Zaman kaybediyorsunuz

09 Haziran 2015, Salı 05:00
AA

SORU: Bir şirkette ortak ve yönetici konumda iken 1997’de hisselerimi ve haklarımı devredip şirketten ayrıldım. Ancak SGK 2002’de emekli maaşımın 1/3 ünü kesmeye başladı.

[[HAFTAYA]]

Gerekçesi şirketin 2002’deki idari para cezası. Sadece emekli maaşı ile geçinen biri olarak perişan duruma düştük. Dava açmak istedim, avukata verecek param olmadığı için kendim açtım ve sonuçta davayı kazandım.

Ancak Yargıtay kararı bozdu. Ben de karar düzeltme talebinde bulundum, dosya Yargıtay’a gitti ama bir yanıt gelmedi. Maaşım hâlâ kesiliyor. Sağlık problemleri ile uğraşan eşim ve ben sıkıntı içinde yaşamaktayız. Bunu çabuklaştırmanın ve derdimizi anlatmanın başka yolu yok mu?  H.S.

CEVAP: Siz yanlış yapmadınız, doğrusunu yaptınız ve dava açtınız. Genel anlamda yaptığım araştırmadan ve mesleğim ile ilgili baktığım davalardan, mahkemenin verdiği karanın doğru olduğu kanaatindeyim.

Bunu şunun için söylüyorum: SGK pek çok emeklinin maaşından kesinti yapıyor. Bunun gerçek nedenini maaşından kesinti yapılan vatandaş dahi bilmiyor. Siz dava açmakla doğruyu yapmışsınız ama keşke bir şekilde bu işi bir meslektaşımın yardımı çerçevesinde yapsaydınız.

Zira işinizin gecikmesinde bir miktar sizin konuya yabancı olmanız yatıyor. Zira siz Yargıtay kararı geldikten sonra, mahkemeden kararında ısrar etmesini istemek yerine Yargıtay’dan tashih-i karar (karar düzeltme) istemişsiniz.

İş mahkemeleri mevzuatında karar düzeltme talebine imkan yoktur. Şimdi bu talebiniz reddolunacak ama bunun için ne kadar zaman kaybedeceğiniz meçhul.

Aslında bu konuda kararların çok çabuk verilmesi yasada ön görülmüştür. Yasaya göre Yargıtay’ın iki ay içinde temyiz talebinizi sonuçlandırması gerekir. Ancak iş yoğunluğu içinde iki senede gelen kararlar vardır.

Şayet dosyanız yakınlarda geri dönerse sizin talebiniz mahkemenin ısrar kararı vermesidir. Böyle ısrar karar veren mahkemeler mevcut olup emekli vatandaşlar zaten aldıkları üç kuruş emekli maaşının da bazen 1/3 oranında bazen de daha büyük oranlarda elinden alındığına tanık olmaktayız.

Zaten mağdur olan emekli vatandaşları mahkemelere göndermeden bu haksızlığın halledilmesi şarttır. Hele emekli olup da çalışmaya devam eden sigortalılardan kesilen destek primine bir mana vermek mümkün değil.

Sen emekline geçinecek kadar para versen bu insan niye çalışma ihtiyacı duysun. Sanki çalışmak bir suçmuş gibi bir de yüzde 15 destek adı altında prim kesmek akılla mantıkla izah edilir gibi değil. Ama artık biliyoruz ki bu işlerde akıl veya mantık çalışmıyor.