Paloma ilk kez İstanbul'da

26 Nisan 2014, Cumartesi 05:00
AA

Yazmakta geç kalmış olabilirim ama hâlâ yer var, çünkü galiba farkına varmadınız: Latin müziğinin Avrupa’dan çıkan en ünlü yıldızlarından Paloma San Basilio, Latin Müzik Akademisi’nin “Yaşam Boyu Başarı” ödülünü kucaklamış bir diva olarak ilk kez Türkiye’ye geliyor. Grammy ödüllü Paloma San Basilio, bu akşam İş Sanat’ta konser verecek. Paloma San Basilio, İspanya ve Latin Amerika’da ‘Evita’ ve ‘My Fair Lady’ müzikalleriyle büyük sükse yapmıştı. Özellikle İngilizce müzikal dinlemekten sıkılmış olanlar için bir nefes gibi!

[[HAFTAYA]]

Giyilen bilgisayarlara hazır olun

Ayşegül İldeniz, İNTEL’in ABD’deki Genel Merkezi’ne atanalı 5 ay olmuş. Bir kaç günlüğüne geldiği İstanbul’da çok özlediği Boğaz’a karşı oturup sohbet ettik. “İnsanlarla nesneler arasındaki iletişimi sağlayacak platformu oluşturmaya çalışıyorum” dedi özetle! Bu ne demek? Kullandığınız nesne sizi tanıyacak ve neredeyse siz komut vermeden ne gerekiyorsa yapacak! Yatağında uyuyan çocuğun ateşi çıkarsa, üstündeki zıbın, siz işyerinde kahve içerken fincanınıza haber verecek! Herşey küçük çiplerle olacak. Akıllı her şey birbiriyle bağlanabiliyor. 2020’de akıllı 50 milyar küçük ŞEY olacak, hizmetimizde! Ayşegül İldeniz, bütün bunları da estetik yapmaya önem veriyor bir kadın olarak. Bunun için de San Fransisco’da en ünlü modacıların 150 stil uzmanından yardım alıyor. Anlattıklarının en kolay aklımda kalanı, şarj çanağı oldu. Evin girişinde duracak ve siz içeri girerken şarj edilmesi gereken her şeyinizi çantanızdan, bileğinizden, kulağınızdan çıkarıp içine atacaksınız, orada hepsi şarj olacak! Bilemiyorum, dünyaya erken geldik galiba.

Hadımköy’den gelen şapka

Masamın üzerinde bir şapka var. TCG Hadımköy TD-134 yazıyor üzerinde. Balyoz Davası’nda Yargıtay 134’ü denizci 237 subayın cezasını onadı. Yani denizcileri betona gömdü. Dumlupınar’dan sonra bir başka trajedi! Denizde darbe yapmakla suçlanan subaylar bu şapkanın üzerine yazdıkları ‘134 Türk Denizcisi’ sözünü buradan çıkardılar. Diyorlar ki; “Hırsız çıktı, yolsuz çıktı, katil çıktı, muhbir çıktı, biz hâlâ içerdeyiz. AYM’ye müracaat ettik, üzerinden 5.5 ay geçti. Başbuğ, Ergenekon sanıkları bizden sonra başvurdu, onlar özgür, bizim dosyalar hâlâ bekliyor. Başvurularımızı değerlendirin.” Talepleri açık aslında: Tüm Özel Yetkili Mahkeme kararlarının yok hükmünde sayılması. “Hadımköy’de bizi ziyaret edin, şapkanızı takın, derdimizi anlayın” diyorlar. Nasıl bir kumpas döndüyse ve onlardan hala niye çekiniyorlarsa, herkese tanınan hoşgörü Balyoz mahkumlarından esgrieniyor. Papağan gibi delillerin sahte, muhbirlerin yalancı olduğunu tekrarlamayacağım, artık herkes biliyor. Ama Genelkurmay hâlâ onlara sahip çıkmadığı gibi Tuğamiral Ilgar’ı mahkemeye bile veriyor ve dava reddedilince rezil oluyor! Çünkü Ilgar’ın komutanlara hakaret ettiği sözde ses kaydı yalan dolan. Bu insanlara bu eziyeti kim planladı, kim reva gördü, kim hâlâ sürdürüyorsa yatacak yeri yok. Bir gün çok fena çekecek cezasını!