Kitap mülkiyetçileri ve özgürlük avcılarına…

19 Haziran 2018, Salı 16:20
AA

Geçen hafta İDO Deniz Otobüsü’nde gelirken Carlos Maria Dominguez'in “Kağıt Ev” kitabını aldım minik marketlerinden. Yanımdaki kitaplar tükenmiş, “Ne okuyacağım şimdi?” diye dolanırken rastladım mağazalarına. Yolda kitap servisi yapıyor olmaları bir yana, satış yapan kişinin bilen tavrı da ayrıca mutluluk vericiydi.

Bu daha çok novella diyebileceğim kitap adeta beni, bizi anlatıyordu. Her konuda temizlenmeye çalışıyorum mülkiyetçilikten ama kitaplar konusunda bunu başaramadım. Evin duvarları tıka basa kitap dolu. Çocukluğum, ilk gençliğim, sahaf maceralarım derken kitaplıklar yetmemeye başladı. Birine kitap verirken on kere düşünürüm hala “Acaba geri getirir mi diye?”

Kitaplar hayatı tamamen değiştirebilir!

Kağıt Ev, Bluma Lennon’un, Emily Dickinson’ın Şiirler’ini okurken, bir arabanın altında kalması ile başlıyor. Sonrasında kitapların insanların hayatlarını nasıl değiştirdiğini şaşırtan, soluk kesen bazen de üzen Carlos Brauer örneğiyle devam ediyor.

Çimento kaplı kitabın sahibi Carlos Brauer bir bibliyofil. Evinde binlerce kitap bulunan takıntılı bir kitapsever. Kitapları evinden dolup taştıkça, banyodaki kitapları zarar görmesin diye soğuk suyla duş almaya başlayan, kitaplar uğruna arkadaşlarını yitiren, bu uğurda çokça para harcayan ve evini dev bir kütüphaneye dönüştüren, bir süre sonra, kitaplar tarafından kapana kıstırılan bir adam.

Satır aralarında gölge hattına doğru ilerleyenlerin ve bir anda hattın öteki tarafına geçenlerin hikâyeleri de gömülü.

Merakınızı çeksin diye kitaptan bazı cümleleri paylaşıyorum;

-Çoğunlukla bir kitaptan kurtulmak, ona sahip olmaktan daha zordur 

-Biz okurlar, sadece eğlence amaçlı olsa bile, arkadaşlarımızın kütüphanesini gözleriz. Bazen sahip olmadığımız ama okumak istediğimiz bir kitabı bulmak için yaparız bunu, bazense karşımızdaki hayvanın ne ile beslendiğini öğrenmek için...

Henüz okumadıysanız ikinci önerim, Paulo Coelho’nun Hippi’si. Üçüncü göz de denilen iki göz arasındaki Pineal Bez’in anlamını daha kitabın ilk satırlarında öğrendim, 1970’lerde hippilerin dünyayı dolaşma çabasını da anlamlandırdım.

Paulo Coelho’nun kendi yaşamöyküsüne belki de en yakın eseri Hippi, başka bir dünyanın mümkün olduğuna inanan barışçıl bir neslin arayış ve dönüşüm öyküsü.

Şimdilerde epifiz bezinin etkilerinin nasıl artırabileceğini araştırıyorum. Onun sonuçlarını da bir sonraki yazıda paylaşacağım…



Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.