'Yelken, yaşam tarzım'

Türkiye'de 350'ye yakın alışveriş merkezi (AVM) var. Bu sayı giderek de artıyor. Fakat yatırımcı nasıl bir AVM yapmalı? Yaptıktan sonra nasıl kiralamalı ve yönetmeli? Tüm bu sorulara yanıt bulmak başlı başına bir sektör doğurdu

24 Kasım 2013, Pazar 05:00
A A

 Türkiye’de bu sektörün önde gelen şirketi de Avm Mfi Partners. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Yurdum. Yurdum, Avm Partners’ı 2006’da Dora Şahintürk ve Tarkan Ander ile kurdu. 2007’de Alman Mfi ile ortaklığa dönüştü. 7 yılda hızla büyüdüler. Yönettikleri AVM’lerde her yıl 40 milyonun üzerinde misafir ağırlanıyor. 2007’den bu yana 40 önemli proje kiraladılar. 4 binin üzerinde kira sözleşmesi yaptılar. Pazara daha sonra girmelerine karşın 1.5 milyon metrekareyle lider konuma ulaştılar. Şu anda 12 AVM ile 600 bin metrekare kiralanabilir alan yönetiyorlar. Yurdum, “Geçmişe baktığımızda Türkiye’deki AVM projelerinin yarısında biz varız. Bundan sonra çıtayı daha yukarı taşımak istiyoruz” diyor.

ÇAĞRI BİLGİN

cagri.bilgin@posta.com.tr

7’den sonra yemek yemem

Sabah 6’da kalkarım, 6.30 gibi kızımla birlikte evden çıkarız. Sabahları evde fazla zaman geçirmem. 7.15- 7.30 gibi ofiste olurum. Kahvaltımı ofiste yapar, saat 9’a kadar gazete okurum. Haftada 2-3 kez sabah sporu yapmaya çalışırım. Fakat seyahatlerden pek düzenli olamıyor. En az 2 gün de mutlaka 5 kilometre tempolu yürürüm. Akşam 7’den sonra yemek yememeye çaba sarf ederim.

Elimde 4 kitap var

‘İyi bir kitap okuyucusu muyum?’, pek emin değilim. Aynı anda birden fazla kitap okurum. Şu anda açık 4 kitabım var; Outliers (Malcolm Gladwell), CIA’in Türk Casusu (Enver Altaylı), Efsane (İskender Pala) ve Yedincigün (Oktay Anar). Ama biraz yavaş gidiyor.

Makedon kökenliyim

Yemek yapmam ama yemeyi severim. Köken Makedonya olunca börek favori seçenek oluyor. Türk ve İtalyan mutfağı, deniz ürünleri öncelikli tercihim. Çok uç denemeler, ‘nouvelle cuisine’ pek bana hitap etmez. Bu konuda klasik birisiyim.

İngiltere COTSWOLD bana uygun

‘Türkiye olmasa nerede yaşardım’, belki İngiltere olurdu. Cotswold Bölgesi’ndeki köyler çok huzurlu. Bana sakin yer lazım, ama aslında benim için en doğru cevap, ‘Bir ülkeden çok teknede, denizde yaşamayı tercih ederim.’ olur.

Land Rover Discovery’im varü

En meraksız olduğum konu otomobiller. Pek anlamam da. Şu anda Land Rover Discovery kullanıyorum. Çok memnunum, hem hobime hizmet ediyor, hem de çok rahat ve kendimi güvende hissettiriyor.

Milli yelkenciyim

40 senedir yelken sporu yapıyorum, Milli Takım düzeyinde yaptığım bir spor. Hala devam ediyorum. Yelken benim için bir yaşam tarzı olmuş durumda. Her yıl ekibimle birlikte hafta sonuna denk gelen yaklaşık 15 yarışa gireriz. Becerebilirsek de senede bir uluslararası yarışa katılmayı hedefleriz. Yelken en sevdiğim hobim. Diğer hobilerim onu yanında ayrıntı kalıyor.

Güneşlenmek için tatile çıkmam

Yılda 2-3 hafta tatil yapabiliyorum. Okul yarıyıl tatilinin 1 haftasını ailece geçiririz. Bir de yazın tercihen güneyde tekne tatili. Ayrıca benim senede bir kez arkadaşlarımla birlikte yarış haftam vardır. Tatil için farklı ve aktivite içeren yerler seçerim. Hep aynı yerlere ya da sadece kumsalda güneşleneceğim yerlere gitmekten hoşlanmam. Bugüne kadar üst üste 3 kez sadece Norveç’e gittim.

SPARTACUS’un yeri ayrı

Sinemaya genelde ailece ayda 2 kez gideriz. Evde epey DVD izleriz. Tarihi ya da biyografik filmleri severim. Spartacus çocukluk yıllarımdan beri bende yer etmiş bir filmdir. Gladyatör, Shawshank Redemption, Schindler’s List sevdiğim filmlerin bazıları. Ridley Scott, Steven Spielberg, Quentin Tarantino gibi yönetmenleri beğeniyorum. O anki ruh halim; gerek sinemada gerek müzikte tercihlerimi etkiler. Şu sıralar, Game of Thrones’a takılmış durumdayım, yeni sezonu dört gözle bekliyorum

Roger Waters’a gittim

Müziğin her türlüsünü dinlerim. Türkçe pop ve film müzikleri bu aralar daha fazla dinlediklerim. Son dönemde İKSV’nin katkılarıyla Christina Pluher’in Akdeniz temalı konserinden çok keyif aldım. Son gittiğim konser ise Roger Waters’ın The Wall’u oldu. Bir sonraki ise ay sonunda Blue konseri olacak.

İstanbul’da Da Mario

Çok seyahat eden biri için mekan seçimi yapmak zor. İyi yemek için lokal küçük restoranlara daha çok inanırım. Gittiğim yerlerde bu tür yerler bulmaya çalışırım. İstanbul’da; Da Mario’yu seviyorum. Pizzada; Rosario. Kalpazankaya’da güneş batarken balık yemek farklı keyif. Ya da Mangerie’de kahvaltı. İstanbul bu konuda öyle zengin ki her köşesinde güzel bir mekan bulabilirsiniz,

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;