Köyler şehire katıldı, oy alındı

12 Nisan 2014, Cumartesi 05:00
AA

Diyorlar ki “AKP seçmenini aşağılamayın.” Aşağılamak için değil, başarının ve yenilginin nedenlerini anlamak için araştırma sonuçlarını paylaşmak da mı yanlış? AKP’ye oy veren seçmenle, CHP’ye oy veren seçmen arasındaki temel fark CHP seçmeninin eğitimli, şehirli, daha az çocuklu ve daha liberal olması. AKP seçmeni kırsal bölge ile bağını koparmamış, muhafazakar ve dindar, eğitimsiz, çok çocuklu. Biat kültürü, lidere körü körüne sevgi ve bağlılık buradan geliyor. Kendi seçmeninin özelliklerini en iyi Erdoğan biliyor.

[[HAFTAYA]]

Ankara ve Antalya

Büyükşehir yasası bunun için planlanmış. Merkezin etrafındaki köy gibi yerlerin bile şehir merkezi için oy kullanmasını sağlayarak en uçtaki mahallenin oyu hedeflendi. Nitekim Ankara ve Antalya’nın asıl bu yüzden kaybedildiği, uçlardaki ilçelerin oyları şehire katılmasaydı on binden fazla fark bile atılacağı hesaplanmış. Şimdi tam tersi olmakla kalmadı, belediyenin bundan sonraki çalışmalarında da eksen kaydı! Büyükşehir belediyesi kent merkezindeki üniversiteliye mi hizmeti öne alacak, köy kahvesindeki amcalara mı? Bedava internet mi geçecek belediye meclisinden, köylere Kuran kursu mu? Son on yılda hızla şehirleşen Türkiye, şimdi şehirlerini hızla köylüleştiriyor! Köylüye karşı değilim elbet ama keşke onları da Kadıköylü yapabilsek!

Bu kadar sahipsizler mi?

Aydın’da çalışan bir polis memuru bacağı kırıldığı için ameliyat olup evine götürülmüş. Yalnız yaşayan polisin raporu bitip göreve dönmemesi üzerine evine giden arkadaşları, onu açlıktan ölmek üzere bulmuş! Şarjı bittiği için telefon edip yardım isteyememiş, ameliyatlı ayağı da kangren olmak üzereymiş. Akrabaları memlekette, arkadaşları ilgilenmedi, belediyeye başvursa bakarlardı ona. Aydın’da yeniden belediye başkanı seçilen Özlem Çerçioğlu yalnız hastaların evlerine yardım gittiğini anlatmıştı! Bir hasta bu kadar mı sahipsiz bırakılır, teşkilat niye ilgilenmemiş? Polis gününde içim acıdı!

İlk başörtülü rektörü kutluyoruz!

Memleket öyle karışık ki bizim gibi omurgalılar bile nerede duracağını şaşırıyor! Dicle Üniversitesi Rektörü Ayşegül Jale Saraç normal koşullarda benim övünç duymam gereken bir bilim kadını: Diyarbakır’da koskoca üniversitenin rektörü olmuş. Ama kendisi ileri bir adım olarak başını örtmeyi tercih ediyor ve ilk türbanlı rektör olmakla övünüyor! Rol model olmasını gözardı edelim, “Sonradan örtündüm, huzura kavuştum” laflarını yiyelim. Ama öğreniyoruz ki hocamız aslında cemaattenmiş, görevden alınmasına kalkan olsun diye örtünüyormuş! Kendinizi aldatılmış hissetmiyor musunuz? Bari çarşafa girsin ki daha dokunulmaz olsun.

Kuzu kuzu miyav dediler, kediler...

Burhan Kuzu twitter’ın kapatılması için Anayasa Mahkemesi’ne kişisel başvuruda bulunuyor. AKP Milletvekili Kuzu, anayasa hukuku profesörüdür. Anayasa Mahkemesi kararlarının özgürlükleri yok etmek değil, açmak için olduğunu bilmesi gerekir. Üstelik Kuzu, bu eylemini paylaştığı twitter’da Adnan Hoca’nın kediciklerini takip ediyormuş! twitter kapanırsa kedicikleri nereden bulacak? A. Hoca internet üzerinden kedicik diye kadın sergiliyor, Mine Kırıkkanat gibi yazanı da mahkemeye veriyor, haklarında dava açılıyor! Hangisi haklı? Anayasa Mahkemesi bir kararı daha bozdu. Hükümet fena bozuluyor. Anayasa Mahkemesi’ni kapatmak niyete düşüyor, ama mümkün gözükmüyor!