Teknik direktör mezarlığı ve mezar kazıcılar

15 Mart 2011, Salı 12:10
AA

Beşiktaş'ta teknik direktör Bernd Schuster'in istifa etmesi, Galatasaray'da Hagi'nin koltuğunun sallanması Türk futbolunun kanayan yarası istikrarsızlığın boyutlarını yeniden gündeme getirdi.

Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor son 10 yılda 43 farklı teknik direktörle çalıştı. 43 teknik direktör arasında kariyerleri başarılarla dolu pek çok teknik adam daha sezon ortasını görmeden gönderilirken, bazıları ise takımlarını şampiyon yapmalarının bir yıl sonrasında görevden alındılar.

Son 10 yılda Türk futbolunda Galatasaray'ın UEFA şampiyonluğu ve Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final görmesi ile Fenerbahçe'nin Devler Ligi'nde çeyrek finale çıkması dışında, Avrupa arenasında hızla eridiği düşünülürse başarısızlık kendisini daha belirgin bir halde kendisini gösteriyor.

Kulüplerin yönetimsel başarısızlıklarını, teknik direktörlere fatura etmesi hızlı ve engellenemez bir virüs gibi yayılıyor. Oysa her sezon başında imza törenlerinde "Biz hocamızla iki yıllık değil ömürlük imza attık", "Kendisiyle uzun yıllar çalışmak istiyoruz" türünden beylik laflar herkesin hafızasındadır.



İğneyi başkasına batırırken, çuvaldızı da kendimize batırmanın faydası olacaktır. Türkiye'ye her gelen teknik direktöre bir kulp takmak, "Çingene", "Alman köylüsü", "Yeniköy Kasabı", "Stajyer", "Yaşlı", "Bunak" gibi aşağılayıcı boyutlara ulaşan ifadeler takmak neredeyse basının birincil vazifesi haline geldi.

Şu berbat fotoğraf karesinin içinde kulüp yöneticilerinin başarısızlıklarının yanı sıra spor basınının da hatrı sayılır bir yeri bulunuyor.

Ülkeye Avrupa Şampiyonu etiketiyle gelen teknik direktörleri bile televizyonlara çıkıp "Bu adam bunamış, ne yaptığını bilmiyor" gibi son derece iğrenç ifadelerle sözümona 'eleştirmek' bırakın spor yazarlığını kahvedeki adama bile yakışmayacak düzeyde. İşte tam da bu noktada, insan kimlerin eline kalem verildiğini, kimlerin televizyonlara çıkartıldığını sorgulamaya başlıyor.

Son 10 yılda 4 takımın 43 farklı teknik direktörle çalışmasını, bu 43 adamın üstüne yıkma uğraşı işin kolaycılığıdır. Kulüpler, yöneticiler, basın, taraftar suçsuz ama bu 43 teknik direktör suçlu! Bunun inandırıcılığı var mı sizce?

Türkiye teknik direktör mezarlığı haline geldi. Mezarlıklara girip, ölülerin altın dişlerini çalmaya çalışan mezar soyguncuları da her zamanki gibi işbaşında.

Hayatlarında futbol topuyla halı saha dışında haşır-neşir olmamış adamların, Rijkaard-Schuster-Jean Tigana-Zico gibi isimleri daha ülke sınırlarına gelmeden eleştirmeye başlamaları, insanların işlerini yapamaz hale getirmeleri mezar soygunculuğuna benziyor.

Türkiye'nin ve Türk futbolunun 'istikrar' denilen olguya her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. İstikrarsızlığı istikrar haline getirdiğimiz sürece başarı sağlamak mümkün değil.

Tabii varolan durumdan memnunsanız ve kişilerin ve kurumların başarısızlığını paraya endekslemeye alıştıysanız işler sizin için yolunda demektir.

GALATASARAY
2000-2002 Mircea Lucescu
2002-2004 Fatih Terim
2004-2005 Gheorghe Hagi
2005-2007 Eric Gerets
2007-2008 Karl Heinz Feldkamp
2008-2008 Cevat Güler
2008-2009 Michael Skibbe
2009-2009 Bülent Korkmaz
2009-2010 Frank Rijkaard
2010-          Gheorghe Hagi

BEŞİKTAŞ
2000-2001 Nevio Scala
2001-2002 Christoph Daum
2002-2004 Mircea Lucescu
2004-2005 Vicente del Bosque
2005-2005 Rıza Çalımbay
2005-2005 Mehmet Ekşi
2005-2007 Jean Tigana
2007-2007 Tayfur Havutçu
2007-2008 Ertuğrul Sağlam
2008-2010 Mustafa Denizli
2010-2010 Bernd Schuster

FENERBAHÇE
2000-2000 Turhan Sofuoğlu
2001-2002 Mustafa Denizli
2002-2002 Werner Lorant
2002-2003 Oğuz Çetin
2003-2003 Tamer Güney
2003-2006 Christoph Daum
2006-2008 Zico
2008-2009 Luis Aragones
2009-2010 Christoph Daum
2010-     Aykut Kocaman

TRABZONSPOR
2000-2001 Sadi Tekelioğlu
2001-2002 Hans-Peter Briegel
2002-2003 Samet Aybaba
2003-2003 Turgay Semercioğlu
2003-2004 Ziya Doğan
2004-2005 Şenol Güneş
2005-2006 Vahid Halalhodzic
2005-2006 Sebastiao Lazaroni
2006-2007 Ziya Doğan
2007-2009 Ersun Yanal
2009-2009 Hugo Broos
2009-     Şenol Güneş.

Sıra kimde?