Aşk 'kitapları' artık satmıyor mu?

03 Kasım 2013, Pazar 05:00
AA

Zaten çok fazla okuyan bir millet değiliz, hele internete sardığımızdan beri hepten az okur, çok sörf yapar olduk. Yine de bazı yazarlar çok okunuyor! Ne mutlu onlara. Bugün İstanbul’un en büyük kültür etkinliklerinden biri, TÜYAP Kitap Fuarı açılıyor. Kitaplar okurlarıyla buluşacak, bir hafta boyunca gençler, entellektüeller, yazarları görmek, kitapları karıştırmak için Beylikdüzü’nün yolunu tutacak.

Geçtiğimiz yıl içinde kimler ne satmış, rakamlara baktım, hayli siyasi bir dönemdi ve roman ne yazık ki tahtını anı ve incelemelere bıraktı desek yalan olmaz.

En çok satanlar da gazeteci kökenliler: Köşe yazıları da çok okunan Yılmaz Özdil’in yeni kitabı, AKP iktidarının on yılını özetleyen ‘Beraber yürüdük biz bu yıllarda’ 350 bin gibi büyük bir satış yakalamış. Zülfü Livaneli ‘Kardeşimin Hikayeti’ ve Mehmet Altan da 100 binin üstündeler. Kadınlardan Ayşe Kulin ve Canan Tan her daim çok satıyor!

Çok okunanlar çok az

İki elin on parmağı kadar olamadı, devam edelim: Ahmet Ümit, Yaşar Kemal ve Yekta Kopan bu yıl yeni kitaplarıyla fuarda, onlar da yüzü bulmaz ama satar. Sağlık kitaplarında Canan Karatay’ın tüm diyet kitapları tavan yapıyor ama son dolandırılma hikayesinden sonra Canan Hanım karizmayı fena çizdirmiş sayılır!

Cezaevlerinde siyasi davaların ‘tutsakları’ tarafından yazılan kitapları da ayrı değerlendirmek gerekir, hem çok değerliler, hem de çok satılıyorlar, Silivri Külliyatı! Söyleşi ve imza günlerini kaçırmayın. Gençler yine sevdikleri Komikaze’nin çizeri Erdil Yaşaroğlu’nun, orta yaşlılar Yılmaz Özdil’in önünde kuyruk olacaklar, kadınlar da Canan Tan’ın.

Bu yıl fuarın konuk ülkesi Çin. İtiraf etmeliyim ki Çin edebiyatı hakkında hiç bir fikrim yok! Hiç bir Çinli yazarın kitabını okumadım, ama onlar bizi okusa ne güzel olur, bir milyar nüfus, bir sarsalar ihya oluruz!

* [[HAFTAYA]]

Bütün çalışanlara tavsiye edilir

Demet Cengiz, ‘Patron Çıplak’ kitabını hazırlamaya karar vermeden önce elinde bu kadar güzel bir malzeme birikeceğini düşünmemişti. Ne zaman ki gazetesi için yaptığı röportajların bir istatistiki değeri oluşmaya başladı, o diğer meslektaşları gibi yazdıklarını toparlamakla yetinmedi; bilgileri sınıflandırdı ve bir iş insanı profili çıkardı.

Patron Çıplak, Demet Cengiz'in iki buçuk yıl boyunca her hafta yaptığı röportajların bir toplu basımı değil, analiz ve hatta işletme fakültelerinde ders kitabı olacak belge niteliğini kazandı. 30’u yabancı 130 iş insanının 9 ayrı bölümde toplanacak yüze yakın soruya verdiği yanıtı kim merak etmez? Kitap yayınlandıktan sonra zengin koca arayan genç kadınlardan patronunu tanımak isteyen çalışanlara ve iş arayan gençlere rehber oldu esprisi yayıldı bile! Beyaz yakalıların en tepesindeki insanlar ne yer ne içer, boş zamanlarını nasıl değerlendirir, toplantılarda ne yapar, araba tutkuları, yaptıkları spor, sık gittikleri lokantaya kadar bütün bilgiler elinizin altında.

Demet Cengiz, röportaj yaparken çoğu kişinin özel hayatı konusunda konuşmaktan hoşlanmadığını ama bir süre sonra açıldığını, kadınların daha cesur ve samimi olduğunu anlatıyor.

Kendilerine yatırım yapıyorlar

İş insanlarının genel profilinde dikkat çeken kendilerine olan özenleri. Kendilerini sermayenin bir parçası olarak gördüklerinden midir ne, hemen hepsi sağlıklı beslenme, spor yapma, uyku saatleri, tatil konusunda çok dikkatli davranıyor, tabii beyan esas alınarak! Ortak hobileri arasında araba tutkusu yer alıyorsa da hemen hepsinin şöförü var. Hemen hiç biri kamu ulaşımını kullanmıyor, erken kalkıp çok çalışıyorlar. Yıllardır ekonomi gazeteciliği yapan Demet Cengiz, bu sürede güvenini kazandığı ve çoğunu yakın tanıdığı iş dünyasından insanlarla randevu alıp konuşmakta zorlanmamış, ama gerek röportajları, gerek bunları topladığı kitabına çok özen göstermiş. Ortaya da her ‘çalışan’a lazım bir kitap çıkmış!