Yeni nesil gazinoda eski racona yer yok

Gazinolar 60'lı ve 70'li yıllarda eğlence hayatımıza damgasını vurmuştu. 80'lerde yok olan gazinolar artık bir kuşağın anılarında yaşıyor. Bir kuşak içinse Sultanahmet'teki Armada Oteli'nin terasında yaşatılıyor. Burada her cuma akşamı 'Neogazino' adıyla gazino geceleri düzenleniyor. Eski kuşak burada anılarını tazeliyor, yeni kuşak ise yok olan bir eğlence kültürümüzle tanışıyor.

Pazar, 19 Haziran 2011 - 05:00

Yeni nesil gazinoda eski racona yer yok

Haber: Eylem Keskin
[email protected]

Ünlü prodüktör Hakan Erdoğan’ın yeni keşiflerinden biri olan ‘Neogazino’, haftada bir gün düzenleniyor ve deyim yerindeyse tıklım tıklım doluyor. Üstelik yaş ortalamasının da öyle 50-60 olduğunu düşünmeyin. 20 yaş civarı gençler gazinoya akın ediyor. Hakan Erdoğan “Herkese iyi müzik dinletebilmenin mutluluğunu yaşıyoruz” diyor. ‘Neogazino’nun gerçekleştirildiği teras katında, İstanbul manzarası hakim. Sahne kırmızılara boyanmış. Ortaya eski zamanlardaki gibi kocaman, ışıklı bir yazı yerleştirilmiş: Neogazino.

Yeni nesil bir gazino ama her şey eski gazinolardaki gibi. Tek fark misafirler. Çünkü buraya eski dönemlerdeki gibi en şık kıyafetiyle gelenler de var, blue jean ve tişörtüyle gelen gençler de. Sahneye ilk olarak bir fasıl topluluğu çıkıyor. Klasik Türk Müziği’nin günümüzdeki en iyi yorumcularından kabul edilen İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Öğretim Üyesi Münip Utandı’nın katkılarıyla oluşturulan topluluk, Türk Müziği’nin sevilen eserlerini seslendiriyor. Fasıl deyince aklınıza hemen öyle bilindik şarkılar gelmesin. Münip Utandı’nın repertuvarında Dede Efendi’nin Yörük Semai’si, Şevki Bey’in ‘Dil Yaresini Andıracak Yare Bulunmaz’ gibi eserleri yer alıyor.

Günümüzün assolisti

Münip Utandı’yla fasıl ekibinin ardından çok şık, sapsarı saçlarıyla göz dolduran, çok güzel bir kadın sahne alıyor: Efruze. Günümüzün son assolisti olarak sahneye çağırılan Efruze uzun süren alkışlar bitince şarkılarını söylemeye başlıyor, daha doğrusu eserlerini icra etmeye başlıyor. Ve hemen misafirlerin gönlünü fethediyor. Her şarkı sonrası ayakta alkışlanan Efruze’nin asıl ismi Efruze Elif Özel. Normalde Elif ismini kullanıyor ama ‘Neogazino’ için Efruze’yi seçmiş. Efruze aslında bir opera sanatçısı. ‘Neogazino’da Türk filmlerinden aşina olduğumuz nostaljik şarkıları seslendiriyor.

Yedi yıl İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde sözleşmeli solist olarak çalışan Efruze opera sahnesiyle erken tanışanlardan. Sahneye ilk olarak 19 yaşında çıktığını söyleyen Efruze hikayesini şöyle anlatıyor: Daha ilkokul yıllarındayken piyano çalmaya başladım. Ailem müzik eğitimim konusunda beni çok destekledi. 19 yaşındayken Mozart’ın ‘Saraydan Kız Kaçırma’ 12 operasında Blonde karakterini seslendirdim. İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde sahnelenen ‘Batı Yakası Hikayesi’nde Maria’yı, Aşk-ı Memnu Operası’nda Bihter’i canlandıran Efruze, son olarak da ‘Gülnihal’ projesinde rol alınca Hakan Erdoğan’la tanışıyor. ‘Gülnihal’ projesinde senfoni orkestrası eşliğinde Türk bestecilerinin aryalarını seslendiren Efruze’nin başarısı dilden dile dolaşmaya başlıyor. Hakan Erdoğan da çok beğendiği bu sanatçıyı kaçırmıyor ve Efruze ‘Neogazino’nun assolisti oluyor.

