Yeni yıla İngiltere Büyükelçisi'nin evinde girdik

Cumartesi, 02 Ocak 2010 - 05:00

Birleşik Krallık, içine Kuzey İrlanda, İskoçya, Galler ve İngiltere’yi alan ülkenin adı. Ancak Türkiye’de halk arasında bu ülkelerin tamamına birden “İngiltere” deniyor. Yanlış ama öyle yerleşmiş. Belki İngiltere’nin gelişmişlik seviyesi açısından yukarıda saydığım bölgelerin önüne geçmesinin de bu adlandırma şeklinde rolü var. Diğer taraftan Latinlerin bütün bu coğrafyayı anlatmak için kullandıkları “Anglo Terra” (Anglo Sakson Toprakları) terimi günümüze İngiltere olarak ulaşmış.

İngiltere, diplomasi dendiğinde akla ilk gelen ülkelerden biridir. Amerika Birleşik Devletleri kurulmadan önce tarihin hatırı sayılır bir kesitini dünyanın tek süper gücü olarak geçiren İngiltere, bugün de Avrupa Birliği ve NATO’nun en etkili aktörleri arasında. Birleşmiş Milletler’in beş daimi üyesinden biri. İngiltere’nin uluslararası ilişkilerde bu kadar öne çıkmasında kıvrak zekalı, yetenekli diplomatlarının büyük rolü var.

Osmanlı İmparatorluğu ve İngiltere tarihin çeşitli dönemlerinde çıkar çatışmaları yaşadı hatta iki tarafın orduları pek çok cephede karşı karşıya geldi.

Ancak İngiltere, iki dünya savaşının ardından oluşan yeni düzende sürekli Türkiye’nin yanında oldu. Londra hükümetleri öteden beri Ankara ile ilişkilere özel bir önem gösterdiler. Bugün de Avrupa Birliği içinde Türkiye’ye en kritik yardımı sağlayan ülkelerden biri konumunda. Bu tutum Margaret Thatcher’ın başbakanlık yaptığı dönemden bu yana artarak devam etti ve Tony Blair’in liderliğinde en üst seviyesine ulaştı. Londra’nın her düzeyde verdiği desteğin bayraktarlığını şu günlerde İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband yapıyor. Miliband, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Devlet Bakanı Egemen Bağış ile çok iyi bir diyaloğa sahip.

İngiltere hükümetleri Türkiye’ye gönderdikleri büyükelçilerin bu süreci daima diri tutacak nitelikte olmasına özen gösterir.

Yemekli ve danslı parti

Bundan birkaç yıl önce Ankara’da görev yapan İngiltere Büyükelçisi Peter Westmacott, Türkiye’de çok başarılı bir kariyer dönemi geçirdikten sonra ülkesi tarafından Paris Büyükelçisi olarak görevlendirildi.

Bir önceki büyükelçi Nick Baird 2009 yılı içinde ülkesine döndükten sonra Dışişleri Bakanlığı’nın en etkili isimlerinden biri oldu.

Şimdiki Büyükelçi David Reddaway eylül ayında güven mektubunu Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e sunarak resmen görevine başladı. Cambridge Üniversitesi mezunu olan David Reddaway, daha önce Kanada, Afganistan, Hindistan, Arjantin, İran ve İrlanda’da görev yapmış çok parlak bir diplomat. Kıbrıs, Avrupa Birliği ve Cebelitarık gibi zorlu konularda uzmanlığı var.

Reddaway’in 2002 yılında İran’a büyükelçi olarak atanmak istenmesi Tahran ile Londra ilişkilerinin gerilmesine neden olmuş. İran hükümeti, Reddaway’ın Yahudi ve İngiliz Dış İstihbarat Servisi MI6 ajanı olduğu gibi fantastik bir iddia ortaya atarak büyükelçilik talebini reddetmiş.

Ankara’dan önce İngiltere açısından en önemli başkentlerden biri olan Dublin’de görev yapan Reddaway kısa süre içinde Türkiye’ye ısınmış. Büyükelçi Reddaway ve zarif eşi Roshan Reddaway’in yeni yılı kutlamak için evlerinde verdikleri davete katıldım. 2010’a Ankara’nın bu yeni misafirleriyle girdim.

Litvanyalısından Portekizlisine kadar 60 kadar misafirin renklendirdiği yemekli ve danslı ev partisi ilerleyen saatlere kadar sürdü. Geceye katılan isimler arasında Amerika Birleşik Devletleri’nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, Gama Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erol Üçer ve Mine Üçer de vardı. Kendimi dostlar arasında hissettiğim güzel bir geceydi.