Benden bir şey isteme hatta mümkünse görmezden gel!

10 Temmuz 2018, Salı 15:57
AA

Jo Nesbo’nun son kitabı Polis’i okurken denk geldim “Kinizm” felsefesine. Sonrasında okuduklarım daha naif, sorunsuz bir mutluluğun kapılarını işaret ediyordu. “’Kinizm mutluluk” tam bağımsızlık demek. Antisthenes'le Diogenes'in oluşturdukları Sokratesci bir öğreti.

Sokrates'in öğrencisi Atinalı Antisthenes yaşlandığı sırada, bütün dünya zevklerine sırt çevirmiş olarak buldu kendini. Antisthenes uzun yıllar soylular arasında zevkli bir ömür sürerek yaşlandığı halde birdenbire doğaya dönmüş, doğaya uygun yaşamayı yeğlemişti. Yaşamının sonlarına doğru köleler gibi giyiniyor ve "Zevk almaktansa ölmeyi yeğlerim" diyordu. Ölümünün çok yakında gerçekleşeceğini hissettiğinde ise gerçek mutluluğun sırrını da keşfetti. “Saf mutluluk için insanı bağımlı kılan her türlü şeyden, kişiden, unsurdan kurtulmak gerekiyordu” Kinizm felsefesinin doğuşu da tam bu şekilde oldu.

Sıradanlık eşittir mutluluk

Gerçek mutluluğa hepimizin ihtiyacı var. Ama bu birilerine ya da eşyalarla bağlanarak gerçekleşmiyor. Teknoloji her yeni nesille karşımıza geldiğinde ona ulaşmak için gösterdiğimiz çaba, sahip olduğumuz anda nasıl tüm büyüsünü kaybediyorsa, daha fazla bilgi açlığı içinde beynimize gömdüklerimiz ya da bizden sürekli bir şeyler bekleyen insanlar da aynı huzursuz etkiyi yapıyor. Hepsi mutluluk vermekten çok uzaklar. Aynı durum yeni aldığımız kıyafetler ve bilimum eşyalar için de geçerli.  

Kinizm, insanların özellikle değişim çağlarında hızlı değişen, yorucu, ezici, ürkütücü, kaygılandıran örgütsel dünya biçimlerine karşı durabilmek, dayanabilmek için tutunduğu felsefi savunma mekanizmalarından biri. Sıradanlığı savunuyor kinizm. Ne kadar sıradan olursan, ne kadar görünmez olmayı becerirsen o kadar yakınlaşıyorsun mutluluğa.

Dijital Çağın insanları ekranlarına kapanıp, huzur bulacakları bir dünya oluşturmaya çalışıyorlar. Bilgisayarlarının ya da cep telefonlarının içine saklanıyorlar. Dışarıya, gerçek hayata çıkmaya, orada nefes almaya, görünür olanlarla konuşmaktan korkuyorlar. Kinizm felsefesini yaşayanlar çıktıkları anda üstlerine gelecek “Satın al-Harca-Tüket” komutlarından kaçıyorlar…

Kendini bu cümlelerin içinde görüyorsan!

Eğer her sabah kalkmak için mutlu bir neden arıyorsan, trafikte, alışverişte ömrünü tükettiğini düşünüyorsan, gece yatarken bile içinde bir anlam arıyorsan, Twitter ve Instagram’ı sadece kim ne demiş diye takip ediyorsan, TV dizilerinden kaçıp internet TV dünyasına dalmışsan, her gün öğreniyor ve kendine sık sık güncelleme alıyor ama bir bilgi çöplüğünde olduğunun farkındaysan sen de bir kiniksin ve kullanmadığın her şeyden kurtulman ve doğaya dönmenin yolunu bulman gerek...İçinde yüksek miktarda mutluluk saklı.