancak böyle bir şarttan ne bizim haberimiz oldu ne de izleme komisyonundaki ablamın. Şimdi müteahhide bunun nereden çıktığını soruyoruz, bize “Kat maliklerini toplarsınız üçte iki ile bu maddeyi değiştirirsiniz” diyor. Biz buna karşı ne yapabiliriz? S.O.

Bizde icraat yapanlar nedense “Ne, nasıl yapılır, niye yapılır?” diye sorgulamazlar da sadece yalan yanlış akıl verirler. Bu başlığı niye koydum? Sizin müteahhit “Dörtte üç oyu bulun yönetim planını değiştirin” derken acaba yönetim planı nasıl yapılır biliyor mu? Yönetim planının nasıl yapıldığını bilmiyor ama nasıl değiştirileceğini biliyor, takdire şayan!

[[HAFTAYA]]

Ben size söyleyeyim. Sizin yönetim planınız yok. Zira yönetim planı tüm bağımsız bölüm malikleri tarafından imzalanırsa vardır. Siz bağımsız bölüm malikisiniz, yönetim planını imzalamamışsınız, haberiniz yok. Büyük bir ihtimalle diğer bağımsız bölüm malikleri de imzalamadı. Peki bu yönetim planını kim yaptı? Siz komşularla bu konuyu görüşün. Kendinize göre bir yönetim planı hazırlayın, altına imzalarınızı atın ve bunu isterseniz tapuya kendiniz verin isterseniz müteahhide verin “Yönetim planımız budur” deyin. Şimdi yeri gelmişken başka bir noktayı tekrar gündeme alayım. Değerli okuyucular hayvanlar sokaklar için yoktur, hayvanlar bizlerle beraber yaşamak için vardır. Sokaklardaki başıboş bakımsız kedi ve köpekler, evdeki bakımlı kedi ve köpeklerden daha tercih edilir hayvanlar mıdır? Bu hayvan düşmanlığı nedir? Bilin ki hayvanlar sizi dost biliyor. Hiç mi gazete okumuyorsunuz? Hiç mi televizyon izlemiyorsunuz? Sahibi ölen köpeğin her gün onun mezarına gidip belli bir süre mezarda kalıp sonra evinin bulunduğu yere döndüğünü veya sahibinin göğüsünü koklayıp kanserin varlığını haber verdiğini, yine sahibi ölen köpeğin her akşam sahibi sağ iken her gün geldiği tren garında aynı saatte sahibinin gelmesini beklediğini, hiç mi duymadınız? Bu hayvanlar bize dost, onları sokağa atmak ne adalettir ne haktır, ne de sevaptır. Tamamıyla yanlıştır. Böyle yönetim planı olmamalı, olanlara da itibar edilmemeli. Şu soru sorulabilir. Ya evde bakılan hayvan çevreyi rahatsız ediyor ise? Olabilir bunun müeyyidesi hayvanı sokağa atmak değil, sahibini tazminata mahkum ettirmektir. Rahatsızlığın seviyesine göre öyle bir tazminat öder ki, bir daha hayvanına kimseyi rahatsız ettirmez, önlemini alır. Tekrarında tazminat katlanır, olur biter.