Affet canım Atatürk'üm

10 Kasım 2013, Pazar 05:00
AA

Bir 10 Kasım’da daha seni minnetle, sevgiyle, meğer ne kadar büyükmüş, ne kadar ileri görüşlüymüşsün diye kafamıza vura vura anıyoruz. Ama yüzümüz kara, emanetine yeterince sahip çıkamadık. Devrimlerin bir bir geri alınıyor, Kurduğun cumhuriyetin adına bile tahammül yok, değil seninkine! Henüz heykellerin yıkılmadı ama adını bile anmıyorlar! Mazeretimiz, söyleyecek sözümüz yok. Başımız eğik, canımız sıkkın. Cumhuriyet devrimlerini yeterince benimsetememişiz ki karanlıklar hortluyor. Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacak ama, laik ve demokratik bir cumhuriyet mi, İslam Cumhuriyeti mi olacak, belli değil! Bu daha başlangıç, mücadeleye devam.

[[HAFTAYA]]

Antalya’da su sesinden kadın sesine


Kuş cıvıltılarına su sesi eşlik ediyor, ormanda dolaşıyor, azmaktan akan suyun sesini duyuyor, yaprakların hışırtısına karışan ayak seslerinin kimin olduğunu merak ediyorsunuz. Fazıl’ın yüzü ise epeydir ilk kez gülüyor çalarken, müzip bir çocuk ifadesiyle.

Piyanonun orasını burasını karıştırır, eliyle neredeyse orkestrayı yönetir ve ilk kez vurmalı çalgıların bu denli baş rolde olduğu eserini icra ederken gözümüz şimdi kim neyi çalacakta. SUWater, Fazıl Say’ın son bestesi ve Türkiye’de ilk kez Antalya Piyano Festivali’nin 14’üncüsünün açılışında çalıyor. O mest, biz mest! Mezopotamya, hüzünlü, dramatik bir besteydi, bu ise, nefes gibi, insanı var ediyor! Fazıl, bu bestesini en çok da su üstünde yazmış, Burgaz’daki evine gidip gelirken vapurda!

Serenad’dan şarkılar

Konserin ikinci bölümü Şarkılar. Fazıl, çoğunu 20 yıl önce bestelediği, ama söyleyecek sesi bulamadığı için seslendirtmediği Nazım Hikmet’den, Pir Sultan Abdal’a, Ömer Hayyam’a, Cemal Süreyya’ya ozanların şiirlerini nihayet Serenad’ın sesiyle dinletiyor bize. Devlet Korosu’nda çalışan genç müzisyen Selda Bağcan’ın yeğeniymiş, müzik genlerinde var, kaderi adıyla yazılmış zaten! Serenad, gerek sesi, gerek yorumu, gerek sahnedeki duruşuyla salonu fethediyor, iyi ki de Fazıl onu keşfetmiş dedirtiyor! Fazıl Say, taksi şöförünün, dolayısıyla halkın talebine karşılık verdiği için memnun.

Bindiği takside şöför kendisine “Abi biz seni seviyoruz ama öyle senfoni filan anlamıyoruz, senin şarkın yok mu hiç?” diye soruyor. Fazıl “Yakında çıkacak” müjdesini veriyor. Serenad’ın sesinden şarkılar pazartesi çıkıyor! Antalya 14. Piyano Festivali 30 Kasım’a kadar Wolsvagen’in sponsorluğunda ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla sürüyor.

*

Yoksa SiZ?!!

Başbakana eleştiri kokan bir soru sorulduğunda cevap ‘YOKSA SİZ?’ diye başlıyor. “Yoksa sizin kızınız erkeklerle aynı evde mi kalıyor?” “Yoksa siz gayrımeşru ilişki içinde misiniz?” “Yoksa siz alkol mü alıyorsunuz?” “Yoksa siz, sigara mı içiyorsunuz?” “Yoksa siz, alevi misiniz?” “Yoksa siz ateist misiniz?” “Yoksa siz darbeci misiniz?” “Yoksa siz 28 Şubat’cı mısınız?” “Yoksa siz Atatürkçü müsünüz?” Ya da en korkuncu, “Yoksa siz, Gezici misiniz!!!” Bizzzz, müslüman ve muhafazakâr demokrat olarak buna razı gelemeyiz! Valiler gereğini yapacaktır! Biz kimsenin hayatına karışmıyoruz. Biz görevimizi yapıyoruz. Buradan söylüyorum, hakimler, savcılar gereğini yapacaktır.” Ve hatta şu suçlamayla: “Yoksa sizi birileri mi görevlendirdi?”