Yeni yıldan dileğim

a
a
Cuma, 31 Aralık 2010 - 05:00

Başarılı hekim ve eski siyasetçi Yıldırım Aktuna pankreas kanseriyle boğuşmaya başladığında bu sinsi hastalık Türkiye’de fazla tanınmıyordu. Aktuna, denediği bütün alternatif tedavi yöntemlerine rağmen kurtulamadı. Habertürk Televizyonu’nun kurucusu Ufuk Güldemir’i de aynı hastalıktan kaybettik. Ufuk Güldemir çok tanınan bir gazeteci ve televizyoncu olduğu için hastalığının ilerleyişi medyada etraflıca yer buldu.

[[HAFTAYA]]

Pankreas kanseri bu yıl da Galatasaray Kulübü eski Başkanı Özhan Canaydın’ı aramızdan aldı. Canaydın, bu hastalıkla en uzun süre mücadele eden ve direnen insanlardan biri oldu, hatta son günlerinde tekrar tedavi için Amerika’ya giderken “Hakancığım, dönüşte mutlaka televizyon programına geleceğim” demişti. Maalesef Türk ve Amerikalı doktorların bütün çabalarına rağmen Özhan Ağabey’i de kaybettik.

Ufuk Güldemir’in rahatsızlığını fark eden Türkiye’nin tanınmış doktorlarından Jan Klod Kayuka’nın da söylediği gibi bu belki de kanserin en sinsi türü. Varlığını neredeyse hiç hissettirmiyor. “Ben buradayım, seni kemirmeye başladım” dediğinde ise iş işten geçmiş oluyor. Fark edilmesi çok zor olduğu kadar başa çıkılması da neredeyse imkânsız bir illet.

Ünlü Amerikalı film yıldızı Patrick Swayze pankreas kanseri nedeniyle adeta eriyerek hayata veda eden isimler arasında... Pankreas kanseriyle ilgili son yılların en dramatik olayına geçtiğimiz günlerde hep birlikte tanık olduk. Türkiye’nin en güzel kadınlarından Ceyla Gölcüklü pankreas kanserine yakalandı. Amerika ve Türkiye’de sürdürdüğü büyük mücadeleye rağmen savaşı kazanamadı. Amerikan Hastanesi’ndeki son günlerinde gazetelerde kendisiyle ilgili çıkan “Ceyla’nın fişi çekildi!” haberlerini okuduğu söyleniyor. Ya kızının ve ailesinin yaşadığı travmaya ne demeli? Kızı Lara’nın Facebook’ta annesi için söylediği “Cennetten gel ve beni bu cehennemden kurtar” sözü aklımdan çıkmıyor. Tıpkı Eric Clapton’ın o ünlü şarkısı ‘Tears in Heaven’ gibi...

Kanseri yenmek zorundayız

Ufuk Güldemir, son günlerini yaşarken eşi Gaya ve Ufuk’un kızı Su da benzer durumdaydı. Melih Meriç’in Habertürk’te Ufuk Güldemir’le yaptığı son programı unutamıyorum. Ayrıca Kanal D’de Güneri Cıvaoğlu’nun Ufuk’la ekran karşısına geçtiği program da çok etkileyiciydi. Ölümün neredeyse kaçınılmaz olduğunu bilen bir insanın bu gerçeği kabul etmesi, ancak bir taraftan da hâlâ umudunu korumaya çalışması ne kadar sarsıcı... Ben bütün bunları Ufuk Güldemir’in gözlerinde gördüm.

Randy Pausch adını hiç duymuş muydunuz? İnternete girerseniz onun yaklaşık 13 milyon kişi tarafından izlenmiş olan “Son Konuşma” (Last Lecture) adlı videosunu izleyebilirsiniz. Bilgisayar bilimleri profesörü olan Pausch bu konuşmayı 2008 yılında pankreas kanseri olduğunu ve fazla ömrü kalmadığını öğrenince yazmış. Söz konusu videoda tanınmış Türk doktoru Mehmet Öz de izleyiciler arasında bulunuyor.

Nefes kesici bu konuşma hayata dair unutulmaz dersler içeriyor (Pausch da 25 Temmuz 2008’de kanserden öldü). Ailesinde kanser nedeniyle pek çok kişiyi yitirmiş biri olarak yeni yıldan en büyük dileğim, insanlığın kanser denen başbelasını yenmesidir. Bütün okurlarıma sağlıklı ve güzel günler dilerken, kısa bir süre önce, prostat kanserine yakalanan babam Necati Çelik’in ameliyatını muhteşem bir başarıyla gerçekleştiren Prof. Dr. Levent Türkeri ile birlikte yine onun ekibinden Op. Dr. Aslan Demir, Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi (Johns Hopkins Medicine) yönetimi ve Allianz Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Ömür Şengün’e teşekkür ederim.