Ya kaybederse ne olacak?

02 Nisan 2017, Pazar 05:00
AA
Referandumun en kötü sonucu toplumun karpuz gibi ikiye ayrılması! Zaten kutuplaşma had safhadaydı, şimdi iyice keskinleşti. Biri ötekine inat diye oy verecek. Ve hatta daha da fenası; referandumda oylanması gereken Anayasa değişikliği, 18 madde olmaktan çıktı.

Cumhurbaşkanı, bir kefeye kendini koydu. Oysa karşı taraf kendine kurucu önder Atatürk ve cumhuriyet ilkelerini sembol alıyor.

Cumhurbaşkanı, bir önceki seçimde aldığı oya da güvenerek adeta kendisine oy istiyor. Bu strateji çok riskli değil mi, ya Hayır çıkarsa? Anayasa referandumu bir tür güvenoyuna dönüşüyor! Oysa halk daha basiretli, Cumhurbaşkanı’nı sevse bile rejimi değiştirmek istemiyor. Seçim olsaydı ona oy verirdik ama şimdi hayır diyor.

Eminönü, İstanbul’un merkezlerinden biri. İki ayrı çadır yan yana referandum çalışması yapıyor. Birisinde Recep Tayyip Erdoğan şarkısı çalıyor. “Cumhurbaşkanı Hükümeti” yazılı pankartlarda değişiklikler asılmış, birkaç yaşlı adam dans ediyor. On, onbeş kişi bu tuhaflığı seyrediyor.

Öbüründe İzmir Marşı, Atatürk fotoğrafları, kadınlar var. Onları da on, onbeş kişi izliyor. Halk, alış verişinde, hayatında. Ya çoktan kararını vermiş, ya da bu tiyatroyla ilgilenmiyor!

Aşk Uykusu kadınlar için, diğeri...
 
Bu hafta gösterime giren iki filmden biri Türk sinemasını sevenler için, özellikle de kadınlar için: Gazetemizin uzun yıllar yönetici kadrosunda çalışan, Aşk Doktoru Mehmet Coşkundeniz’in aynı adlı romanından uyarlanan filmde, ihanete uğradığı halde aşık olduğu eşinden ayrılmayı göze alamayan ve gelgitler yaşayan bir kadının ruh hali anlatılıyor.

Gökçe Bahadır’ın başarıyla altından kalktığı bu zor rolün yanında filmin sürprizi, Coşkundeniz’in kendisini oynaması, aşk doktorluğu yapması! Yayın yönetmenimiz Rıfat Ababay, onun köşesine bu ismi yakıştırırken bir gün filmlere konu olacağını düşünmüş müydü acaba?

Geleceğin üstün insanı, robottan

Öbür film ise bilimkurgudan, dolayısıyla yabancı filmlerden hoşlanan genç seyirciler için: Kabuğundaki Hayalet! Scarlett Johansson’un bütün güzelliğiyle canlandırdığı geleceğin insanı, bir robotun içine yerleştirilen insan beyniyle, ruhu ve hayaletiyle yaratılan mükemmel insan ya da hedefe odaklı üstün robotun gerçeği ve geçmişini araması hikayesi.

Bu tür bütün filmlerde olduğu gibi geleceğin dünyasında bugünün dünyasının bütün pislikleri olmaya devam ediyor ama doğa kalmıyor! Filmi bir de üç boyutlu izleme olanağı olduğu için seyri çok zevkli!

Gofret üzerinden siyaset soslu ticari kavga

Bunu da yaşıyoruz ya, Allahım sen aklımıza mukayyet ol: Gofret Savaşları! Ülker, 1 Nisan’da yayınlamak için şakayı ve kardeşliği konu alan dijital filmler hazırlatmış. Gençlerin bu masterların içine kendi görsellerini koyup birbirleriyle paylaşarak eğlenmeleri amaçlanmış.

Ne ki bazı troller bunları art niyetle değiştirip Ülker’e ait reklammış gibi sosyal medyaya yaymış. Bu da işin aslını bilmeyen ak gençleri kızdırmış. Darbeci diye Ülker gofretlerini yakan, çokoprens asan bile var! Gezi ruhu da hortlamış: “Evdeki Eti’leri zor tutuyorum” en beğendiğim oldu.

Ülker firması, masterları toplattı ve açıklama yaptı. Gofret reklamı yaparken darbecilikle suçlanmanın altında Torku’yu öne çıkarmak mı yatıyordu? Bir zamanlar Eti tu kakaydı, Ülker cici; şimdi Torku mu cici? Yazık değil mi algı operasyonlarına kurban edilen masum insanlarımıza, kendi küçük saf dünyaları, biraz akılları vardı, onu da alıyorsunuz başlarından!

Utanç verici durumlardan ödül almak

Bir öğretmenimiz dünyada takdir gördü, en cesur 13 kadından biri seçildi, Cesur Yürek ödülü aldı diye çok mutlu olduk. Oysa utanç verici bir durum. Öğretmenimiz, çalıştığı kasabadaki okulda müdürün yıllarca çocuklara cinsel istismar uyguladığını ve kimsenin buna itiraz edemediğini öğrenince her şeyi göze alarak karşı çıktı, uğraştı, başına gelmedik kalmadı ama sonunda tacizciyi hapse attırmayı başardı.

Öğretmenin öğrencilerini taciz etmesi utanç verici. Kimsenin buna karşı koyamaması utanç verici. Öğretmenin buna karşı çıkarken başına gelenler utanç verici. Böyle bir olayı açığa çıkardı diye dünyanın en cesur kadınlarından biri sayılması ve cesur yürek ödülü alması hepten utanç verici.

Bitmedi. O ABD Başkanı Trump’ın eşinden ödülünü alırken üç öğretmen de yine okullarındaki bir tacizi şikayet ettikleri için gözaltındaydı!

Bu daha da utanç verici!