Zor olan bağışçıyı bulmak

24 Ocak 2012, Salı 05:00
AA

Hafta sonunun gurur ve mutluluk veren haberi Antalya’dan geldi. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Ömer Özkan ve ekibi, Türkiye’de ilk kez bir yüz nakli gerçekleştirdi. Aynı donörden alınan iki kol ve bir bacak da aynı anda bir başka kişiye nakledilerek bir ilk daha yaşandı. Bu habere şaşırmadım, çünkü dört yıl önce, 2008 yılında, yine Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi’nden, o zaman Cerrahiden Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Doç. Dr. olan Alihan Gürkan’la konuşmuş, anlattıkları nedeniyle hem çok heyecanlanmış hem de üzülmüştüm.
[[HAFTAYA]]

Dr. Gürkan böbrek nakli yapıyor ve diyalizde bekleyen hastalarını kurtarmanın tek yolu organ bağışı olduğu için insanları bağış yapmaya ikna etmek istiyordu. Merkezlerinin doktor ve alt yapı olarak rekor kırabileceğine inanıyordu. Gazeteci olarak elimizden duyurmaktan başka ne gelir ki. Yazdım ama kamuoyunu asıl heyecanlandıran, bu hafta sonu yaşanan gibi somut örnekler. Bütün Türkiye, yeni bir yüze kavuşan Uğur Acar’la iki kol takılan Atilla Kavdır’ın mutluluğunu paylaştı.

Ülke, bir yandan nakilleri gerçekleştiren Ömer Özkan ve ekibinin başarısıyla gururlanırken diğer yandan da yaşamına son veren babasının başkalarında hayat bulmasını sağlayacak kararı veren 19 yaşındaki Leyla Kahveci’nin cesaretine parmak ısırdı. Hiç biri kolay değil. Beyin ölümü gerçekleşmiş donörden uzuvları almak, onu en kısa sürede ameliyatın yapılacağı yere yetiştirmek, alıcı hastayı hazırlamak, ameliyatı yapmak... Başarmak!.. Vücudun nakledilen yeni dokuyu, yeni organı kabul etmesi... Bunların hepsi aşılıyor. Sorun, donör bulmak. Yüz nakli için sıra bekleyenlerin başında gelen şu kıza, Leyla Demirci’ye bakın. İki aylıkken yüzüne örtülmüş naylon eşarbın tutuşması ve yapışarak yüzünü yakması sonucu 14 yıldır aynalara küs yaşıyor! Bir donör bulunursa Leyla da yeni bir yüze ve yeni bir yaşama kavuşacak.

Kalp henüz atıyor diye...

Neden donör bulmak çok zor? Zaten sevdiğini, yakınını kaybetmiş aileye bir de “Ver de onun vücudunu kullanayım” demek kolay değil. Hadi dediniz, razı etmek kolay değil! İnsanlar sevdiklerini toprağa verecek ve beden yok olup gidecek ama “Böbreğini, yüzünü, organlarını alayım” dediğiniz zaman sanki yaşayan bir varlığı parçalayıp yok edecekmişsiniz gibi tepki gösteriyor.

Leyla Kahveci’nin yaptığı gibi “Yüzü, elleri yaşayacak,onları öpeceğim” diyemiyor. Belki de beyin ölümü gerçekleşmiş olsa bile kalp atmaya devam ettiği için buna cesaret edemiyor. Başka türlü de alınan organlar işe yaramıyor. Nitekim Ahmet Kaya’nın kalbi uzuvlar alınırken durduğu için iç organları işe yaramadı. Oysa kalbi birinde atsa, böbreği bir başkasını hayata döndürse herkes daha mutlu olmaz mıydı? Aslolan bir gün özüne dönüp toprak olacak beden değil, ruhtur. Geride kalan hoş bir seda, bir eser, bir iyiliktir. Ahmet Kaya’nın yaralı ruhu da geride kendisine şükran duyan bu kadar can varken huzura kavuşmuş, mutlu olmuştur...

Apartman kapısını tutmuşlar

Ne kadar kullanıyor olsak da yeni teknolojiyi ve koşullarını hazmetmek kolay değil. Hafta sonuna doğru kişisel web siteme giriş engelleniverdi. Şaşkınım. Sağa sola soruyorum. Site yöneticim Sibel Hanım elinden geleni yapıyor. Site yurt dışında açılıyor, Türkiye’de engelli! Tabii insanın aklına neler neler geliyor ama doğrudan yazıp söylemiyor, kimseyi suçlamıyor, sadece öğrenmek istiyorum. Twitter’da ve gazetemde paylaşıyorum. Her kafadan bir ses çıkıyor.

En çok da “Şuraya buraya sordunuz mu” akıl önermelerine kızıyorum. Oraya buraya sormadan yola çıkıp gürültü yapar mıyım? Sonunda nedeni bulunuyor. Akıllara ziyan, evlere şenlik! Benim de anlayabilmem için Sibel Hanım basite indirgiyor: “Sizin oturduğunuz apartmanda bir başka dairede bir suç işlenmiş.

Polis önlem almış, apartmana girişi önlüyor. Siz aynı apartmanda oturduğunuz için evinize giremiyorsunuz!”. Teknik açıklaması şu: Sitemin host edildiği domain’in IP numarası ile korsan olarak maç yayınlayan bir başka site, aynı Ip’de imiş. Ligtv, bunları buldurup mahkemeden engelleme kararı aldırınca ben de kapanmışım. Aslında görünüşte siz engelli değilsiniz ama sonuç olarak engelleniyorsunuz! Ne mi yaptık? Hem açılabilmek, hem de bir daha aynı sorunu yaşamamak için müstakil bir eve taşındık. yazgulualdogan.com yayında, bekleriz!