“Yemek yapan erkek kadın için caziptir”

Arda Türkmen 'Issız Adam' filmiyle tanınan, İstanbul-Asmalımescit'teki Leblon adlı restoranın sahibi. Roka Davet adını verdiği catering firmasıyla Türkiye'ye gelen dünya starlarını doyuruyor. Bir yandan da cumartesi günleri CNN TÜRK'te yayınlanan 'Arda'nın Mutfağı'nda konuklarıyla yemek yapıyor

a
a
Cumartesi, 12 Mart 2011 - 05:00


“Yemek yapan erkek kadın için caziptir”

RÖPORTAJ: ÖZGÜR KÖYLÜ

ozgur.koylu@posta.com.tr

Kolay, pratik, lezzetli tarifler veren Arda Türkmen, programında Cem Yılmaz’ı ağırlamak istiyor. Arda Türkmen “Cem Yılmaz da benim gibi hem yemeği hem konuşmayı seviyor. İlginç bir program olurdu. Keşke konuğum olsa” diyor.

10 parmağınızda 10 marifet var. Bir yanda Leblon, bir yanda Roka, şimdi de Arda’nın Mutfağı... Nasıl yetişiyorsunuz?

Yok canım, bu konuda ne diyebilirim ki. Ekip çalışmasına inanıyorum. Arkada çalışan pek çok arkadaşım var, ekibin önündeki yüz benim. Programlı çalışıyorum, disiplinliyimdir.

Ekrandaki rahatlığınızı neye borçlusunuz?

Ben zaten rahat ve kendine güvenli biriyim. Bir işe gözüm kesmiyorsa girmem. Konuşmakta, insanlarla ilişki kurmakta sıkıntım yok. Kameraları görünce sıkılmıyorum. Onları arkadaşımmış ve onlara yemek yapıyormuşum gibi düşünüyorum. Günlük yaşantımda da böyleyim. Çok kişiyle konuşuyorum, misafir ağırlamaktan keyif alırım. Kameraları da tanıdım, doğru yere bakmayı öğrendim. Artık malzemelerimin nerede olduğunu da çok iyi biliyorum. Sponsorum Kalebodur’la uyumlu çalışıyoruz.

Programa tepkiler nasıl?

Beni tanıyanlar “Tam beklediğimiz gibiydi” dedi. İlk kez ekranda görenler ise “Ne kadar doğal, içten, çok rahat” diyorlar. Kimsenin yapmadığı yemekleri yapacağım, ilginç tarifler vereceğim diye ortaya çıkmadım. Yemek yapmayı seven bir adamın, insanlara yemek yapmayı sevdirmesiydi amaç.

“Az olan değerlidir”

Yemek pişiren erkekler daha mı çok ilgi çekiyor?

Kesinlikle. Aslında kadınlar yetenekli erkekleri seviyor. Ataerkil toplumda kadın yemek pişirir, erkek mutfağa girmez. Kadının egemen olduğu mutfakta erkek uzmanlaşıp farklı bir şey yaratıyorsa, ilgi çekiyor. Yaptığınız şeylerin sunum, lezzet olarak bütünlük sağlaması, kadının gözünde erkeği özellikli kılıyor. Az olan şey, değerli oluyor.

Programdan sonra kadın hayranlarınızda artış olmuştur.

Evet, karşı cinsin ilgisinde artış var. Ama ben dengeli olmayı seviyorum. Övgülere çok kapılmamak lazım.

Sevgilinize de yemek pişiriyor musunuz?

Sevgilim olduğu zaman sık yemek yapıyorum. Yediğinde aromatik tatlar almalı. Etseverim, yaptığım yemekte mutlaka et olur. İlk defa birine yemek yapıyorsam, hafif bir salatayı tercih ederim. Nohutlu bir salatam vardır mesela. Et-mantar kombinasyonu olur. Masayı çeşitlendiririm. Karamelize soğanlı, ıspanaklı salatam seviliyor. Bir de ananaslı, cevizli, mısırlı bir salatam var. Tek bir şeyin üzerine yoğunlaşmam. Birini beğenmezse, ötekini beğenir. İçine emek katılan her şey güzeldir. Bu duyguyu ona geçirmeye çalışırım. Çok mantar seviyorsa, mantarlı bir yemek yaparım. Kaz ciğeri seviyorsa, ona göre bir mönü düşünürüm.

