Farketmeden

03 Ağustos 2018, Cuma 19:55
AA

4 yaşındaki yeğenim Ela’ ya hayran hayran bakıyorum. Onun yarım kilo kıymadan geldiği son hale. Şimdi parmak uçlarında dans ediyor. Bale yapıyor. Hepimizi karşısına alıp, kendisini alkışlatıyor. ( bu senaryo bana tanıdık geliyor ya neyse )

İlk kez yaşadığı büyük heyecanlar var…

Geçen ay ilk büyük gösterisine çıktı. Kocaman sahnede yüzlerce insanın önünde ilk balerin selamını verdi.

Şimdi şarkı söylemeye merak saldı. Benim mırıldandığım sözleri hafızasına yazıp kendince yorumlayıp teyzeciğim bir şarkı yaptım dinler misin diyor bana. Dinlenmez mi o şarkı…

Yürüdü, konuştu derken arkadaşlarına doğum günü hediyesini de kendi elleriyle yapar oldu. Annesini izleyerek öğrendiği ve kendi yorumunu, renklerini katarak yaptığı tasarımlar fabrika üretiminden çıkmış ve vitrinde yerini almış olanlardan kat be kat güzel.

HAYIRDIR YAĞMUR NEREDEN GELDİ AKLINA DİYORSUNUZ DEĞİL Mİ?

İnsanın büyüdükçe ilk kez yaptığı şeylerin sayısının ne kadar azaldığını fark ettim. Nasıl tükettiğini duygularını. Öznelerini, yüklemlerini…

Yaş aldıkça kendini rutine, olağana teslim edişini.

Gideceği yere risk almadan kestirme yollardan varmaya çalıştığını.

Sınavlarına en iyi bildiği sorudan başladığını.

Yanılmamak için denemediğini. Çünkü yanılmaktan ,yanlıştan korktuğunu. Çekindiğini…

Ve işte böylece azaldığını

Hayatlarımızdaki İLKLERİN birer birer…

Ve

FARKETMEDEN…

Öğrenilmiş duygulara verilen öğrenilmiş tepkilerin insanları olup çıktığımızı fark ettim.

Kırmızı ışıkta dur, yeşil ışıkta geç .

Sarı kimin umurunda.

Sarıyı unutmuşuz.

İçimdeki; yer çekimine teslim etmediğim, dünya zamanından uzak tuttuğum minik Yağmur’u karşıma alıp, ona en son ne zaman bir şeyi ilk kez denediğini sordum…

Bir şeyi ilk kez yapma cesaretini verecek duygunun nerede saklı olduğunu?

Sürekli yaptığım şeyleri bir süre uçak moduna alıp hayatımı harekete geçmeye hazırlan sarısına terslim ettim bu hafta.

Okumayı beklediğiniz bir içerikle değil hayatımda ilk kez denemeye cesaret ettiğim bir şeyle bu hafta karşınızdayım.

Kim ne der safsatasını halı altına süpürerek aldım mikrofonu elime girdim stüdyoya ve içimden geldiği gibi avaz avaz şarkı söyledim.

Heyecandan titreyen ayaklarımın izin verdiği ölçüde bir şeyler çıktı sanırım ortaya.

Öyle uzaktan davulun sesi hoş geliyormuş tabi. Aman canım onunda sesi mi var dediklerimi bile tebrik ederek çıktım o stüdyodan.

Pek de fena olmadı ama ne dersiniz?

Bir şeyi ilk kez deneme çabamı bu denli büyük bir organizasyona dönüştüren sevgili İzzet & Yakar Organizasyona en başta da bu işi layıkıyla yapan çok büyük isimlerin aranjörü Uğur Onatkut’a teşekkürlerimi iletiyorum.

Ee hadi izleyelim mi?

Hımm… Bir küçük detayı atladım sanırım.

Bir şeyi ilk kez yapma cesaretini verecek duygunun nerede saklı olduğunu sormuştum?

Benim cevabım…

AŞKTA…

Belki bu içerikten ve yaptığım bu şeyden bir ilham alarak sizde hayatınızda ilk kez bir şeyi yapmaya, denemeye cesaret edersiniz ? Olur ya…

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.