Yeni eşin hakkı var ama sınırlı

Salı, 20 Temmuz 2010 - 05:00

Babam ikinci evliliğini yaptı. Birinci evliliği sırasında, yani annem hayattayken almış bulunduğu gayrimenkuller var. Şimdi babamın ölümü halinde ikinci eşi bu gayrimenkullerden yararlanır mı?  N.M.

Bu okuyucumun sorusuna da öncelik verdim. Sebebi şu: Konu çok aileyi ilgilendiriyor, bu birincisi. İkincisi yeni Medeni Kanun hükümleri karşısında kafaları da karıştırıyor. Aşağıda açıkladığım zaman kafaların neden karıştığını daha iyi anlayacaksınız. Önce kısaca okuyucumun sorusuna yanıt vereyim açıklamayı sonra yapayım. Okuyucumun babasının ölümü halinde ikinci eş mirastan yararlanır. Mirasın içinde gayrimenkuller de bulunduğundan bunlar da dahil olmak üzere mirasın tümünün dörtte birine sahip olur. Şimdi akılları karıştıran noktayı açıklayayım. Hani yeni Medeni Kanunumuz yürürlüğe girdiğinde (yeni demek de artık yanlış 2002’de yürürlüğe girdi. Yani sekiz sene geçti) artık karı koca her şeye ortak diye bir laf atıldı ya, işte okuyucumun aklını karıştıran da bu söz. Şimdi ikinci eş bu gayrimenkullere ortak mı? Yani dörtte bir miras payı dışında başka hakları var mı? Onu da bir cümleyle açıklayayım; hayır başka hakkı yok. Sadece dörtte bir miras payı var. Çünkü evlilik birliği dışında sahip olunan her türlü mal yeni kanunun edinilmiş mallara katılma rejimi hükümleri dışında. Yani edinilmiş mallara katılma rejiminde, diğer eşi ilgilendiren katılım malları içinde değil. Edinilmiş mallara katılma rejimine tabi mallar, evlilik birliği içinde edinilen mallardır. Bilmem kaçıncı defadır hatırlatayım, eşler ortak da değiller. Bu rejime tabi olsalardı bile ortak olmayacaklar, sağ kalan eşin bir para talep hakkı olacaktı. Detayını bir başka yazımda anlatırım.

Muhatabınız baba değil oğul

Ocak 2010’da bir ev kiraladım. Kira sözleşmesini evin sahibinin oğlu ile yaptım. Oğlunun vekaletnamesinin olduğunu sanmıyorum. Fakat ben baba adına kiraları yatırıyorum. Ancak evsahibi apartmanla ihtilaflı. Apartmana ödemesi gereken paraları ödemiyor, onlar da benim üzerime akan su arızasını yaptırmıyor. Bu halde ben sene sonunda çıkmayı düşünüyorum. Girerken verdiğim teminatı alabilir miyim? Son ayın kirasına mahsup edebilir miyim? Çıkmak istediğimi duyurmam gerekir mi?

Okuyucumun sorusunun başında ince bir nokta var; okuyucum evin sahibi ile değil, oğlu ile kira sözleşmesi yapmış. Ancak vekaletnamesi olmadığını zannediyor. Bu bir hata değil. Böyle bir kira sözleşmesi yapmak hukuken mümkündür. Bir kira sözleşmesi malikle yapılabilir, malikin vekili ile yapılabilir veya malik olmayan biri ile yapılabilir. Hepsi geçerlidir. Malik olmayan biri ile, olayda malikin oğlu ile yapılan sözleşme geçerli olup malikin oğlu burada malik sıfatını taşımaz ama kiralayan sıfatını taşır. Yani sözleşme oğlu ile yapılmıştır, geçerli bir sözleşmedir ve kira bedellerinin oğlana yani kiralayana yapılması gerekir. Kiraları babaya göndermekle bir hata yapılmıştır. Yedi ay buna itiraz edilmemiş ise şu anda bir problem çıkmamıştır ama çıkmayacak anlamına gelmez. Şimdi geleyim ikinci bölüme. Sene sonu itibariyle çıkmayı düşündüğünüze göre sözleşmeyi fesih iradesini 15 Aralık’tan daha önceki bir tarihte kiralayana bildireceksiniz. Dikkat edin babaya değil oğula bildireceksiniz. Bildirimde gecikirseniz sözleşmeniz bir yıl daha uzamış olur. Bu takdirde tahliye halinde problem yaşarsınız. Şayet teminatınız son kira bedelini karşılayan miktarda ise bunun mahsubunu da talep edebilirsiniz.