Bir fotoğraf, iki kadın

03 Kasım 2012, Cumartesi 05:00
AA


Kamuran Özel ve Hayrünnisa Gül’ün farklı şıklıkları haftanın fotoğrafını oluşturdu.

Cumhuriyet Bayramı’na bu yıl damgasını vuran ilkler çok konuşuldu, daha da konuşulacak. Ama akıllarda en çok iki kadının başrolde olduğu bir fotoğraf kalacak: Yer Çankaya Köşkü, Kabul Salonu. Ev sahibi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül. Konuk, Genelkurmay Başkanı Özel’in eşi Kâmuran Özel. İçtenlikle el sıkışan iki kadın da bir bayram kutlamasının gerektirdiği gibi özenli giyinmiş. Her kadının yaptığı gibi süslenmiş! Hayrünnisa Gül’ün gece mavisi uzun kıyafeti, göz alıcı. Saçlarının bir telini bile göstermeyen, sımsıkı başörtüsü olmasa, başı açık her kadının beğenerek, severek giyeceği şıklıkta. Zaten Hayrünnisa Gül, first lady, baş kadın olduğundan beri, ortalıkta fazla görünüp rol çalmayarak, göründüğünde de, başörtüsüne yönelik bir kesimin hassasiyetini en aza indirecek bir şıklık sergileyerek göz dolduruyor. Son giydiği Cumhuriyet Bayramı kıyafeti ise, bence en güzeli.

Şıklığı, saçında

[[HAFTAYA]]

Kâmuran Özel’in kıyafeti siyah, fotoğrafta belli olmuyor. Ama onun süsü, şıklığı, güzelliği, saçlarında! Diğerinin sıkı sıkı örttüğü saçları, Bn. Özel’in başını bir taç gibi dalga dalga inerek süslüyor. Hani kadın gözüyle denir ya, bu yorum, siyasi şifreleri olan bu fotoğrafın kadın gözüyle, kadın farkıyla yorumlanması. İki kadın, ikisi de cumhuriyet ilkeleriyle orada, dimdik ayakta. İkisi de Cumhuriyetin kazanımlarıyla alımlı, çalımlı. Birinin başını 89 yıl önce açtılar. Birinin başını yakınlarda, yeniden kapadılar. Bu kavganın cumhuriyet kavgası olmasının nedeni, bu!

Ölüme yataraK siyaset olmaz

Açlık grevlerine bundan önce de karşıydım, şimdi de daha çok karşıyım. Çünkü: 1. Açlık grevi yapanlar, daha doğrusu örgüt emriyle ölüme yatırılanlar neden hep cezaevindeki gencecik insanlar oluyor? 2. Açlık grevi yapan, hiç olmazsa, kendi hakkını aramalı. Oysa burada cezaevindeki örgüt lideri, yanağında sivilce çıksa olay oluyor da, onun tecritini kaldırmak için neden başkaları açlık grevine yatırılıyor? 3. Açlık grevi, doktor kontrolleriyle, ritüellerle, insanların ölümünü yavaş yavaş seyretmek gibi insanlık dışı, hiç bir şekilde kabul edilebilir bir durum değil ve bunun yol olmaması için iktidarlar da hiç bir biçimde buna prim vermiyor. O halde niye, neden bu acımasızlık, bu vahşet?

10 Kasımda misliyle sokaklarda

Bir ailevi görevi yerine getirmek için bayram tatillerini de fırsat bilerek sizlerden ilk kez bu kadar uzun süre ayrı kaldım. Gerek çok uzaklarda olduğum ve ulaşamadığım, gerek biraz da dinlenmek için aktüaliteyi yakından takip etmedim. 29 Ekim kutlamalarına kadar! Bir iki gün öncesinden twitter sağ olsun, olayların içine daldım. Açıkçası, Mısır’daki El Tahrir meydanını dolduran göstericilere demokrasinin gereği diye bakan, Libya’daki isyancılara bavulla para, Suriye’deki isyancılara ambülansla silah yollayan, Tunustakilere çiçek atan bir iktidarın; kendi muhalifleri, en önemli bayramı, milli günü, alternatif bir kutlamayla taçlandırmak için sokaklara döküldüklerinde bu kadar öfkeli ve haşin olmalarını çok ayıpladım! Başkente girişler yasaklandı, otobüsler seferden alıkonuldu, yürümek isteyenlere gaz ve tazyikli su sıkıldı. Eğer kolluk güçleri, polis, o yürüyüşü yapmak isteyenleri güvenceye alsa ve hiç karışmasa, o yürüyüşe katılanlar belki bu yürüyüşe katılmalarına gerek olmadığını düşünürlerdi, oysa şimdi daha da büyüğünü 10 Kasım’da yapmaya hazırlanıyorlar! Üstelik gereksiz bir “çift başlı yönetim” polemiği de cabası! Başbakanın bu gerginlikten rant elde etme çabası ülkeyi gere gere koparacak, hâlâ anlamıyor!

Emine Hanım Çankaya’ya geldi
 
Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuna ‘ilkler’e damgasını vuran nedenlerden biri de Başbakanın eşi Emine Erdoğan’ın Çankaya Köşkü’ndeki davete ilk kez katılmasıydı. Başbakana resepsiyonda çanak bir soru soruldu: “Eşiniz neden ilk kez katılıyor?” Başbakan pası gole çevirdi: “Bizi buraya sokmayanlar utansın!” Haklı. Ama 2010 yılında, Cumhurbaşkanı Gül, eşiyle yaptığı resepsiyona davetlilerini eşli çağırmıştı. Tabii ki Başbakan Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da davetliydi.

2 yıl önce niye gelmedi?

Fakat resepsiyona katılmadı. Eşinin niye katılmadığını soranlara o gece Başbakan Erdoğan, “Dünürleri yemeğe davet etmiş” yanıtını verdi ve bu (pek de geçerli bir mazeret sayılamayacağı için) günlerce en tepedeki iki hanımefendinin arasının açık olduğu yorumlarına konu oldu. Balık hafızalı olduğumuz için hatırlatayım istedim, Emine Erdoğan isteseydi Çankaya Köşkü’ne en azından iki yıl önce çıkardı. Laf aramızda, eğer isteselerdi, yani beş yıl önce siyasi hesaplarına uygun düşseydi, karı koca zaten orada o resepsiyonun ev sahibi olurlardı!