Kürtaj SGK kapsamına alındı

22 Mart 2014, Cumartesi 05:00
AA

Yazdık, bakana soru sorduk, azar işittik, ama işe yaradı. Epeydir bekletilen ve gizli bir kürtaj yasağına dönüşen durum düzeltildi, düzenleme Resmi Gazete’de yayınlandı. Yeni adıyla “isteğe bağlı rahim tahliyesi” mümkün oldu. Hatırlayacaksınız, Jinekoloji Derneği’nin gündeme getirdiği sıkıntılı duruma Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu açıklama yapmış ve “Engel yok, kürtaj yapılıyor” demişti. Oysa doktorlar, performans işleme butonunu kullanamadıkları için randevu veremiyor, kürtaj yapılamıyordu. Konu kamuoyunda işlenmeye ve sıkıntı paylaşılmaya başlayınca sorun çözüldü. Şunu herkes iyi bilsin: Hiç bir kadın isteyerek ve güle oynaya kürtaj yaptırmaz. Her kadının içi kan ağlar ama altından kalkamayacağı ve daha kötü sonuçlara yol açacak bir durum vardır ki bu kararı alır. Eğer sağlıklı ve hijyenik koşullarda yaptıramazsa bunu, en tehlikeli koşulları göze alır, ki kimsenin bunu yaptırmaya hakkı yok!

[[HAFTAYA]]

Twitter, bağımsız olmak demek

Gerçi Bursa mitinginde sinyali çakmış, “Kim ne derse desin, bildiğimi okurum, twitter’ın kökünü kazıyacağız” demişti ama bu kadar hızlı olacağı, güne kocaman bir yasakla uyanacağımız kimin aklına gelirdi ki? Bu kadar çok kullanıcısı olan bir sosyal paylaşım sitesinin kafasını uçuracak kadar gözünü karartan ne olabilir? Benim ilk aklıma gelen Fuat Avni fenomeni olmuştu; bilen biliyor, bir süredir sabah gözünü açan, Twitter’a girer girmez Fuat Avni’ye bakıyor. Muhtemelen bir ekipten oluşan bu müstear isim altında yazılanlar Başbakan’ın ense kökünde gibi! Başbakan da muhtemelen bunun için Fuat Avni’nin nefesini ensesinde hissetmekten bunalmış. Üstelik her söylenen de çıkıyor, mitingde izdihamdan bir kadının bayılıp limon misali Erdoğan tarafından ayıltılacağına kadar! Nasıl delirmesin? Aklına gelen, makara kakara dalgasını geçiyor iktidarla!

Özgürlük nefes gibidir vazgeçilemez

Başbakanın anlamadığı şu; twitter’ı yasaklarsın, mwitter olur, günümüz teknolojisinde ve imkanlarında, artık nefes almayı nasıl yasaklayamazsanız internet ortamında özgürlüğü de yasaklayamazsınız. Twitter, özgürlük demek. Gazeteleri birilerine satabilirsiniz, televizyon kanallarını ele geçirebilirsiniz, kendinize bağladığınız kanallarda kendinize bağlı gazeteci müsveddelerinin karşısına geçip soru cevap yapıyormuş gibi konuşabilirsiniz.Ama bizi kimse seyretmez,kimse
okumaz, kimse dinlemez. Çünkü o sırada herkes internetin başına geçmiş, kendi yazdığının, kendi izlediğinin peşindedir! Çünkü günümüzde herkes gazeteci, herkes yorumcu, herkes özgür birey, herkes bildirmek istiyor, herkes canı kimi istiyorsa onu takip etmek istiyor! Twitter’ı yasakladığını zanneden Başbakan’a en güzel yanıtı internette herkes verdi; yasağın nasıl aşılabileceğine ilişkin formülleri göstererek. Hikayenin sonu belli İkinci büyük darbeyi Cumhurbaşkanı vurdu: Tweet atarak. Şunun şurasında bir hafta kalmışken Başbakan niye bu kadar büyük bir hata yaptı? Aklı selimini kaybedecek kadar korktuğu ne, 25’inde ne açıklanacak? Türkiye Çin olmayacak, İran olmayacak. Sabredin. Heyecanı dorukta bir ülke olarak biraz daha yüreğimiz pır pır edecek ama göreceksiniz, yırtıp geçeceğiz bu karanlığı! Son yasak tüm umutsuzluğumu aldı götürdü, çünkü sonunu gördüm hikayenin!