Eyvah! 1 Mayıs geliyor

30 Nisan 2015, Perşembe 05:00
AA

Yarın 1 Mayıs. İstanbul’da tedirginlik had safhada. Her ülkede emekçi bayramı olarak kutlanan 1 Mayıs, İstanbul’da “Taksim Meydanı’na gireriz; hayır sokmayız” tartışması etrafında kısır döngü halinde geçiyor. Polis bir haftadır Cihangir’den Gümüşsuyu’na barikat taşıyor. Esnaf müşteri gelemiyor, bir de gaz yiyor diye o gün kepenk kapatma kararı aldı. Banka şubelerinin açık kalıp kalmayacağı belli değil. Taksim ve civarı, ne polis şiddetini, ne de goşist grupların vandalizmini hak etmiyor. Ne gaz sıkılsın, ne Taksim çevresi, barikatlarla girilemez hale getirilsin, ne de molotof kokteyli atılsın. Geçen yıl insanlar karşı kaldırımdaki bakkala ekmek almaya gidemedi. Turistler uçaklarını kaçırdı. Sendikalar da bir zahmet inattan vazgeçsin, Taksim Anıtı’na, Kazancı Yokuşu’na bir grup çiçeğini koysun ve bitsin bu olağanüstü hal. 1 Mayıs, bayram değil, inatlaşma gününe dönüştü. Hepimiz çok sıkıldık, farkında mısınız?

[[HAFTAYA]]

CHP, HDP’ye karşı tavır değiştirdi

Önce suskun kaldılar, sonra yavaş yavaş sesler yükselmeye başladı: “CHP hayır kurumu değildir!” CHP’liler, bir başka seçimde aman baraj altında kalmasın diye MHP’ye oy verdi. Şimdi de aman barajı geçsin diye HDP’ye oy vermeyi düşünüyorlar! Sırf RTE’ye duyulan tepkiden, AKP bile değil. RTE, sıradışı bir politikacı. Ülkenin yarısı ona tapıyor, yarısı ise tahammül edemiyor. Hukuk ve demokrasi anlayışı konusunda şaibeli. Üç dönem kuralını aşmak için cumhurbaşkanı seçilmek istedi. Bu makamın verdiği yetki ona yetmiyor, Başkan olmak istiyor. Bunun için de cumhurbaşkanı yeminine rağmen, açıkça kampanya yapıyor, fırsat yaratıp her gün en az iki kez kamuoyuna hitap ediyor. Devletin bütün imkanlarını kullanarak oy istiyor! Hem milliyetçi oyları kaçırmamak için, hem de barajı geçmesin de onun oyları da AKP’ye kalsın diye HDP’ye yükleniyor. Çünkü baraj yüzünden Kürtlerin yoğun oldukları yerde böyle bir garabet var.

CHP seçmeni ikilemde

İşte HDP, özellikle CHP’lilerden bu RTE karşıtlığını kullanarak oy bekliyor. CHP de başta suskun kaldığı bu politikaya, oylarını kaçırmamak için artık karşı çıkıyor. Yani HDP, bir anda hem bütün partilerin hedefi haline geldi; hem de neredeyse bütün seçmenlerin oy vermeyi düşündüğü ikinci parti! Kürt milliyetçiliği dışında, HDP’nin en büyük kozu, AKP düşmanlığıysa, bir diğer kozu da Demirtaş! Partisinin gülümseten, sempatik başkanı; bağlama çaldı, türkü söyledi, AKP’nin her atağına espriyle yanıt veriyor. Hem ortamı yumuşatıyor, hem de kendinden büyüğü hafife alıp madara ediyor!

Türban bitti, imam hatip okulları istismarı

İmam hatip okullarına gitmek armağan mıdır, ceza mı? Öğrenciler dün TEOG sınavına girdi. Çok önemli, çünkü bu sınavın sonuçlarına göre gidecekleri okul belirleniyor. Puanı yüksek olan öğrenci, daha iyi eğitim verildiği düşünülen okullara girebilecek. Diğerleri sırasıyla meslek liselerine yönlendirilecek ve puanı en düşük olanlar, artık düz lise kalmadığı için mecburen, istemeseler de imam hatip liselerine gidecek. Soruyorum: bu durumda imam hatip liselerine girmek ödül müdür, ceza mı? İmam hatip liselerine giden öğrenci sayısı bir milyona çıktı derken, gitmek istemeyenlerin mecbur olduğu için gitmek zorunda olduğu okullar yarattığınız için bir oturup düşünün. CHP, “imam hatipleri kapatacaklar” suçlamasına yanıt verirken dikkatli olmak zorunda tabii. İmam hatipler, çocuğunu göndermek isteyenin gidebileceği, ama istemeyenin de gitmek zorunda kalacağı tek seçenek olmasın. CHP’ye oy verecek olanlar, normal liselerinin itirazlarına rağmen zorla imam hatip yapılmasını yaşadılar. Ayrıca, bir çok CHP seçmeni zorunlu din derslerinin de seçimlik olmasını istiyor. Çocuğuna kendi inancına hakaret edilen derslerin zorla okutulmasını istemiyor.