En çok hangi yemeği seviyorsunuz?

Hepsini. Ama zeytinyağlı, serçe parmağı kalınlığında sarılmış güzel bir yaprak sarmaya “Hayır” diyemem. 1 kilo sarma koysanız çok güzel yerim. Et yemeklerini de çok severim. Özellikle tavada pişenleri... Cızırdamasını duymak, kokuyu almak, tavaya farklı malzemelerin konulması hoşuma gidiyor.

“Yarım saatte tuzda balık”

Programdaki tarifleri neye göre belirliyorsunuz?

Koşuşturan biri olmama rağmen kendime yemek yaparım. Önemli olan pratiklik. Programda da ağdalı, zor yemekler yerine kolay tarifler veriyorum. Mesela tuzda balık yaptım: Yarım saatte, 4 malzeme ile... Oysa tuzda balık yemek için lüks restoranlara gitseniz size şov eşliğinde servis yaparlar.

Salatayı, yemeği elinizle karıştırıyorsunuz. Seyirciden tepki almıyor musunuz?

Alıyorum. Tepki gösterenler kadar bunu doğal bulanlar da var. İçime siniyorsa, doğrusunun o olduğuna inanıyorsam, yolumdan dönmem. Annelerimiz evde eti doğrarken eldiven mi takıyor? Ben yemeğin dokusunu seviyorum. Domates salatası yaparken domatesi biraz da mıncıklayarak suyunu çıkarıyorum. En iyi harman, el ile yapılır. Bütün ünlü şeflere bakın, hepsi elleriyle karıştırır. Evde nasıl yapıyor, nasıl karıştırıyorsam, programda da aynı şeyi yapıyorum.

Programda pişireceğiniz yemek için pazarları geziyorsunuz. Alışveriş yaparken nelere dikkat ediyorsunuz?

Öncelikle malzemenin tazeliğine ve mevsime uygun olmasına dikkat ediyorum. Birçok şeyin körpesi iyidir. Aynı boyda, aynı şekilde olan ürünlerden kaçarım. Hepsi farklı, eğri büğrü olanları severim. Dokunmaya bayılırım, her alacağım şeye dokunur ve koklarım.

“Cem Yılmaz konuğum olsa...”

En çok hangi pazarı seviyorsunuz?

Ürünlerin tazeliği ve güzelliği açısından Kasımpaşa’daki İneboluluların pazarı bana muhteşem geldi. Her şey taze. Av hayvanları da var, kahvaltılıklar da var. Bir kasada domates gördüm, aklımı yitirdim. Kokusu, tadı tıpkı çocukluğumuzdaki gibiydi. Ben POSTA okurlarına iki pazar tavsiye ediyorum. Biri İnebolulular pazarı, diğeri de Zeytinburnu’ndaki Merkezefendi Camii’nin yanında kurulan organik pazar. Orada da herşeyin sertifikası var. Kereviz, enginar ve pancarı Merkezefendi’deki pazardan alsınlar. Reçelleri, ev yapımı ekmekleri, kahvaltılıkları da Kasımpaşa’dakinden almalarını öneririm.

Programa kimi konuk etmek istersiniz?

Cem Yılmaz gelse mutlu olurdum. Ben konuşkan, o konuşkan, o yemek sever, ben yemek sever. Ortaya ilginç bir program çıkabilirdi. Balık yapardım ona. Buğulama. Çikolatalı sufle ya da çikolatalı pay yapardım tatlı olarak.

Gıda ya da yağ firmalarından reklam teklifi geliyor mu?

Şimdilik hayır ama doğru olacağına inanırsam değerlendirebilirim.

Meyve gratin

- 1 su bardağı süzme yoğurt - 1 su bardağı pudra şekeri - 1 su bardağı krema - 1 yumurta sarısı - İsteğinize göre çilek, böğürtlen, ahududu gibi dağ meyveleri

Yapılışı: Malzemeleri bir kapta karıştırın. Fırına dayanıklı kapların içine istediğiniz dağ meyvelerini koyun, üzerine bu karışımı gezdirip fırına verin. 15 dakika 180 derece fırında pişirin. Dağ meyveleri yerine parça çikolata ve ceviz de kullanabilirsiniz.

(05.03.2011 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)

4