“İdam değil; eğitim”, “savaş değil; haklara saygı”

04 Temmuz 2018, Çarşamba 15:34
AA

Gencecik bedenler katledildikçe oturduğumuz yerler kaygan, yediğimiz yemekler kursağımızda, uykular huzursuz, gelecek sadece belirsiz değil yanı sıra korku dolu. İki gündür oğluma “Kimseyle konuşmayacaksın” mesajı vermekten iflahım kesildi. Evde onu her yalnız bıraktığımda çalan her zil kabus demek. Türkiye’nin her yanında çocuklar öldükçe sadece sosyal medyadan hüzünlü mesajlar yayınlayıp unutmakla olmuyor artık.

Kalıcı çözümler için ki benim önerim hadım etmek. Hatta bir adım ileri giderek böbreklerinin birinin organ yetmezliği çekenlerden birine verilmesi. İdamı desteklemiyorum çünkü Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ihlal etmiş olur. Yanı sıra Avrupa Konseyi üyeliği de biter. Çünkü gelişmiş ülkelerin hiçbiri idam olan ülkelerle işbirliğine girmiyor, ticaret yapmıyor, vize vermiyor, turistler o ülkeye adımını bile atmıyor.

Ölümün kararını başka bir insan verebilir mi?

Türkiye'de idam cezası, 1984'ten beri fiilen ve 2004'ten beri hukuken yok. İdam cezası önce 2001'de savaş tehdidi ve terör suçları halleri dışındaki suçlar için kaldırılmış sonra 3 Ağustos 2002'de “Savaş ve çok yakın savaş tehdidi hâllerinde işlenmiş suçlar hariç” şartı ile kaldırılmıştı.

Sosyologlara göre Türkiye’de cinayetlerin büyük bir kısmı planlı değil, anlık cinnet ve karar sonucu gerçekleşiyor. Suçlu yakalandığında öleceğini bildiği için, kaybedecek bir şey olmadığını da biliyor. Daha da kötüsü idam Türkiye’nin kaderini etkileyen bir karar haline dönüşebilir. Günümüzde 98 ülke ölüm cezasını hukuken tamamen, 7’si savaş suçları ve istisnai durumlar dışında, 35’i ise fiilen ölüm cezasını uygulamadan kaldırmış durumda. AB dış politika sorumlusu Federica Mogherini ve Almanya hükümet sözcüsü Steffen Seibert ise Türkiye ile ilgili durumu net bir şekilde ortaya koyuyor; “İdam cezası uygulayan bir ülke AB üyesi olamaz… Görüşmelere bile devam edemez!”

İstatistikler gerçeği yansıtmıyor!

Woman Stats Project’in rakamlarına göre, dünyada tecavüzün en yaygın olduğu ve idamın yürürlükte olduğu ülkelerin başında, ortalama her 100 bin kadından 60’ının tecavüze uğradığı Afganistan, Hindistan, Pakistan, Suudi Arabistan, Yemen, Irak, Suriye, Ürdün, İran, Sudan ve diğer Afrika ülkeleri geliyor. Ancak bu listenin en önemli özelliği, tecavüze uğrayan kadınların yasal yollara başvurması sonucu ortaya çıkması. Yani tecavüze uğrayıp, hakkını arayamayan, şikayet edemeyen milyonlarca kadın olduğunu unutmamak gerekiyor… 

Bu arada her yönden olan kadınlara ve çocuklara oluyor. Dolar ve Euro yükseldikçe sağlıklı kozmetiğe ulaşamıyor, zaten taksitli olmadığı için seyahat boylarına aklımızı ikna ediyoruz. Mustela’nın üçlü büyük boy şampuanı Fransa’da 10 Euro’ya alınabilirken, burada tekine bile 90 TL’den aza ulaşamıyoruz. Patatesler kimyasallı, yoğurtlar sütsüz, limonun tanesi 1.5 TL, soğan ve patates altın değerinde...

Çocukları, hayvanları ve kadınları her anlamda düşünen insanlara, yasalara, erkekleri caydırıcı tedbirlere ihtiyacımız var. Sesimizi duyan var mı?






Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.