Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

YAZILARIMIN PARASINI KİM ÖDÜYOR?

Perşembe, 19 Ağustos 2010 - 05:00

Psikolojik savaş, artık sadece TSK’ya değil, galiba muhalefet yapan herkese yönelik. Önceki gece TV8, Haber aktif programına telefon bağlantısıyla katılıp referandum kampanyasındaki üslupla ilgili görüş bildirdim, Star Gazetesi yazarı Mehmet Metiner’le de tartıştık. Çok açıklayıcı oldu bu görüş alışverişi. Ben birkaç maddelik bu paketin nesinin Anayasayı tamamen değiştirmek olduğunu sorgulayıp duruyordum. Metiner, “Bu paketle Anayasa Mahkemesi tümden değiştirilecek, böylece yeni anayasa yapıldığında kimse anayasaya aykırı diye mahkemeye gidemeyecek. Bu ilk aşama!” deyiverdi.
Bence bu açıklamayı Kılıçdaroğlu da tekrarlayıp durmalı. Şimdi değişiklikleri önleyen Anayasa Mahkemesi’ni değiştirecekler, sonra da canlarının istediği gibi bir anayasa yapacaklar. Laiklik, üniter ulus devlet kalır mı, siz düşünün. Karşı çıkılan anayasa değişikliklerinin can alıcı iki noktası var, laiklik ve etnisite. Yani Kürtlere verilmesi tartışılan özerklik. İkisi de Anayasa Mahkemesi varken AKP, yüzde 70 bile alsa geçemiyor. İşte onun için şimdi Apo’ya, “Silahları sustur, sonra konuşacağız” dendi. Neyse, benim asıl anlatmak istediğim bu değil. Ben bunları tv’lerde anlatıyorum, yazıyorum ya, hemen eleştiriler geliyor: Paralı iş adamlarının yazarı! Kafanızı şişirmemek için yolladıkları adrese yanıt gönderiyorum, geri geliyor, adres bir tuhaf. Yani organize kuvvetler!

HANGİSİ PARASIZ?
Parasız yayıncılık yapılmaz Tayyip Bey’in emriyle yayıncılığa giren Bugün Gazetesi sahibi Akın İpek de paralı, Star Gazetesi sahibi Ethem Sancak da, Sabah Gazetesi sahibi Ahmet Çalık da. Yeni Şafak Gazetesi sahibi Albayraklar zaten paralıydı. Yani bugün yandaş diye nitelediğimiz, gözü kapalı AKP goygoyculuğu yapan gazete ve tv’lerin sahiplerinin hepsi ama hepsi, paralı iş adamı. Tabii ki Aydın Doğan da paralı bir işadamı. Yalnız, çok önemli bir gerçek var. Medyada yer alan irili ufaklı tüm gazetelerin içinde sadece ve sadece 2 gazete, bu iş adamlarının parası olmasa da çıkabilir! Yani sadece 2 gazete zarar etmeden yayınlanıyor: Posta ve Hürriyet. Benim paramı sizin zannettiğiniz gibi Aydın Doğan ödemiyor, siz okurlar ve siz reklam verenler ödüyorsunuz. Ama Şamil Tayyar’dan Mehmet Metiner’e, Cengiz Çandar’ından Hasan Cemal’ine, Fehmi Koru’ya hepsinin parasını patronları ödüyor. Çünkü gazeteleri zarar ediyor. Patron cebinden para vermezse, gazete çalışanına para ödeyemez. Akşam Gazetesi’nin Patronu Karamehmet, iki enerji dağıtım ihalesinde milyon dolarlara peşin para imza attı. Akşam ve SKY TV çalışanları maaşlarını alamıyor! Oray Eğin, ‘alın terimle’ deyip deyip bir ayda 3-4 çok pahalı yabancı ülkelere gezi yapıp, bizim gibi şirket gezilerine katılanlara çamur atarken aslında ailesinin parasıyla hayat standardını yüksek tutabiliyor. Yoksa yazı yazdığı Akşam’ın maaş ödemediğini kendi yazıyor. Ben mi paralı iş adamı gazetecisiyim?
Yanlış: Ben 50 kuruş verip gazetesini satın alan okurumun gazetecisiyim.

Ağzından bal damlıyor!
Anayasa değişikliğine ‘evet’ çıkarmak için şehir şehir dolaşan Başbakan Erdoğan’ın yanında eşi Emine Hanım yok. Kendisine kızı Sümeyye ve oğlu Bilal eşlik ediyor. Bunun dışında başbakan bildiğimiz gibi, Cumhurbaşkanı Gül’ü bile rahatsız eden Kasımpaşalı üslubuyla konuşuyor: En büyük muhalifi olarak gördüğü CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na söyledikleri: Boyu kısa, benim boyum 1.85, al tepe tepe kullan. Kılıçdaroğlu’nun annesinin Ermeni olduğunu iddia ederken; Biz boy posla değil, soy sopla uğraşıyoruz, niye Dersim’li olduğunu söylemiyor? TÜSİAD’a aba altından sopa gösteriyor: Bitaraf olan, bertaraf olur, başka iktidarlarla kedi köpekle oynar gibi oynadınız, bizimle oynayamazsınız, yarın yine önümüze gelirsiniz. Memur sendikalarına: Yok öyle 25 kuruşa simit! CHP’ye: Halka bidon kafalı, göbeğini kaşıyan, diyorlar. Kılıçdaroğlu kendisine yönelik hakaretlere yanıt verirken boy meselesine çok şaşırdığını itiraf ediyor!