Amacımız iyi müzik dinletmek’

‘Neogazino’ projesi çok beğenilen Hakan Erdoğan şimdiye kadar pek çok başarılı projeye imza atmış biri. ‘Balık Ekmek Caz’, ‘Kahvaltıda Caz’, ‘Ramazan’da Caz’ gibi... 1998’den beri düzenlenen ‘İstanbul Bach Günleri’ de, dünyaca ünlü Bach yorumcularını ağırlayarak kısa sürede Türkiye’nin en saygın klasik müzik etkinliklerinden biri oldu. Yıllardır Aya İrini Müzesi ve St. Antuan Kilisesi’nde düzenlenen ‘İstanbul Bach Günleri’, 2007 yılından itibaren başka konser mekanlarına da yayılarak tüm İstanbul’u kucaklayan büyük bir Bach şöleni haline geldi. Hakan Erdoğan şimdiyse ‘Neogazino’yla adından söz ettiriyor.

‘Neogazino’ ile gençlere Türk müziğini sevdirmeyi amaçladığını söyleyen Hakan Erdoğan “Yeni bir gazino inşa etmeye çalışmıyorum. Eğlenceli bir müzik platformu oluşturmayı amaçlıyorum. Eskiden Batı’da caz kulüpleri vardı, insanlar eğlenmek için caz kulüplerine giderdi. Bach da, Zimmermann da herkes yiyip içerken klavsen (piyanonun eski formu) çalıyordu” diyor. Efruze’nin çok iyi bir müzisyen olduğunu söyleyen Hakan Bey, “Efruze bir assolistte olan bütün vasıflara sahip. Çok da iyi söylüyor ve dinletiyor. Yaptığım bütün organizasyonlarda amacım iyi müzik dinletebilmek. Zamanında ‘Bach Günleri’, caz organizasyonlarıyla yapıyorduk bunu, şimdi de ‘Neogazino’yla” diyor.

Seyirciyle iletişim farkı



Efruze, ‘Neogazino’ya kadar aslında hiç Türk musikisi seslendirmemiş. Ailesi Türk musikisi dinlediği için kulak aşinalığı varmış. Ama seslendirebileceği konusunda hiç endişe etmemiş. “Notalarını önüme koyduğunuz her tür şarkıyı seslendirebilirim, Afrika halk şarkıları da dahil” diyor ve ekliyor: Operada seyirciyle bire bir iletişime geçemezsiniz. Ama burada seyirciyle bire bir iletişim halindeyim. Yüzlerindeki ifadeden ne kadar mutlu olduklarını anlıyorum. Ben de mutlu oluyorum.

İstek şarkı yasak...

‘Neogazino’nun eski gazinolardan bir farkı da sahneye istek gönderemiyorsunuz. Öyle peçeteye şarkı ismi yazıp assoliste yollayamazsınız burada. Zaten böyle bir şeye gerek kalmıyor. Efruze sizin için en güzellerini seçip seslendiriyor. Gazinoların şanındandır. Assolisti beğenenler sahneyi ya da kulisi çiçekle donatır. Bu gelenek de burada sürmüyor; Efruze şimdiye kadar öyle bir çiçek yağmuruna maruz kalmadığını söylüyor. Efruze’nin sevenlerine bir de sürprizi var; Hakan Erdoğan’la çok yakında albüm çalışmalarına başlayacaklar. Böylece Efruze’yi radyoda da dinleyebileceğiz...


( 12.06.2011 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır. )

2