Çocuk gelinlerin canı acıyor!

25 Kasım 2012, Pazar 05:00
AA

Gazze, İsrail, Irak, Suriye derken terzinin eteği sökük. Usta dikemiyor bir türlü. Küçük kızları bebek oynayacak çağda okuldan alınıp yaşlı başlı adamların altına kocaya diye verilirken, ergenlik çağında hamile bırakılıp doğumda ölürken ilgilenen yok! Türkiye İstatistik Kurumu rakamlarına göre 18 yaşından küçük kızlarını evlendirmek için mahkemeye dava açan ailelerin sayısı yüzde yüz artmış! Bunun altında yoksulluk da yatıyor, hiç kuşkusuz; bir o kadar da muhafazakârlık ve cahillik! Acımasızlık, hatta kusura bakmayın vahşet! 13- 14 -15 yaşındaki kızımı ben nasıl evlendiririm? Aklım almıyor! O daha çocuk, o daha ergen, o daha okul çağında, o daha eve gelip anasının kuzusu, oyun oynayacak çağda. Ama evden bir boğaz eksilecek. Verilenden para alınacak. Altın, takı, toprak, artık ederi neyse, mal gibi satılacak! O çocuk, okul çağında, hiç bilmediği biriyle cinselliği yaşayacak.

Canı yanacak, korkacak, ağlayacak, hamile kalacak, kendi büyümeden vücudunda bir çocuk büyütecek. Gençliğini yaşamadan ev işi, çocuk büyütme, yaşlanıp gidecek! Kimin umrunda? Çocuk gelinlerin sayısı 200 bine yaklaşmış! İki yüz bin çocuk, kadın olmuş. Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği, bir kampanya başlattı. Milletvekillerine yazdıkları bir mektupla “15 yaşında gelin, 16 yaşında anne, 17 yaşında mutsuz ve umutsuz” bir kuşak yaratılmaması, çocuklarımızın geleceğinin karartılmaması için çözüm istiyorlar! 25 Kasım Kadına Karşı Şiddete Hayır Günü’nü bu soruna dikkat çekmek için ilan eden kadınların sesine kulak verilecek mi? Ailelerin küçük kız çocuklarının hayatını karartmasına devlet engel olacak mı? Dört artı dört yasasını çıkaranlardan bunu beklemek için iyimser değilim!

[[HAFTAYA]]

Kadına karşı şiddet tırmanıyor

AKP iktidarı döneminde kadına yönelik şiddette yüzde 1400’lük inanılmaz bir artış var. Diyarbakır’da İnsan Hakları Derneği’nin yaptığı açıklamaya göre bölge illerinde son on ay içinde şiddete uğrayan 56 kadın ölmüş ya da öldürülmüş, 45 kadın da yaralanmış, 6 kadın tecavüze uğramış! Kadınlar en çok boşanmak istediği için eşleri tarafından öldürülüyor. Bunu anlamaya imkan var mı? Ve erkek genelde, aldatılıyordum yalanının ardına sığınıp bir de hafifletici sebepten yararlanıyor.

Neden AKP iktidarında kadına yönelik şiddet arttı, hele Fatma Şahin gibi kendini gerçekten sorunu çözmeye adamış bir bakan varken neden mesafe alınamıyor? Çünkü hakim zihniyet, kadını üç çocuk yaptırıp eve kapatan, erkeğin sözünün geçtiği, paranın ve gücün onda olduğunu vurgulayıp kadını itaate zorlayan ve aşağılayan zihniyet. Bu zihniyet varken ne kadar yasa çıkarırsan çıkar, boş.

Uygun fiyata iyi şarap!

Şarap severlerin en büyük şikayeti, şarap fiyatları. Hükümetin tüketimi engellemek için olsa gerek vergi bindirmeyi pek sevdiği bir ürün şarap ve ortalama kalite bir şişe şarabın fiyatı, yurt dışında kaliteli bir şaraba denk geliyor. Hele bir de lokantada şişe açtırıp içerseniz canınız yanıyor. Nedense lokantalar şarabı market satış fiyatının üç misline satıyor! İşte bu ortamda Kuruçeşme’de açılan İncirli Şaraphane fiyat, kalite ve çeşit açısından iyi bir olanak sunuyor.

Türkiye’nin en zengin kavı iddiasıyla açılan İncirli Şaraphane’de, Türkiye’nin en ünlü şarap üreticileri, 500 küsur markayla yer alıyor. Her markanın bir standının olduğu şaraphanede, isterseniz kadehle şarap içebiliyor, isterseniz şişe satın alabiliyor, hatta en güzeli isterseniz oradan aldığınız şarabı Soul Grubu’nun Banyan, La Mancha ve Kydonia restoranlarında da açtırıp içebiliyorsunuz! Böylece iyi bir lokantada uygun fiyatla şarap içebiliyorsunuz. Şarap dostlarının akın ettiği açılış gecesinde peynir eşliğinde şarap tadanlar çoktu. Her gün bir kadeh kırmızı şarap sağlığa yararlı, Sağlık Bakanı yalandır dese bile... Anadolu, şarabın vatanıdır, ağzıyla içmesini bilene de zararı yoktur!

Afife Jale, balede

İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin sahnelediği Afife Jale Balesi’ni gala temsilinde izledim. Salonu dolduran herkes gibi çok çok beğendim! Sanat eseri olarak ayrı beğendim, bu dönemde böyle bir eseri sahneleme cesaretlerini ayrı! Afife Jale, Osmanlı döneminde sahneye çıkma cesaretini göstermiş ilk Türk müslüman kadın. Aykırı, avangard bir kadın yani. Ne ana babayı dinliyor, ne kocayı, ne başını örtmek istiyor ve tabii hep baskı, hep baskı! 39 yaşında yoksulluk ve hastalık içinde ölüp gittiğinde bir gün adına ödül konulacağını düşünebilir miydi? Beyhan Murphy’nin başarılı eserine Turgay Erdener duygulu bir müzikle hayat vermiş.

Bahar Korcan’ın kostüm tasarımlarına da bayıldık. Afife’nin yaşamındaki dört ayrı dönemi, dört sanatçı canlandırıyor, hepsi, ama asıl Afife’yi oynayan Tülay Yalçınkaya da çok başarılıydı. Oynayan diyorum, çünkü modern bale ama drama yanı ağır basıyor. Afife’nin hayatındaki 4 erkeği canlandıran sanatçıların hepsine de kocaman bir bravo, ama Selahattin Pınar karakterindeki Arkın Zirek daha bir kalbimi çaldı. Afife’nin sahneye çıkışı, baskılar, uyuşturucuya kapılması, aşkları, altın, kırmızı, mor ve gümüş dönemler olarak anlatılıyor. Ne yazık ki sadece beş temsil var yıl sonuna kadar. Yer bulabilirseniz kaçırmayın. Süreyya da çok şık, mücevher kutusu gibi bir salon olmuş. Bale, içine tükürülecek değil, baş tacı edilecek bir sanat, iyi yapıldığı zaman!