Yemek yaparak sokaklardan kurtuluyorlar

Pazar, 05 Kasım 2017 - 05:00

Bizim ülkemizde mutfaktan geçen senaryolar hep sevilmiş, bir şekilde sıcak gelmiştir bize... Hollywood filmlerinde usul usul beynimize işleniyordu zaten...

Ama Cemal Hünal’ın ‘Issız Adam’ filminde müthiş havuçlu kek yapan bir şef olarak karşımıza çıkması, erkeklerin mutfağa merakını iyice zıplattı. Birbirinden karizmatik, havalı, şöhretli, eğitimli aşçıların pıtırak gibi çoğalması da iyiden iyiye muteber bir meslek haline getirdi aşçılığı.

Artık avukatlık, doktorluk demode yani! Yemek kanallarında ya da programlarında boy gösteren bu şefler, ‘parlak bir gelecek’ örneği olarak parıl parıl parlıyor ailelerin gözünde.

Bilseniz, ne çok anne baba var etrafımda çocuklarına aşçılık eğitimi aldırmak için çırpınan...

Beni asıl sevindirense, bu işin kenar mahallelere de ilham vermesi, kaybolmuş ama kendini arayan çocuklara bir dal uzatması. Şahane bir haber okudum geçenlerde…
 

LEZZETLE TANIŞTILAR


Yenibosna, Esenler, Bağcılar sokaklarında şiddetle, suçla iç içe yaşayan gençler; ‘Gastronometro’ isimli çıraklık programı sayesinde Norveçli şeflerle somon, Alman şeflerle pasta pişiriyor artık.

Haftanın 5 günü mutfakta; hayatlarında hiç duymadıkları, tatmadıkları lezzetlerle tanışıyor, yemek yaparak hayatlarının dizginlerini ellerinde tutuyorlar.

Bu haberi okuduğumdan beri içim içime sığmıyor. Bu okulun, sokaklarda yolunu kaybetmiş onlarca çocuğa fayda sağladığını düşündükçe umudum artıyor. Toplumsal fayda dediğin budur. Öncülük edenleri kutlarım.
 

BEN SARILMAK İSTEMİYORUM!

Sonunda Şebnem Bozoklu’nun oyunu ‘Kaplan Sarılması’nı izledim! Peşin peşin söyleyeyim; uzun zamandır bu kadar içten, bu kadar başarılı bir performansa şahit olmamıştım. Kadınlarda sık görülen bir sorunu anlatıyor oyun... Yalnızlığı... Aradığı gibi birini bulamayan kadınları...


KOMİK VE HÜZÜNLÜ


İnternette ‘mutluluk’ satan bir siteye giriyor, bir paket satın alıyor, sonra da kendini ‘mutluluk odası’ diye bir yerde buluyor kahramanımız. Nasıl bir erkek istediğini bıyığından sesine tarif ediyor. Bu ‘erkek’le nasıl sarılmak istediği sorulunca da kıyamet kopuyor. Çünkü sarılmak gerçek. Sarılmak duygusal. Sarılmak özel bir duygu.

Kadın ‘sarılmak istemiyorum’ diyor, derdini anlatamıyor, odadan çıkmak istiyor ama çıkamıyor. Merakla ve keyifle başlayan gecenin sonunda, kadının itirafları ve müthiş bir ironiyle sorguladıkları epey hüzünlü. Toy İstanbul prodüksüyonu olan oyunun yazarı Kemal Hamamcıoğlu.

Kısa, net ve vurucu bir oyun. 50 dakikada bitiyor; uzatmıyor, yormuyor. Yani gecenin kalanı sizin. Tek kişilik oyunda Burak Altay ise seslendirme yapıyor. Kadınların bilinçaltında aslında ne dehlizler olduğunu gösteren bu oyunu kaçırmayın.
 

KİTAPLARIN ARASINDA OLMAK İYİ GELECEK


36. Tüyap Uluslararası Kitap Fuarı başladı... Artık istediğin kitabı internetten almak bu kadar kolay ve mümkünken, neden bu fuara gidelim derseniz… Tam tamına 850 yayınevi orada... Bütün kitaplar indirimli...

Ayrıca onca yeni kitabın arasında olmak, yazarlarla tanışmak, kitap imzalatmak, söyleşileri panelleri takip etmek de paha biçilmez. O yüzden de her yıl yarım milyon insan akın akın gidip bu fuarı ziyaret ediyor.

Büyükçekmece’deki fuar 12 Kasım’a kadar sürecek. Ahmet Ümit, Ayşe Kulin, Murathan Mungan gibi ünlü yazarların imza gününü kaçırmayın, bir daha ne zaman yakalayacağınız belli olmaz.


ENDİŞEYLE YAŞAMAYIN BU FİLMİ İZLEYİN


■ Ne olacak bu dünyanın hali?

■ İnsanlık plastik üretmeden yaşamını sürdürebilir mi?

■ Çocuk kölelerin çalışmadığı bir çikolata üretmek mümkün mü?

■ İklim değişikliğini ne durdurabilir?

■ Daha anlamlı işlerde çalışabilir miyiz? Sürekli bu sorularla ve endişelerle yaşamak yerine; birlikte bir gelecek yaratmak mümkün. İşte Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali de bu inançla yola çıkıyor.

Karmaşık küresel sorunları ve bu sorunlara yerel ölçekte çözüm üretmeye çalışanların ilham verici hikayelerini anlatan kısa ve uzun metraj belgesellerin yer aldığı festival; 22-26 Kasım tarihlerinde 10 şehirde eş zamanlı olarak gerçekleşecek.

Bu belgeseller normalleştirdiklerimize farklı açılardan bakmamızı sağlayacak; bizi kendimize getirecek, umudu canlı tutacak ve harekete davet edecek. Festivaldeki filmler ücretsiz. Siz yeter ki izleyin diye..

 
Yandex.Metrica