Güzellik bir kavram ya da tanımlama değil, hayat felsefesidir...

23 Mayıs 2018, Çarşamba 14:25
AA

İnsanoğlu temel ihtiyaçlarını karşılar hale geldiğinden beri güzel olana çekilir olmuş. Gün batımını, deniz manzarasını, yeni açmış bir çiçeği, gökyüzünü sevmiş. Çağlar değiştikçe işleyiş farklılaşmış, toplumlara ve göreneklere göre yaşamlar değişmiş ama güzele olan ilgimiz hiç eksilmemiş.

Güzellik uğruna sanat akımları doğmuş, savaşlar yapılmış. Güzellik edebiyata, resme ve heykellere ilham vermiş. Zaman geçti ama insanoğlu güzelin ve güzelliğin peşinde koşmayı hiç bırakmadı.

Yüzyıllar sonra bugün geldiğimiz noktada ise güzellik koskoca bir sektöre zemin hazırladı. Kozmetik ve Estetik Cerrahi sayesinde binlerce kişiye istihdam sağlayan sektör, akademik anlamda da birçok önemli buluşun ortaya çıkmasını sağladı.

Ama benim tüm bu olup bitenler arasında, en çok ilgimi çeken kısmı güzelliğin bir kavramdan çok bir yaşam felsefesi olarak ele alınışı.


KEDİNE UYGUN BİR DÜŞÜNCE ŞEKLİ BELİRLE

Hayatımızda süreklilik arz eden her varsa, bir süre sonra siz farkında olmadan rutininiz oluyor. Bu sebeple üzerinde yoğun mesai harcadığınız şey her ne ise, dikkat etmenizi şiddetle öneririm. Sık sık şikayet edip, söylenen biri iseniz, bir süre sonra bu kaotik durumu rutininiz olarak hayatınıza taşırsınız. Sürekli yanlış insanlarla arkadaşlık kuruyorsanız, onları neden hayatınıza çektiğinizi bir düşünün derim.

Yaşadığımız hayatta hiçbir şey nedensiz değil. Karşımıza çıkan her insanın da, bizim varoluşumuzda bir görevi var. Bu açıdan baktığınızda hayatımızdaki uyum sağlayamadığımız insanların “acaba bize hangi farkındalığı oluşturmak için” karşımıza çıktığını sorgulamak daha kolay olacak.

Önce yaşamak istediğin hayatı belirle, sonrada benimsemek istediğin ruh halini. Sen iyiye, pozitife ve doğruya odaklandıkça karşına çıkan olaylar ve kişiler de bu doğrultuda olacaktır.


ÇİRKİN DÜŞÜNCELER İÇİNDE RUHUNU GÜZELLEŞTİREMEZSİN

Kavramsal güzellikten, salt güzelliğe geçen çok ince bir tünel var bana göre. Bu tünelin taşlarını da tamamen iç dünyamızın seyri oluşturuyor. Bu doğrultuda takıntılarımız ve alışkanlıklarımızın sebebi de iç dünyamızdaki eksiklikler.

Hayatta neyi aşırı yapıyorsak, mutlaka başka bir açığımızı dengelemek için aslında. Aşırı alışverişkolik oluşumuzun ya da aç olmadığımız halde sürekli abur cubur yeme istediğimizin altında sosyal ya da kişisel problemler, toplumsal dışlanmalar hatta Freud’a göre cinsel tatminsizlikler yatabilir.

Güzellik bir düşünceyle başlar aslında.

Her sabah güneşin doğuşuyla yeniden damla damla yayılır insanlığa. Bir inanışla filizlenir, bir davranışla büyür. Güzel düşünceler hücrelerinizi görünmeyen bir pozitif kalkanla sarıp sarmalar, gülümseyişle tüm vücudunuza yayılır. Güzellik kelimelere dökülebilir. Nezaket, hoşgörü, cömertlik ve zarafetle dışarı aktarılabilir.

Güzellik beklenti içinde olmadan yapılan bir jestle vücut bulabilir, sahibini yüceltebilir. Güzellik insanın ruhuna dokunur ve bir mıknatıs gibi diğer herşeyi etrafına çeker.

Güzellik bakan gözde olduğundan, herkes kendi penceresinden onu yorumlar. Çünkü güzelliğin bir sınırı, ya da tek bir tanımı olamaz.

Ruhta ve düşüncede güzellik yoksa, ne plastik cerrahinin neşteri ne de kozmetik sektörünün en iddialı ürünleri beyhude bir çabadan başka hiçbir işe yaramaz.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.