Savaş çocuk felcini hortlattı!

16 Kasım 2013, Cumartesi 05:00
AA

Çocuk felci, bulaşıcı bir hastalık, virüsle yayılıyor. Küçücük çocukları öldürmüyor ama sakat bırakıyor! Dünya Sağlık Teşkilatı ve Rotary gibi uluslararası yardım kuruluşları büyük kampanyalarla aşılama yaparak bu virüsü yenmiş, Ortadoğu ve Türkiye çocuk felcinden kurtulmuştu. Son zamanlarda gelen haberler virüsün hortladığını gösteriyor.

Virüs, aşılama izni vermeyen Pakistan, Afganistan gibi ülkeler yüzünden tamamen yok edilmemişti, savaş nedeniyle aşı programı aksayan Suriye’ye atladı. Ve tabii yine savaş nedeniyle neredeyse sınırımız kalmadığı için Suriye’den Türkiye’ye geçti.

Rotary kampanya başlattı

Otuz yıldır tüm dünyada düzenlediği kampanyalarla 2 milyar çocuğu aşılatan Rotary, yine kolları sıvadı. Türk Rotaryenlerden vakfın çalışmalarını dinlerken çocuk felci gerçeğiyle karşılaşmak acı. Yeri gelmişken Türkiye’de 6 bin olan Rotaryen sayısı artan kadın üyelerle yeni bir çehreye bürünüyor. Zaten etkinliklerin tümüne eşleriyle katılan Rotaryenler, çok erkek bir görünüm vermiyordu.

Rotary’den bir iyi haber de ilk kez bir Türk Rotaryen, Şafak Alpay’ın, vakfın Afrika, Balkan ve Ortadoğu Bölgesi Guvernörü olması. Alpay, bu görev için iki yıl boyunca işlerini askıya alacak ve sadece yardım işleriyle uğraşacak.

[[HAFTAYA]]

İlaçlar da mı bozuldu?

Sağlık sektörüne pimi çekilmiş bomba gibi düşen “Türkiye'de ilaç kalitesi düştü!” iddiası neden ve nereden çıktı? Geçenlerde ilaç üreticisi Abdi İbrahim’in sahibi Nezih Barut bir grup gazeteciyi evinde yemeğe davet etti. Davetin haber içerikli olmadığı özellikle söylendi. Aynı zamanda koleksiyoner olan Barutlar’ın duvarlarındaki tablolara bakarken sofraya geçildi.

Yemekten çıkan manşet

Ev sahibinin yanında yer alma telaşı genelde basın toplantısında olur. Benim yerim Nezih Bey’in karşısında ama uzun masanın en ucunda! Yanındaki arkadaşlar kendisine soru sorup not alırken benim duymam ne mümkün. Biz enginarın tadına bakarken Nezih Barut manşeti veriyor; sabit kur baskısı yüzünden maliyet artışını önlemek için kalitesiz ham madde kullanıyoruz. “İlaçlar bozuldu” diyormuş meğer! Bizim ekonomi yazarları kahvelerini bile içmeden sofradan kalkıp gidiyor; ayıp oldu, yedi kaçtı gibi olmasın derken ben de kalkıyorum mecbur! Meğer notlar paylaşılmış, ertesi gün haber birinci sayfalardan giriyor: İlaçta kalite düştü! Ne ki hükümetten yanıt gecikmiyor, Sanayi Bakanlığı “Biz üretimi denetliyoruz, bu mümkün değil” derken Ali Babacan kur farklarını ödediklerini, üreticinin daha fazlasını istediğini ama buna imkan olmadığını söylüyor.

Doktor verir mi hasta alır mı?


Peki Nezih Barut bir ilaç üreticisi olarak niye “Benim malım kötü” dedi? Düşen kârlar bu kadar mı sıkıntı yarattı da bir akşam yemeğinden manşet çıktı? Doktorlar bundan böyle Abdi İbrahim ilaçlarını yazar mı, yazarsa hasta güvenip alır mı? Hükümetin en büyük artılarından biri olan sağlık ve düşük ilaç fiyatları, üreticide sıkıntı yaratıyor ama bu uygulama sürecek görünüyor.