Ne ezsinler ne ezilelim

02 Kasım 2015, Pazartesi 19:00
AA

İtiraf etmeliyim ki bizim cenah büyük bir şok yaşadık! 1. AKP’nin büyük bir sıçramayla tek parti iktidarını (zaten hiç bırakmamıştı!) yeniden kazanması; 2. HDP’nin neredeyse yeniden barajın altında kalacak gibi olmasından ötürü! Demokraside son sözü seçmen söylüyor ve bunu kabul edip anlamaya çalışmak gerek. 7 Haziran seçimlerinden sonra ne oldu da AKP, halkın son 13 yılın en büyük teveccühüne mazhar oldu? (Artık biraz Osmanlıca konuşmaya alışmak gerek!) Beş ayda kan aktı, bin kişi öldü, ekonomi durdu, huzur kalmadı. Ve bizim cephemizde bunun faturasının AKP’ye çıkması gerektiği düşünülürken tam tersi oldu.

AKP’ye ‘Al yönet’ dedi


Seçmen 7 Haziran’dan sonra koalisyon pazarlığından sıkıldı, aynı tiyatroyu yaşamak istemedi. “Hayat devam etsin” dedi. Biz o sarı öküzü vermeyecektik! Ah Bahçeli ah, meclis başkanlığı seçiminde ve sonrasında tavır yapacağına uzlaşsaydın, şimdi üçlü bir koalisyon vardı. Geçmişe mazi denir. Bahçeli, yalnızlığına gömülmüş, partisini de gömmüştür. Dindar ve muhafazakar seçmen, oylarını AKP’ye yöneltti. HDP, en büyük hatasını PKK’ya yeterince arkasını dönemeyerek yaptı. Güneydoğulu seçmen bile evinin önünde hendek savaşı istemiyor.

HDP’yi PKK çökertti


Beş aydır yazıyorum: PKK, kendi halkına ihanet etti, terörü tırmandırarak HDP oylarını AKP’ye hediye etti. Demirtaş, ekrana bile çıkamadı, kimbilir nasıl korkuttular. Tabii ki emanet oylar geri gitti. HDP, o oyların hakkını yeterince veremedi. Davutoğlu, haklı çıktı: Kan aktıkça oyları yükseldi. Seçmen vampir değil, kan akmasından hoşlandığından değil, korktuğundan, en güçlüye yöneldi. AKP, 13 yılda, zaten milliyetçi-muhafazakar ve dindar olan halkı büyük başarıyla evrimleştirerek kendine bağımlı hale getirdi. CHP ağzıyla kuş tutsa, bu halkın eğitim düzeyi yükselmedikçe, gelir düzeyi uygar ve aydın bir biçimde yaşamasına yetecek hale gelmedikçe, yüzde 30’ların üzerine çıkamayacak.

Sosyal tabanı bu


CHP, her iki seçimde de elinden geleni yaptı, ama ülkenin siyasi sosyal tabanı bu. Geçende dizleri yırtık kotuyla cumaya giden bir genç anlatıyordu, “yanımdaki amca, oğlum çok mu namaz kıldın da pantolonun dizlerini parçaladın diye sordu”! Önümüze bakalım. Yurt dışından ne seçmen ne de siyasetçi ithal edemeyeceğimize göre bu partilerle yaşamaya devam edeceğiz. Dileğimiz ve umudumuz, AKP’nin “nasıl da ezdik geçtik ama” hoyratlığına ve şımarıklığına kapılmadan ülkeyi hukuk ve adaletle yönetmesi, daha fazla demokrasi ve refah için çalışması. Her çıkışın bir inişinin olacağının unutulmaması. Tayyip Erdoğan, seçim sonuçlarını beğenmedi, yeniden seçime götürüp istediğini aldı; daha fazlasını istemesin, verilecek bir canımız kaldı!